Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

21 Mayıs '07

 
Kategori
Gezi - Tatil
Okunma Sayısı
938
 

Kırkınca, Çirkince

Kırkınca, Çirkince
 

Gezmek için gittiğiniz yerlerde sürekli yaşama isteği duydunuz mu hiç? Ya da bu yerlere karşı aidiyet duygusu hissettiniz mi? Gönülden bağlandınız mı üç gün için tatile gittiğiniz bir yere? Üç günle yetinmeyip tatili uzatmak istediniz mi? Ve yıllar sonra özlem duyup da tekrar gidip görmek istediniz mi?

İzmir’in Selçuk İlçesi’ne bağlı ve Selçuk’a sekiz kilometre uzaklıkta olan eski bir Rum köyü olan Şirince’den söz ediyorum. Bana yıllar sonra eski bir dost gibi kendini özleten Şirince’den.

Ülkemin her bölgesi özeldir anlamlıdır benim için, ancak Batı Anadolu daha bir anlam taşır.

Uzun yıllar iç içe yaşamış, güzel dostluklar kurmuş insanların savaş yüzünden birbirine düşman olduğu, yine savaş yüzünden yaşadığı yerlerden vazgeçmek zorunda oldukları topraklardır oralar. İşte biraz da bu yüzden görmek istemiştim Şirince’yi yıllar önce.

Denizden yaklaşık 650 metre yüksekte olan, çanak biçiminde bir vadinin güney ve doğu yamaçlarına kurulmuş olan Şirince Köyü’nün kuruluşuna dair çeşitli söylemler var.

Kırk kişilik bir aşiret tarafından kurulduğu söylenen Şirince’nin kuruluşunun 5. yüzyıla kadar dayandığı rivayet ediliyor. 1924 Türkiye – Yunanistan mübadelesi öncesi 1800 haneli bir Rum köyü olan Şirince’ye mübadele ile birlikte Rum’ların ayrılmasıyla, Müştiyan ve Somokol köylerinden gelenlerin yerleşmesi sağlanmış. Adı Şirince olana kadar bir çok isim almış. "Kırkınca", "Kirkice", "Çirkince" gibi.

Yine rivayete göre burada yaşayan halk, köyün güzelliğinden ötürü kimseler gelip yerleşmesin diye özellikle "Çirkince" diye adlandırmış köyü. En sonunda dönemin İzmir Valisi Kazım Dirik köye şimdiki adını "Şirince" yi vermiş.

Şirince’ye gidildiğinde ilk göze çarpan eski Rum evleri oluyor.

Çok kısa bir süre içinde, doğanın bu güzel köye aslında biraz torpil yaptığını fark ediyoruz. Denize kadar uzanan Efes Ovası, zeytinlikleri, bahçeleri ve üzüm bağlarının mükemmel uyumu, kelimelerle ifade edilemez bir duyguyla sarıveriyor yürekleri.

Huzur mu, dinginlik mi, doğa tutkusu mu tanımlanmaz bu duygu oralarda biraz daha kalmak, tatili biraz daha uzatmak, hatta mümkünse oralara yerleşmek isteği uyandırıyor.

Tarihi ve bembeyaz Rum evlerinin yanında, mükemmel çöp kebabı, ev yapımı şarapları, köy ürünleri, doğası ile bir daha hiç kopamayacak bir bağ oluşuyor Şirince’ye dair.

Cennet burası olmalı diye düşünüyor insan, tıpkı çocukluğunun önemli bir bölümünü Şirince’de geçirmiş, Yunan yazar Dido Sotiroyo’nun unutulmaz eseri "Benden Selam Söyle Anadoluya" da sözünü ettiği gibi: "Şu yeryüzünde cennet diye bir yer varsa bizim Kırkınca – Şirince'nin cennetin bir parçası olması gerekir."

Mutlaka ama mutlaka en azından bir kez ( aslında bana sorarsanız birkaç kez ) görülmesi gereken bu güzel Rum Köyü’ne yolunuz düşerse mutlaka gidin. Hatta yolunuz düşsün diye elinizden geleni yapın, pişman olmayacaksınız.

Özlem Akaydın

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

Bu blog Editör'den Öneriler alanında yayınlanmıştır

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Gezdiğim, gördüğüm onca yer arasında Şirince'nin özel bir yeri olduğu kesin... Bahsettiğiniz gibi insan bir daha gitmek istiyor bu güzel şirin köye... Öyküsünü oradayken öğrenmiştim ama yazınızı okuyunca tekrar hatırlama fırsatı buldum... Çok keyifli, huzurlu, dingin, mutlu iki gün geçirmiştim, dönüşte de harika şaraplarından bolca almıştım saklayıp da yıllandırayım diye düşünerek, ama nerde, hemen tükettik gitti... O taraflara yolum düşerse uğramadan geçemeyeceğime hatta konaklamak isteyeceğime eminim... İyi ki yazmışsınız Şirince'yi... Sevgilerimle...

Sema Sener 
 26.06.2007 20:24
Cevap :
Evet böyle bir özelliği var değil mi Şirince'nin? İnsana, huzur, dinginlik ve mutluluk vermek gibi. Ben de tekrar görmek istiyorum Şirince'yi. O özlemdir zaten bana bu yazıyı yazdıran. Değerli paylaşımınız için çok, çok teşekkür ederim. Sevgiyle kalın.  27.06.2007 8:42
 

Hatta bir tavuk çiftliği kurmayı düşünerek gittik bir seferinde,Ancak tarihçesini senden öğrendim :) teşekkürler bu bilgiler ve güzel anlatım için.

sedataydın 
 25.05.2007 21:51
Cevap :
Ben de size teşekkür ederim. Yorumlarınızı paylaştığınız için. Şirince'ye gidince ''oraya yerleşmeliyim'' diye düşünmüştüm. Üstünden epey bir süre geçti. Şimdi gitsem ne düşünürüm bilmem, ama böyle güzel yerlere yerleşmekten çok, özleyip, arada bir gitmek daha güzel sanki. Sevgi ve saygıyla.  26.05.2007 10:35
 

uzun bir listem vardır kafamda, Şirince'yi de ekledim yazınızla. Eğer olur da bir gün yolunuz tekrar düşerse benim için bir iş bakın, şarap tadıcılığı mesela. Bugün içimde anlamlandıramadığım bir olgunluk, memnuniyet, biraza ayakları yukarıda yürüme hissi var bir de üstüne bu yazı. Teşekkürler gerçekten çok iyi geldi. Sevgiler

kevser şekercioğlu akın 
 25.05.2007 12:38
Cevap :
Ben teşekkür ederim, güzel yorumunuz için. ''Şarap tadıcılığı'' çok güzel, çok sevdim ben:) Şirince'ye de yakışır doğrusu:) Sevgiyle kalın. Özlem  25.05.2007 16:08
 

Şirince'de bunlardan biriydi...Resmini bile yaptım.Üç tane.Ben hiç tek yapmam resimleri.Arkadaş olsunlar,tamamlasınlar isterim birbirlerini..O canım rum evlerine has derin içerlek kapılarını,kapıların üztündeki oymalar,işlemeleri,önlerindeki büyük anforalar içindeki çiçekleri..Pazarcı rengarenk kadınları..Ve ben Şirinceye aşık oldum.benim ömrün mekanlara aşık olmakla geçer hep.Ama onlara sahip olmak istemem.Eğer olursam,bende ki büyüleri bozulur diye düşünürüm.Hep bi hasret kalsın isterim içimde.Ve yeni mekanları keşfederim,yeniden aşık olmak için..Sevgiler Özlemcim,Şirince hakkaten adı gibi bir yer..Yazın da çok güzel..

Neşe İleri 
 23.05.2007 15:57
Cevap :
Çok teşekkür ederim Neşe Hanım değerli yorumunuz için. Şirince anlatılmaz aslında, yaşanmalı. Aşk değil mi bu duygu, bas bayağı aşk işte. Bir de oraların resmini yapmak bambaşka bir duygu omalı. Size katılıyorum, mekanlar bizim olmasın tamamen, özleyelim onları benim Şirince'yi özlediğim gibi. Sevgilerimle Özlem  23.05.2007 17:19
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 157
Toplam yorum
: 1552
Toplam mesaj
: 264
Ort. okunma sayısı
: 1622
Kayıt tarihi
: 12.10.06
 
 

İstanbul doğumluyum ama 20 yıldır Antalya'da yaşıyorum. 3 yaşında bir oğlum var ve eğitimciyim. Kend..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster