Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

15 Mayıs '12

 
Kategori
İlişkiler
Okunma Sayısı
2762
 

Kınama! Yaşamadan ölmezsin

Kınama! Yaşamadan ölmezsin
 

alıntıdır


İşten eve gidene kadar ki kısacık zamana bir çok şey sığdırabiliyorsunuz bazen. Normalde bir çoğumuzun dikkatini çeker yan masa diyalogları. Bu kez yolda giderken aynı kaldırımı paylaştığım insanların konuşma diyalogları çarpıyor kulağıma.

Belki kulak vermemeli ama insanoğlu merakına, yasağa bu kadar zaafı olan bir varlık olmasaydı, Adem ısırır mıydı o elmayı?

İki kadın kol kola girmiş yürüyor. Tahmini ikisi de elli yaş üzeri. Biri diğerine “geçmişi kötüymüş onun” diyor. Diğeri ise “ben ne selamını aldım, ne selamımı verdim. Sende konuşma!” diyor.

Geçmişi kötü!

İki kelimede insanı karalayan, geçmişi bugüne taşıyan, sen ne olursan ol geçmişin kötü iyi bir geleceğin olamaz mesajı veren bir cümle.

Kendi içinde iki kelime ile bir geleceği yaşanmadan zedeleyen bir cümle.

Hatta öyle ki, aynı zihniyetlerde olan insanların birleşip, kişiyi büyük bir vakurla nasıl dışladıklarını anlatacakları bir cümle.

İnsanlar yarın ne yaşayacaklarını bilemez. Dedikodu, fesatlık, gıybet… Hepsini bir kenara bıraktım da, ya kınamak?

İçeriğini bilmediğin bir olayı baz alarak karşındakini kınamak, geçmişi ve geleceği karalamak?

Hangi kalbe sığar diyemiyorum artık. Öyle bir hal aldık ki, başkasının başına gelen bir fenalıktan neşeleneceğiz neredeyse.

Geçmişi kötü!

Bırakalım başkalarının hayatını, bizim geleceğimizin iyi veya kötü olmayacağı ne malum?

Bir insanın geçmişini kötü kılacak nedenler ne olursa olsun bir de sebebi yok mudur?

Ya da siz her giyimi kuşamı düzgün, her endamı havası yerinde olanın geçmişi çok mu iyi zannediyorsunuz?

Neye göre sınıflandırılıyorsa bu iyi kötü? Bana göre harama el uzatmayan, anne-baba kırmayan, başkasına zulüm etmeyen, doğru yoldan ayrılmayan herkesin bir parça iyiliği vardır.

Kimse kendisine göre yorumlayamaz başkalarının hayatını. Hele ki, haberi yokken.

Hele ki, kişinin yüzüne değil arkasından konuşarak!

İnsanların kınadığı bir olayı, zaman içerisinde kendisinde, evladında, torununda ya da yakın çevresinde yaşandığını biliyor muydunuz?

Kınamayın! Yaşamadan ölmezsiniz!

 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Kişiye göre doğru kişiye göre yanlış ne derece doğru... Dedikodu en beteri... Önyargı bu da yanlış... Anlayıp incelemek doğrusu... Di mi canım...:)

Sema Sener 
 19.01.2013 11:08
Cevap :
Çok haklısın Sema Ablacığım. Hoşgörülü olabilmek, dinleyip anlamaya gayret etmek öyle önemli ki... Kesin hükümlere varıncaya kadar insan iyi incelemeli.sevgiler yolluyorum sana.  19.01.2013 18:09
 

Sevgili Merve Hanım Kızım (en küçük çocuğumdan bile yaşça genç olduğunuza göre böyle hitabimı sevgime ve içtenliğime verirsiniz dilerim) Kınamak ile dedikoduyu ve de kınamak ile karalamayı da aynı kefeye koymamak gereklidir.Zira aksi takdirde "toplumun bilinçli ve sağlıklı bir şekilde" gelişebilmesinin en canlı ve etkin dinamiklerinden birini yok etmiş ve büyük bir yanlışa düşmüş oluruz. Nitekim bu yanlışı pek çok gelen yorumda da görmekteyiz. Ki o da özellikle "yanlışları tasvip etmemenin yani kınamanın" yanlış değil aksine, hep eleştirdiğimiz ve şikayetçi olduğumuz pek çok sorunun önlenmesi ve yanlışların yaygınlaşmaması için doğru olmaktan da öte ŞART olduğudur. Öyleki siz şu yazınızla bile birşeyleri kınamaktasınız zaten. Yani doğruyu yapmaktasınız işte dedikodu ve karalama gibi bir durumu kınamakla.İşte düşünürken insanların bunları birbirine karıştırmaması lazımdır. Yanlışa tepki göstermek, kınamak zorundayızdır.Önemli olan birilerini lekelememek, hakaret ve dedikodu yapmamaktır.

Filiz Alev 
 10.06.2012 15:41
Cevap :
Merhaba Filiz Hanım, öncelikle sıcak hitap şekliniz için teşekkür ederim:) yüze konuşacak cesareti olmayıp, arkadan konuşarak yada karalama politikası izleyerek ilerleyen insanları kınamaya bile layık görmüyorum. Belirttiğiniz gibi yanlışlar, konuşarak çözümlendiğinde güzel ve samimi. Ancak vur-kaç sistemi ile ilerlendiğinde kişiler zincirleme olarak arkadan konuşup, insanları birbirine karşı kışkırtıp kendi egolarını tatmin ediyorlar. Beraberliği sağlayamayan zihniyetler zaman içinde yalnızlığa mahkum oluyor. Çok teşekkür ediyorum değerli yorumunuz için, sevgiler...  10.06.2012 22:42
 

Gıybet günahtır ya bir insanın yüzüne onu kırıcı şeyler söylemek de aynı kategorideymiş... Bu dürüstlük değil, kırmadan yapacaksın ne yapacaksan..! Hayata, yaşayamadıklarına bir nefret hali...

Arzu Elif 
 06.06.2012 11:16
Cevap :
Dost acı söyleyen değil, acıyı tatlı söyleyendir diye bir söz var ya, doğru demek. Ama hakikaten öyle kalp kırmak fazlasıyla günah. Kırmamak, kırılmamak dileğiyle  06.06.2012 11:58
 

En çok bu model insanlar var çevremiz de ne yazık ki ama kimin umurunda? En azından benim umurumda değil.

Ahmet KARAKAYAN 
 16.05.2012 13:56
Cevap :
Kınasınlar, eleştirsinler. Sonunda düştükleri durum tezatlık oluşturuyor. Hala yaşayıp dersini almayan o kadar çok insan var ki, kınaya dursunlar. Onların adına onların geleceğinden ben korkuyorum.  16.05.2012 14:12
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 670
Toplam yorum
: 3227
Toplam mesaj
: 35
Ort. okunma sayısı
: 1895
Kayıt tarihi
: 19.12.10
 
 

İstanbul doğumlu. Kuantum Yaşam Koçu. EFT, NLP, ETKİLİ İLETİŞİM, BEDEN DİLİ gibi bir çok konuda e..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster