Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

08 Temmuz '11

 
Kategori
Deneme
Okunma Sayısı
580
 

Kırk Atlının Nal izleri

Kırk Atlının Nal izleri
 

Nokta dergisinin yayına başladığı yıllarda “ Büyüklere Masallar “ isimli yazılarını bilenleriniz vardır elbette. Ben de size bir masal anlatacağım bu hafta ve bilmem ki bu hikayeden ben ne anlarım siz ne görürsünüz… Zira bu masaldan milyonlarca kıssadan hisse çıkarılabilir... 

Eski zamanlarda ülkenin birinde bir karı koca yaşarmış. Kadın beyine hürmette ne kadar kusur etmez ise beyi de hanımına o kadar zulmedermiş. Bu zat-ı muhterem, zulmün her çeşidine ses çıkarmadığı gibi, görevlerini de hiç mi hiç ihmal etmezmiş. Günlerden bir gün Bey in memleketinde bir savaş çıkmış, bey eve gelerek hanımına kırk atlısını savaşa hazırlamasını emretmiş. Bey ata binip de gideceği sırada, kadın bey in ayağına sarılıp “ Bey Gel helalleşelim, gidip de dönmemek , gelip de görememek var, ver elini öpeyim öyle git “ der. Bey ayağı ile hanımını iterek “ Döndüğümde seni bulsam ne olur bulmasam ne olur “ der. Bu sahne tam üç kez tekrarlanır. Hanım, beyi giderken arkasından “ Bey, madem elini vermedin, savaş esnasında çok daralırsan eğer, adımı üç kez söyleyiver ! Ben yanına gelirim. " der demesine de bey oralı olmaz ve söylene söylene atını sürer. Savaş esnasında arkalarında binlerce kişilik bir atlı, önünde ise nehir olan bir yerde sıkışır kalır bey. Kırk atlısının da sorumluluğu üstünde olan bey ‘Ne yapacağım’ diye düşünürken aklına karısının ona giderken söylediği sözler gelir ve hemen hanımının adını üç kez söyler ve anında nehirin ortasında bir köprü peyda olur. Kırk atlısıyla bey bu köprüden geçer ve savaştan sağ olarak evlerine dönerler. Bey bu olaydan sonra hanımını hoş tutar, hiç üzmez. Sanmayın hikaye böyle biter, Bey hanımına iyi davranır ama içi de içini yemektedir. Hanımının sırrı nedir bilmek ister. Bu sırrı hanımına her sorduğunda , aldığı cevap ise : “ Bey, sana söylersem, ölürüm ! “ dür. Bey inanmaz, “ Öleceğim merakımdan yalvarırırım söyle der . Kadın da “Madem öyle sana söyleyeceğim ama beni Tuna nehrine filanca yere götür, sana sırrımı söyler söylemez öleceğim ve sen de öldüğüm yere beni gömeceksin “ der ve hanımın istediği yere gelirler. Kadın üstünü çıkarıp arkasını döndüğünde sırtında kırk atlının nal izlerini gören Bey hanımın sırrına erer ve kadın orada ölür. 

Kimdir bu kadın tahmin edeniniz var mıdır bilemem ama o kadının adı ZÖHRE dir. Öldüğü yerde de onun türbesi vardır ve şimdi gidiliyor mu bilmiyorum ama evliliklerinde sorun olan eşlerin o türbeye gidip “ Allah ım bize Zöhre Ana ‘ın sabrından ver dediklerini duymuşluğum vardır. 

Bu masalda batıl inançtan tutun da kadına itibar edilmesi gerekliliğine, zulme dayanamayan kadınların erkeklerimiz tarafından belirlenen sonlarına varıncaya kadar bir dolu yazı çıkar. Daha neler çıkar neler…ve tahayyül edebileniniz var mı günümüzde kadınlarımızın sırtında kimbilir kaç atlının nal izleri var ! 

Kimbilir… 

Melike Çelik 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Sevgili MELİKE DURU ÇELİK; Güzel bir hikaye idi... İçten olduklarına inanmam, ama kendini biraz "efendi" görenler kadına değer vermelerden sözederler... Oysa kadının değere ihtiyacı yoktur. Altına değer verilmez, değeri vardır zaten. Gramla ancak alabilirsin. Kadınlar zaten değerlidir. O değere kıymet verilir sadece, hürmet edilir, sevgi duyulur... "Gölge etme başka ihsan istemem." misalince...Yazdığınız bu hikayedeki Zöhre analar o kadar çoktur ki... Hayat onları eşlerin, evlatların, babaların karşısına çıkarır da ayrımsayan olmak önemli... Kendimize baktığımız zaman kırdığımız Zöhre analar vardır, bizim de... İşte bu nedenle hayatın zorlukları ne kadar çok olursa olsun her zaman doğru insan, seven insan olarak kalmayı başarmalıyız... Kıtlıkta ekmeğimizi bir başka insana vermek gibi... Yazmaya daha çok zaman ayırmanız dileğimle.... Esen kalınız... Sevgilerimle...

Cemal Hüseyin Çağlar 
 09.07.2011 16:18
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 74
Toplam yorum
: 47
Toplam mesaj
: 27
Ort. okunma sayısı
: 278
Kayıt tarihi
: 02.07.11
 
 

1980 yılının buhranlı Ankara' sında gözlerimi dünyaya açmışım. Babamın işi nedeniyle çocukluk yılla..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster