Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

08 Aralık '09

 
Kategori
Gündelik Yaşam
Okunma Sayısı
445
 

Kınayı kim yakacak?

Kınayı kim yakacak?
 

Zamanlama, normal etkinin kat kat üstünde bir tahribat yapmaya yarayan psikolojik kuvvettir.

Hayata geçirilmeye çalışılan “açılım” projesinin, ellerindeki son sermayelerini de alacağından korkanların yaygaraları, aylardır diken üstünde durmaya çalışan Türkiye’nin altını üstüne getirmişken, dün dehşet bir haberle sarsıldık.

Bir insanın yüreği kaç kere yanar ki… Gerçi her acıya hem yanacak hem de dayanacak güçte yaratmış Tanrı bedenimizi… Dayanılmaz denilen ne ıstıraplara dayanıyoruz, kahreden ne elemlerin altından kalkıyoruz.

Terör belasının sona ermesi için atılan adımları duyar duymaz, “ne açılımı?” diye çalım satanlar, dün Tokat’tan gelen 7 şehit haberine nasıl tepki gösterecekler diye merak ediyordum.

Sayın başbakan, muhalefetin akıl almaz tepkilerine, “sanki şehit haberi almak için sabırsızlananlar var” gibi bir şey söylemişti de, ben bile bunu biraz acımasız bulmuştum.

“Olur mu canım, bunlar da bu ülkenin evlâdı, bu milletin parçası, muhalefetteler diye bunu da istemezler ya, böyle bir milli felâket karşısında ellerini oğuşturup, oh ne güzel, hükümetin projesi deliniyor, halkın gözünden düşüyor, oyları da giderek düşüyor diye sevinemezler ya” diyordum.

Ama insanın içinde kin varsa, gözler her şeyi o açıdan görüyor demek ki…

*****

Dün oğluma ders çalıştırırken milletle topluluğun farkını anlatmıştım. Demek ki 7. sınıfta insanların bunu öğrenmiş olması lazım. Fakat bazen 70 milyonun bir topluluktan öteye gidemediği gibi bir korkuya kapılmıyor da değilim.

Bir taraftan “Türk milleti” kavramı içine Kürtler ve diğer etnik gruplar da giriyor mu girmiyor mu, giriyorsa burada millet tarifini nasıl yapacağız” gibi soruları tartışırken, bir tarafta “millet” olarak ortak bir akıl, ortak bir düşünce, ortak bir felsefe, ortak bir amaç oluşturamadığımızı fark ediyorum.

Bunu becermiş olsaydık, her olaya ortak bir tepki göstermesini de becerir ve sonuçta ortak bir çözüm de üretirdik. Ben isterdim ki, bugünkü gazete manşetleri, partilerin açıklamaları, sivil toplum ve benzeri kuruluşların söylemleri, tek bir ağızdan çıkmış gibi düzenlenen birkaç kelimelik ortak bir cümleden oluşsun.

Nerdeee? Kimi sadece görmezden gelmemeye çalışmış, kimi ajitasyon yapmış, kiminin neredeyse “oleeey” diye bağırmadığı kalmış. Arada gerçek gazetecilik yapmak isteyenler de güme gitmiş. Bu arada hâlâ “eliniz kırılsın” gibi beddualarla olaya yaklaşanlar bile var. Bu şartlarda açılımın başarıya ulaşması, imkânsız değil ama elbette zor.

“Biz zaten bunu bildiğimiz için böyle yapıyoruz diye” bıyık altından kıs kıs gülen varsa, onların anladığımız manada millet kavramının neresinde olduklarını herhalde belirtmeye gerek yok.

Bunlar hain olabilirler, düşman olabilirler, kandırılmış olabilirler, çıkarlarına yenilmiş olabilirler, akılsız, mantıksız olabilirler, ama arkalarından gidilecek bir lider, bir önder olamazlar. Burada halkımıza büyük görev düşmektedir.

*****

Gazetelerin içinde, “Terör bitsin, artık analar ağlamasın” tezinden yola çıkılarak hazırlanan “açılım”ı, dünkü 7 şehidin müsebbibi gibi gösterecek kadar bayağılaşanlar bile var.

Teröristlerce atılan molotof kokteyliyle yanan gencecik bir yavrumuzun ölüm haberinin de aynı sayfada yer aldığı bugünkü gazeteleri görünce, insanın içinden “Açılıma karşı çıkanlar kına yaksın” demek gelirken, bir gazetemiz utanmadan “Açılım diyenler kına yaksın” diye manşet atabilmiş. Bu kadar mı tersine döndü dünya?

Diyelim ki muhalefet yapacağız, gazete satacağız diye, bunların gözü dönmüş. Ya buna para verip satın alanlar, okuyanlar, hiç düşünmezler mi, ben ne yapıyorum, neye hizmet ediyorum, bu şekilde ülkemin sonu ne olacak, benim de yaşadığım bu vatanın kaderiyle oynayanlar ne yapmak istiyorlar diye bir soru gelmez mi akıllarına?

Biliyorum, böylesine seviyesiz ve sorumsuz insanlarla bu hayatı paylaşmaktan bazen benim gibi siz de utanıyorsunuz, sıkılıyorsunuz ama, herhalde hiçbirinizin kaçarak, sinerek, asıl sahiplerinin elinden vatanı bu yolla almaya ve bölmeye çalışanlara papuç bırakmaya da niyeti yok.

Şehitlerimize Allah’tan rahmet, acılı ailelerine sabır ve başsağlığı niyaz ediyorum.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Kavramların içi öylesine boşaltılıp, ıcığı-cıcığı çıkarıldı ki, bizi yiyip bitiren bu soruna bir nebze çözüm arayamaya kalkanlar bile vatan haini ilan ediliyor. Peki, sizin çözümünüz ne, öneriniz ne deseniz verecek cevapları yok! 30 yıldır, onların yöntemi uygulandı. Sonuç ortada.. Ama hala; yok teröriste af çıkaracaklar, yok merkezi hükümet finanse ediyormuş vs. gibi gerçekle alakası olmayan söylemlere sığınıyorlar. Sanki bu açılımı destekleyenler PKK eylemlerini destekliyor, daha çok vatan evladı toprağa düşsün diyorlar! Sağduyulu bu yaklaşımınız için sizi kutluyorum. Barış hemen şimdi... Elinize sağlık, saygılar.

hazandagüzeldir 
 12.12.2009 15:40
Cevap :
Terörden çıkar sağlayanlar farklı ve karşı görüşteymiş gibi görünseler de aynı safta yer almayı başardılar. Barıştan yana olan hükümet tek başına bırakıldı. Çok haksız bir durum olmasına rağmen, siyasi mülahazalarla oy kazanmak veya en azından hükümete oy kaybettirmek için böyle bir komplo hazırlanmasını bile bir nebze kabul edebilirim. Nitekim son günlerde Ak Parti'nin oyunun düştüğü belirtilerek bu sevinç dile getiriliyor. Kabul... Peki MHP, CHP ve DTP koalisyonunun hükümeti hainlikle, ülkeyi bölmekle, en komiği de PKK'yı korumakla suçlamalarına akıl erdirmek mümkün mü? Bu kadar ters bir bağlantı olabilir mi? Daha üst düzey boyutlarda bir tezgah döndüğü muhakkak. Onun için aklı selim sahiplerinin azıcık kendine gelmesi, başını iki eli arasına alarak, ülkede neler oluyor ve ben ne yapmalıyım diye düşünmesi, sonra da demokrasiden, insanlıktan, barıştan, doğruluktan iyilikten ve kardeşlikten yana tavır alması lazım diye düşünüyorum. Katkınız için teşekkür eder selam ve saygılar sunarım.  12.12.2009 16:10
 

Askerlerimizin, gurup halinde şehit edildikleri gün, (dün ve bugün,) allak bullak oluyorum, gencecik fidanlarımız...Daha kaç aday var, ülke için feda edilmeye...Daha kaç gün yanacağız, analar, babalar olarak. Böyle bir zamanda, iktidarı, muhalefeti mi olur? Tek vücut olmaları gerekmez mi partilerin ve yöneticilerinin. Açılıma karşı olanlar, sanki akan kanların devamını istiyorlar gibi. Kişisel ve parti çıkarlarını hala önde görüyorlar. Gerçek vatanseverlik tartışılır hale geldi. Biz böyle değildik...Selamlarımla...Gül Alkan.

Yurdagül Alkan 
 08.12.2009 15:32
Cevap :
Teröre karşı çıkmanın tek yolu, birlik olmaktır, dirlik olmaktır, güçbirliği yapmaktır. Zaten böyle bir anlayışa ve güce sahip olabilsek, terör cesaret bulup ortaya çıkamaz. Ama ne yazık ki, böyle milli bir meselede iktidar-muhalefet ayırımı yapılıp parti menfaatleri ön planda tutuluyor. Çare üretmek ve çözüm bulmak konusunda çok ağırkanlıyız. Başta 3-5 çapulcu diye küçümsenen PKK ile savaşarak sonuç almaya çalıştık. 30 senedir mücadele devam ediyor. Bir milyon asker barındıran ordumuz, bu kadar yıl içinde 5000 küsur evladını şehit veriyor, bu arada 3-5 çapulcu dağa çıkan 40-50 bin teröriste dönüşüyor. Bunda bir yanlışlık var, ne yapmak lazım diye etkili ve yetkili herkesin başını elleri arasına alıp düşünmesi gerekirken, kimseden ses çıkmıyor. Hatta bu işi çözelim diyenlere de ters çıkılıyor. Gelin de anlayın işin içindeki işi... Barış isteyen vatandaş, sesini en az ortalığı bulandırmak isteyenler kadar çıkaracak. Belki o zaman çözüm kolaylaşacak. Katkınıza teşekkürler slm ve syglar  08.12.2009 22:27
 

Dünden beri içim kan ağlamakta .Yediğim yemekten hayatta oluşumdan veya ne bileyim gezip tozmaktan utanıyorum Yürekleri yananları ve perişan aileleri düşündükçe darlanıyorum tarifsiz üzgün ve depresifim

Şennur Köseli 
 08.12.2009 14:37
Cevap :
İnsan olup da bu duyguları yaşamamak mümkün değil. Fakat elimizden gelen fazla da bir şey yok. Allah hepimizin yardımcısı olsun. Selam ve saygılarımla..  08.12.2009 18:00
 

Barışa değil, barış "yöntemine" karşı çıkanları eleştirenler yaksın... Bize dokunursanız 80'lerden 90'lardan beter olur diye tehdit savuran faşist partinin bu konudaki sorumluluğunu "görmezden gelenler" yaksın... Dağda değil, şehirde bile pervasızca sağa-sola saldıran maşaların verdiği tahribatı, zulmünü "demokratik tepki" diye nitelendirenler ve buna şak şak yapanlar yaksın... Teroristi affedince terörün biteceğini zanneden, ama ana damarı bir türlü göremeyenler, görmezden gelenler ve bunun şakşakçıları yaksın. Yönteme muhalif olanı "hain zanneden" sulanmış beyinler yaksın... Kürdü mazlum, kürt olmayanı zalim gibi göstermeye çalışanlar yaksın... Bu provakasyonların altında yatanı göremeyen aymazlar yaksın. Daha da sayabilirim ama yer müsait değil Ahmet bey. Bu arada madem gazete başlığına göz atıp eleştiriyoruz, lütfen Taraf gazetesinin başlıklarına da bakıp düşüncelerinizi aktarır mısnız? Bakalım bu saldırı ile ilgili ne göreceksiniz. Saygılarımla.

Haluk Seki 
 08.12.2009 12:07
Cevap :
Söylediklerinize genel olarak katılıyorum. Ama araya farklı şeyler de sıkıştırmışsınız. Biraz zor algılanıyor ve arada kaynıyor gibi, ama ayrıntılar her zaman önemlidir. Mesela teröristi affedince terör bite zannedenler kimler? Böyle bir mantık var mı? Sonra yönteme muhalif olanlar, hangi yöntemi öneriyorlar? Kürdü mazlum Kürt olmayanı zalim göstermek ne kadar genel bir tanımlama ve ne kadar yanlış bir iddia..... Bu arada koyduğum görüntü zaten Taraf gazetesinden. Doğrusu ben başka bir terslik farketmedim. Bilgilendirirseniz sevinirim. Katkınız için teşekkür eder selam ve saygılar sunarım.  08.12.2009 13:53
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 859
Toplam yorum
: 1414
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 950
Kayıt tarihi
: 21.06.06
 
 

Marmara Üniversitesi İletişim Fakültesi ve İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi mezunu, ekonomik..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster