Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

26 Haziran '21

 
Kategori
Üniversitelinin Sesi
Okunma Sayısı
30
 

Kırık Ayna

                                                                            Bölüm 1

                                             İyileşebilmem için kendimi iyileştirmem gerek

Karşındayım işte ne söylemek istiyorsan haykır yüzüme,beceremedin de hiçbir şeyi beceremediğin gibi bunu da başaramadın dünyada ki en basit eylemdi yaşamak ama onuda yapamadın de...Bekliyorum hadi bağır yüzüme.

Evin içinde sadece kendi sesim yankılanıyor aynanın karşısında aynada ki yabancıyla konuşuyorum.

Sinirimi bozuyor ağlaması güçsüz durması bak hala bana bakıyor yardım istercesine oysa biliyorum kendi iyileşebilir,bu ilk yıkılışı değil biliyorum yine kalkacak ayağa,hala bakıyor,buğulu gözleriyle böyle olmasını istemezdim diyor bu hayatı ben seçmedim diyor yaşadığım pişmanlıklar bile başkaların seçtiği hayatın pişmanlıkları,istemediğim meslekte istemediğim bedende istemediğim zihinde ve sevgide hapis oldum bu benim suçum değildi.Sus diyorum sus tamam konuşma bana bağır çağır ama gerçekleri sıralama ben mesleğimi seviyorum bedenimi seviyorum zihnimi hayatımı seviyorum daha fazla duymak istemiyorum ama susmuyor kaldığı yerden cümlelerine devam ediyor hep inatçıydı zaten susmayı kendine yediremezdi bak,hala konuşuyor,ben istedim bu hayatı ben seçtim diyorum sözümü kesiyor;hayatın boyunca dürüstlüğü hak etmeyen insanlara bile dürüst oldun şimdi,kendine yalan söyleme.Mesleğini sevmiyorsun sadece sevmek istiyorsun bedenini sevmiyorsun,bedenini sevmek için değiştiriyorsun o yüzden dolabında sayısız birbirinden alakasız kıyafetlerin var zihnin ahh o zihnin karmaşık çözülemez düğüm halini almış o karışık zihnin onu sevmiyorsun Peki ya hayatın?sevecek kadar iyi olsa da ne fark eder sen kendi zihninde kendini hapis ettin.kendini tutsak ettiğin sevgi, o sevgiyi gösterene duyduğun minnet ve vefa duygusu ondan daha çok sevmiyorsun kendini hatta sen kimseyi sevmiyorsun sevemezsin kendine yalan söyleme artık hadi yüzleş benim bak göz yaşlarım ve ben karşındayız.

O hüzünlü gözlerinde bile görüyordum savaşçı halini ben ne dersem deyim hep haklı çıkacaksın biliyorum.Gücüm yok seninle mücadele etmeye.Dilimden bu kelimeler döküldü ve daha sonrasında sustum karşımda benim bedenimde yabancı duruyordu ve hiç susmuyordu konuşuyordu hiç durmadan gerçeği anlatıyordu.

kısık seste sakince konuşuyor o sakinliği yok mu insanı delirtir.hala konuşuyor.O,konuştukça nefes alamıyorum bütün sesler kesiliyor kafamın içi boş yankı sanki tam her şey uğultuya dönecek yine onun ses tonunu duyuyorum her şeyi olduğundan daha net anlıyorum daha net duyuyorum.

karşımda,derin ve keskin bakan açık kahverengi gözleri,bebekleri büyümüş perçemi hafif göz kapaklarına değiyor kirpikleri küçük ama sık ve kıvrımlı alt dudağı üst dudağına göre daha kalın ve her ağladığında daha da büyüyorlar,elmacıkları yuvarlak kemikli karşımda öylece duruyor dağınık saçlarından gelen lavanta ve leylak kokusunu hissediyorum ipek gibi saçlarında sanki çiçeklere dokunuyorum hafif bir koku alıyorum sanırım konyak olmalı.omuzlarına dökülen saçlarına mor sade geceliği eşlik ediyor bir omuzu açık hırkası üstünde mevsim ne olursa olsun hırkası hep üstünde olur.karşımda duran benim kendimi biliyorum bu benim ama konuşan ben değilim bedenime benzeyen bu yabancı kim?beni bu kadar iyi tanıyan yabancı, sen kimsin?

Derin bir sessizlik,sonrası yerde otururken buldum.Etrafımda kırık ayna parçaları etrafımda  bir sürü ben var.Ya bunlarda konuşursa hep bir ağızdan.Ne yaparım o zaman,daha bir tanesiyle baş edememişken sizlerde nereden çıktınız.

kesinlikle susmaları lazım hatta hiç konuşmamaları gerek bunlardan kurtulmalıyım fakat;ellerimi hareket ettiremiyorum hiç halim yok ve öyle güzel uykum geliyor ki yumuşak yumuşak,göz kapaklarımı tutamıyorum.Hani karlı hava da buz gibi odada kaldığın zaman o keskin soğuk başta canını acıtır bedenini uyuşturur parmağını bile hareket ettiremezsin,kontrolün sende olmaması seni paniğe sürükler ama sonrası hafif hafif gelen uyku olur ya hah işte aynı öyleyim.

Tam kafamı arkama yaslayıp uyuyacak iken ellerime değen bu ıslaklık da ne?bu sıvı nereden geliyor?offf,Allah kahretsin galiba yine musluğu açık unuttum.Berbat geçen bir günün ardından küvette suyun içinde arınacaktım...Etrafıma şöyle bir baktım kırılan aynanın her keskin parçasında kendimi görüyordum.Ben olmasam hiç biriniz olmazdı diye bağırdım öyle çok bağırdım ki sesim,kendi içimde ki kainatı bastırdı.Hemen ardından;Bekleyin!diye bağırdım 'ırmağın ayı aydınlattığı su da arınıp sizi yok etmeye geleceğim...

ETEM SEVİK bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
 
Toplam blog
: 7
Toplam yorum
: 0
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 40
Kayıt tarihi
: 29.05.21
 
 

Dediğimi yap yaptığımı yapma mottosunda bol bol samimiyet eleştiri ve kafein. aa Bir dakika ya ke..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster