Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

21 Aralık '08

 
Kategori
Haber
Okunma Sayısı
553
 

Kiracıya kötü haber!

Kiracıya kötü haber!
 

''Yeni Borçlar Yasası, kiracıların canını yakacak'' tümcesiyle başlayan bu duyuma göre konutun badana, boya vb. harcamalarını kiracı karşılayacak. Bu yasa tasarısından önce kiracı-ev sahibi ilişkilerinin uygar ve insanca olmasını sağlamak/zorlamak için var olan yasanın üzerinden geçilse ve tarafların kendilerini ne düzeyde güvende buldukları araştırılsa, gerçekte gereken düzenlemenin ne olduğu ortaya çıkacaktı.

Hiç incelenmiş midir, bilmiyorum ama kiracı ile ev sahibi ilişkilerinin toplumsal yabanıllığa dönüştüğü ülkeler arasında Türkiye birinciliğe yakın olsa gerek. Bakkaldan parasını ödemeden bir çiklet bile satın alamayacak olan bir insan, üstelik barınmak üzere yaptığı bir sözleşmeye aykırı davranarak, yasal açıklıkları kötüye kullanarak, kendince zaman kazandığını düşünerek çok büyük oranda ekonomik ve hukuksal enerji yitirilmesine, anlamsız yorgunluklara neden olur.

'Kiracı' sözcüğü, 'ev sahibi'nin karşısında hep 'masumiyet' ve 'tacize açıklık' anlamlarını da yüklenegelmiştir, nedense. Kaçamak davranmak ve pek de iyi olmayan niyetlerle söz verip depozitoyu asla ödememek, bankaya otomatik ödeme talimatı vereceğine de söz vererek imzaladığı sözleşmenin tam tersine, aylık ödemesini, süresinin en son dakikasından da sonrasına bırakmak, bir de apartman aidatlarını geciktirmenin dayanılmaz hafifliğinde ayakları yerden kesilmek, ev sahibi kibarca telefonla aradığında uygarca, insanca nedenini açıklayıp temdit tarihini bildirerek alacaklının da kendini ayarlamasını sağlamak yerine düşmanca hakaret ve tehdit savurmak, kendiliğinden evi boşaltıp başka bir adrese çekip gitmek niyedir?..

Yılların emeğiyle edinilebilmiş küçük bir dairenin 500.- TL altındaki kira geliri ve emekli maaşıyla geçinmeye çalışan insanlar var. Bu grup insanın böylesi hukuksal sıkıntıları için kendisini koruyacak yasanın geçerliliği ise yine özel avukatlar aracılığıyla sağlanıyor. Oysa yasal düzenlemeler yapılırken düşük gelir/kira ile yaşamını sürdürenler özel olarak gözetilebilmeli, dolaysız ve aracısız olarak kolluk güçlerine, savcılığa ya da bu konuda özel işlem yapacak tüzel kürsülere başvurabilmelidir.

Daha temel sorunlar çözülmemişken ilişkilere 'lüks' ayarlamalar getirmek, basit bir ev sahibiyken 'lux dayire' kirasıyla geçinmeye çalışan bir dert sahibine dönüştürür insanı.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Zaten kanun olsun olmasın, kiracı evi teslim aldığı gibi bırakmak zorundaydı. Sözleşmeye bu kayıt hep düşülürdü. Depozito da olası hasar ve kirayı ödemeden kaçanlar için bir güvence olarak alınırdı. İşin hukuki düzenlemesiyle çok fazla bir şey değiştiğini sanmıyorum.

Muharrem Soyek 
 21.12.2008 12:44
Cevap :
Muharrem Bey, sağ olun. Ne yazık ki ilişkiler bu denli uygar değil. Alışverişte dürüst olunsa sözleşme yapmaya bile gerek kalmaz. Eskiden kontrat mı vardı... Kişilikler olumsuz yönde geliştikçe yasalarla da yaptırımlar geliştiriliyor ama sonuç almak neredeyse olanaksız. Özellikle düşük kira geliriyle geçinmeye çalışanlar için. Hukuki temsilci bedelini nasıl ödesinler? Evet, yeni düzenlemeyle ne değişebilir ki.. İyi haftalar dilerim:).  21.12.2008 18:54
 

azap çeken, çile çeken, kaçak elektrik kullanıp çekip giden, ve tabii ki bütün faturasını parası yoksa arabasını satıp ödeyen ev sahipleri ile dolu. Öyle bir dikleniyorlar ki yasanın tüm açıklarını çoğu avukattan daha iyi biliyorlar. Tabii ki iyi niyetle, bu güne kadar başına böyle işler gelmeyen ev sahipleri elektrik su abonesini üstüne al demiyor, diyemiyor. Ondan sonra kira almayı bırak alacağı kiranın kat be kat fazlası zararla karşılaşabiliyor. Kapı komşumuz daha geçen yıl yaşadı. Kaçak elektrik kullanmış, eski bir arabası vardı, dediğin gibi yaşlı insanlar, korkularından bir şey de diyemediler. Çünkü kiracı bir şey diyebilecek kiracı değildi. Tehdit ediyordu ev sahibini. En son iki polisle evden çıkarabildiler. Evden çıkarabildiklerine dua edip, tüm zararı sineye çektiler. Ki; ev sahibi olmak o kadar zor ki. Sadece planı projesi sanırım 20. bin ytl civarlarında. Gerisini sen düşün. Sevgiler

Ayrıntıda gezinmek 
 21.12.2008 3:19
Cevap :
Evet, şimdi trend bu: Evladın gibi davranıp, içtenlikli görünüp zarar vermek. Cezası da yok gibi bir şey. İnsanların hem yüreği ağrıyor, hem de maddi zarara sokuluyorlar. Sevgilerimle...  21.12.2008 18:44
 

Evsahibi kiracı ilişkisi gelin kaynana ilişkisi gibi birşey.Bir evde evsahibi haklıysa diğer evde kiracı haklıdır yada mağdurdur.Bu tartışmanın sonu kanunen gelsede sokakta gelmez görüşündeyim.Bu arada kiracı olduğumuda belirtmek isterim :)) Saygılarımla..

Murat GÜLCEK - Yakamoz35 
 21.12.2008 3:18
Cevap :
Murat Bey'ciğim, işte hep kiracı olduk; ev sahiplerimizle de akraba kadar iyi geçindik. Başka bir ile/ilçeye atanıp taşınırken de arkamızdan ağlandı. 'Eskiden' böyleydi de şimdi mi kişilikler değişti? Asıl bugünlerde artık kimse kimseyi yormamalı, üzmemeli; kendi görmek istemediği zararı bir başkasına vermemeli. Açıkları, bir de ev sahibinin maddi, fiziki güçsüzlüğünü bilinçlice, bencilce kendi çıkarlarına yönelik kullanmamalı. Yazımda zaten bu nitelikteki ilişkileri ve korunması gereken insanları konu ettim. İyi haftalar dilerim:-). Saygılarımla...  21.12.2008 18:39
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
 
Toplam blog
: 101
Toplam yorum
: 158
Toplam mesaj
: 22
Ort. okunma sayısı
: 2389
Kayıt tarihi
: 18.11.07
 
 

İzmir'den merhaba! İzmir'de, Göcek'te, Marmaris'te, Milas'ta, Söke'de, Bodrum'da sonra yine İzmir..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster