Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

28 Şubat '08

 
Kategori
Siyaset
Okunma Sayısı
365
 

Kınıyorum

Kınıyorum
 

Dün tersanede sosyal haklarını savunmak için bir araya gelip oturma eylemi yapmak isteyen işçilerin, emekçilerin gördüğü baskıyı ve şiddeti kınıyorum. Hakları zapt etmek, umursamazlıktan gelmek suç değil de haklarının arkasında durmak suç mudur?

Demokrasi diye diye ortalığı kasıp kavuranlar. İnsanlığın en temel ihtiyacı beslenme, barınma ve sağlıktır. Emek verdikleri halde emeklerinin karşılığını gerektiği gibi alamayan işçileri bir de üstüne susturmak, yıldırmak, şiddetle göz dağı vermek demokrasinin neresinde bulunur? Yoksa demokrasi uygulanacak şahıslara göre değişiyor mu?

En temel ihtiyacımız olan gıda maddelerinin emekçi gelirleri karşısında ne kadar yüksek rakamlara ulaştığını fark etmeyen bu ülkede yaşamıyor demektir. Bu da maddi bir şiddettir, her biri iktisatçı işçilerimizin bir de işyerlerinde çalışma koşulları ve can güvenlikleri de yeterli değilse kaygıları, sıkıntıları hiç dinmiyor ise bu da manevi bir şiddettir. Bir de bunun üzerine fiziki şiddetle karşılaşmak neyin gerekçesidir? Her türlü şiddeti kınıyoruz.

Ülkenin büyük bir kesimini yok sayıp, belli kriterler üzerine siyaset yapanlar. Kılık kıyafet üzerinden prim yapmaya çalışanlar. Kafaların içiyle değil dışıyla uğraşanlar. Bu ülkede yoksulluk var, açlık var. Harç ücretlerini bile ödeyemediğinden yüksek öğrenim hakkından yararlanamayanlar var. Bir çocuğunu zar zor okutup diğerini okutamayanlar var. Bırakın eğitimi barınma ve beslenme ihtiyacını zor karşılayanlar var. Onların okuma hakkı yok muydu?

Yoksulluk ve yoksunluk hat safhadayken siz nelerle uğraştınız? Her şey güllük gülistanlık gösterilsin istediniz üstelik. Gerçekleri göstermeye çalışanlar neden hep baskıyla karşılaştı? Biz vatanımızı seviyoruz, ve ona karşı yanlış bir eylemde bulunmadık ki. O işçiler de aynı şekilde, peki neden tahammül yok?

Toplumda faydalanılan en büyük güç emek gücüyken, emektar insanları bu kadar yalnız ve çaresiz bırakmak reva mıdır? Bir çoğu emekliliklerini bile göremeyecek belki de. Emekli olanlarsa daha büyük bir kaosun içinde. Tüm bunların ve lanetlediğimiz terörün olduğu bir durumda iki ayrı uç yaratmakla mı örtülecek sorunların üstü?

Zaman başörtüsü mü? Türban mı? zamanı değil. Ömründen 4 yılın okula hangi şekilde girip çıkacağının hesabını yaptırıyorlar sana. Dikkat et takım kavgasına çevirme olanları. Kutuplaşmaya meyilli olmayalım bir kez daha. Biz bunlarla tartışıp oyalanırken aslında ortak bir çok sıkıntımız var görmezlikten gelinen.

Susturmak, yıldırmak bir diktatörlük psikolojisidir. Farkındaysanız siyasi hiciv yapan oyuncular bile bıraktılar bu işi tesadüf müdür? Halkın nabzını belki de en iyi tutup, yansıtanlardı onlar. Ben mi göremiyorum, hiç bir kanalda çıkmıyorlar artık. Ekranlarda artık ayna değil, manzara resmi var bizleri hiç göstermeyen.

Bir kez daha üstüne basa basa söylüyorum, maddi, manevi, fiziki her türlü şiddeti kınıyorum.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Katılıyorum yazdıklarınıza. Onca yoksulluk ve yoksunluk varken, haklar bir bir buharlaşırken, işçilerin hakları yok sayılırken, evet okula gitmek isteyen gencin harç yatıracak gücü var mı yok mu o sorgulanırken kılık kıyafetin hem de çağdaş olmayan şeklinin dayatılması ve bunun eşarp adı altında sunulması tüm insanları aptal yerine koymak değil de ne? İletişim teknolojilerinin bu denli ilerlediği bir dönemde, kulakları ve başı kapalı olarak girilen sınavların tarafsızlığından da bahsedilemeyeceğini yorumum yoluyla belirtmek isterim. selam ve sevgiler..

Ezgi Umut 
 05.03.2008 0:26
Cevap :
İlginize içtenlikle teşekkür ediyorum. Burdaki paylaşımlarımızda içimizi dökerken, sizin gibi değerli öğretmenlerimizin yazılarından dağarcığımızı zenginleştirirken. Bir miting alanında yürür gibi elele, aynı yöne umutla diyorum. Daha bir çok olay var üstü örtülmek istenen perdenin ardında bazen de aşikar görünen. Duyulup söylenmeyen, bilinip yön değiştirtilen. Açıkça söyleyenler de var aslında dudak uçuklatan gerçekleri. İnsanlar dizilerle maçlarla oyalana dursun. Bir yerlerde birileri de cesurca çıkıp söylüyor belgeleriyle anlayana, dinleyene. İçimiz çok dolu aslında, katkılarınıza tekrar teşekkürler. Sevgi ve saygılarımla...  06.03.2008 0:07
 

Sizin de altını çizdiğiniz gibi demokrasi kişilere göre değişiyor mu?

Ali Gülcü 
 28.02.2008 16:20
Cevap :
Yöneticilerin tanıdığı haklar varsa isterse anayasaya karşı olsun, neye karşı olursa olsun demokratlık oluyor. Yani demokrasi hep birilerinin elinde, yönetimden tabana doğru. Yönetime karşı hiç demokrasi mi olur? "Tiz vurun kellesini" derler sonra:)  29.02.2008 13:40
 

çok haklısın kaan.o olay yani eylem bizim tersanenin kapısının önünde oldu.bu yapılanlar çok yanlış.ve yanlışlıklar yapılmaya devam ettikçe daha çok insan ölecektir.Daha ne kadar çocuk babasız kalacak.bitsin artık bu zulüm. eline sağlık.

Sokrates 
 28.02.2008 15:49
Cevap :
Ben olayı bir kanalın haberlerinde izlemiştim. Siz birebir yaşayanlardansınız. Belki bunlarda yalanlanacak üstleri örtülecek ama sizinde dediğiniz gibi nereye kadar? Siz ordaki durumu, koşullarınızı bizlerle burda yazarak paylaşabilirsiniz. En azından içinizi dökersiniz. Daha güzel yarınlar dileğiyle...  29.02.2008 13:47
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 73
Toplam yorum
: 257
Toplam mesaj
: 51
Ort. okunma sayısı
: 703
Kayıt tarihi
: 30.04.07
 
 

1973 İstanbul doğumluyum. Lise mezunuyum. Evliyim. Bir reklam ajansında çalışmaktayım. Laf o..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster