Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

25 Haziran '14

 
Kategori
Deneme
Okunma Sayısı
86
 

Kırkında mı bitiyor farkında mı?

Kırkında mı bitiyor farkında mı?
 

Babam kırk yaşında gittiğinde ve ben henüz ondördümde iken, çok merak ettim kırk nasıl bir yaştır diye. Öyle ya... Yaşamışsın; önce delikanlı, sonra koca, sonra baba olmuşsun. Sevmişsin, sevilmişsin, aldatmışsın, yanılmışsın, doğruyu bulmuşsun belki. Belki çok acı çekmişsin belki hayatının en mutlu anlarında uzun süreler demir atmışsın. Tam tamına 40 yıl bu dalgalı denizde öyle ya da böyle kulaç atmışsın, bazen su yutarak bazen güneşe yüzünü sererek..

Yıllarca merak ettim o yaşı. İnsan kendisini ne kadar tamamlar, hayatında neleri geride bırakmış olur, ya da nelerde yarım kalır ve neleri arzular daha diye. Cevapları bulduğumu söyleyemem. Bulmuş olsam hala yanıyorum demez oldum derdim ama yanıyorum. Pişmek dediğin yaşamak acısı hiç bitmiyor. Hep sanki yirmilerde bir yerlerde kalmışsın da hala o güçlü hayal ve arzular var yarınlara dair. Evet belki tecrübe denen simidi veriyorlar bir zaman sonra ama cahil cesareti, gençlik ateşi denen kılavuzunu alıyorlar elinden. Güçlü metaforlar eksiliyor yıllarla beraber. Sakin sularda yelkenli yüzdürmeye çalışıyorsun. Ama çabalıyorsun. Nefes almak kadar güçlü bir demir atma arzusu hiç kopmuyor ruhundan. Bir saat, bir gün değil bir ay bir yıl sonrasının planlarını yapıyorsun. Dönsen kafanı biraz geri, daha yola yeni çıkılmış. Üniversiteden 20 yıl önce mezun olan sen değilsin. Sen daha hala yolun başındasın.

Hele bir de aileni kurmuşsan, ilkokula tekrar başlanılmış : Ya daha haftaya 23 Nisan Piyesi var ama. Çarpım tablosu ezberlenmemiş. E pikniğe gidilecek, bakalım sınıftan kaç kişi gelecek. Amaaan bu öğretmende hep çok fazla ödev veriyor. Sbs'ye girilecek değil mi daha? Milli Eğitimde bir karar veremedi şu sınav işlerine. Derhane olmasa iyiyidi. Yazları bile rahat yok artık. Bitmiyor okul derdi, döndüm çocukluğuma. Orada kalsam iyi.. Hanımda söyleniyor son zaman, e o da haklı. Kendi evinde oturmak istiyor. Hakkı da kadının. Bitse bu kira derdi iyi olacak sanki. Olur elbette ama istediğim işi kapmama da daha iki eğitim var. Onları da bir halletsem. Sonra değmeyin keyfime. Oturdum mu lövyenin başına, kim tutar beni. 40 yıllık hayal oldu mu sana gerçek! Rüzgarlarla yarıştırırım kanatlarımı. Zaten hep aşıktım gökyüzüne, şimdi beni alır artık içine. Mavilerden en güzel mavinin içindeyim bende artık.

Sanırım Vedat'da böyle düşündü. Buna paralel konular.. İki kız, muhteşem bir eş, tüm ömre yayılmış bir hayalin peşinden koşarken kırkında birden duracağını tahmin etmedi. Edemedik. Maviye yakıştırdığımız dostumuzu kahverengi kollara bırakamk acıttı. Babamda acıttığı gibi. Hep acıtacaı gibi.

İki hafta sonra doğumgünüm. Teomanın şarkısının hesabında, bir Bar taburesi üstünde Babamın öldüğü yaşta oturmayı planlıyorum. Muhasebe yapıyordum kafamda ne kadar yarım ne kadar tamım, gitmeye hazır mıyım diye. Vedat'ın ölümü ile insanın asla tam olamayacağını, bilakis bu erken gidişlerin yarımları büyük yarımadalara çevirdiğini fark ettim. Öyle büyük ki eksiklik tamamlamaya imkan yok maneviyatta.

Bir varmış bir yokmuşsun hesabı.. Hesap kapanmıyor. Tamamlanması namümkün bu hesapta aklınız varsa adisyonu doldurun. İçine doğru ya da yanlış dünyaları yazın. Dünyalardan Dünya beğenin, etrafına sevdiklerinizin gezegenlerini dizin. Ahenkle döndürün. Müzikle besleyin, edebiyatla çoğaltın. Sevgiyle bezeyin, ışık olup saçın.

Hata mı? Yap.. Düşmek mi gerekti? Düş. Otur köpek gibi ağla aşk acısından. Hakkını savunurken ezmeye mi çalıştılar seni avazın çıktığı kadar konuş. Susman mı gerekti, sessizliğin kulaklarını yırtsın insanların. Çok mu hoşuna gitti, korkma yürü o yolda. Üzüleceğini mi anladın, ooouuu ne duruyorsun atla deryana. Çok mu içinden geldi sarılıp öpmek, bırak başkaları utansın. Hani pahalı dediğin o elbise vardı ya, ama sana nasıl yakışır. Ödenmeyen borç gördün mü sen? Merak etme ödetirler. Hmmmmm pasta biraz fazla mı şekerli, boşver ver be cancağızım bu kez de terazinin ibresi sen istedin diye oynasın. Vallahi iyi yaptın o Karadeniz Turu'na gitmekle. Ayder Yaylasına gitmesen hayatında nerede görecektin o kadar yeşili. Ama Uzungöl'de ne güzelmiş be Yarabbim. Memleket dediğin sıcak ekmek kokusu, yakar her sabah insanın elini. Rakı Balık yaparken nasıl da derin anlattı Yılmaz Abi. Bilir o, nasıl demlemiştir hayatı.. Zeki Müren olmasa bilmem dolar mıydı yine de gözler... Bu Bayram aileyi toplamalı sanki bir araya, geçen toplandığınızda nasılda gülmüştü annenin gözleri. Hatırladın mı nasıl birden yedi yaşında Bayramlığı ile uyuyan çocuk oldun yeniden de o sıcak döşek nasıl sardı seni. İyi yaptın be güzelim. Eksik değil fazla yaptın belki ama güzel fazla..

O kadar çok şey yazabilirim ki bu listeye. O adisyon öyle bir dolar ki... Muhakkak ki eksiklik hissi geçmeyecek, biz hesabı tamamlamadan gitsek sevdiklerimiz beslenecek o hise. Ama şu da var ki bugün dediğin gerçek, yarın dediğin bir tatlı hayal. Hep eksiğiz hep yarım, bizim de kaderimiz bu. Ölmeyecekmiş gibi her gece, her sabah için yeniden yatmak.

Nur içinde yat dostum. Babamla birlikte iki hafta sonra sende benimle birliktesin o Bar masasında.. Her nerede isen bize yine böyle güzel gülümse, sana yakıştığı gibi.

  

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Babamın resmini buldum çerçeveli öyle güzel gülmüş ki sabahtır dolanıyorum etrafında ben de 13 Martta kaybettim baba kaybetmek gülüşünü kaybetmek sevişini kaybetmekmiş. Vedat Beye de Allah rahmet eylesin babam,baban,Vedat tüm ölmüşler nur içinde yatsınlar inş. Özleidm geldim seni merakta ettim acın acımı acım acını çekmiş demekki...sevgimle.

Tülay EKER 
 29.09.2014 16:19
Cevap :
Tülay Hanım, Kaybınız için inanın çok üzüldüm başınız sağolsun. Babanın gitmesi hiç bitmeyecek büyük bir özlemin başlangıcı. Zaman unutturmuyor, acıyı bitirmiyor. Biliyorsunuz yazılarımın çoğunda var babam.Hep bizimle beraber yaşıyorlar.. Kalbimiz attıkça onlarda bu hayatta hala. Nur içinde yatsın. Dilerim biraz daha toparlamışsınızdır. Sevgilerimle...  07.10.2014 16:11
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 34
Toplam yorum
: 31
Toplam mesaj
: 4
Ort. okunma sayısı
: 921
Kayıt tarihi
: 18.03.12
 
 

Edebiyatı, okumayı ve yazmayı çok seviyorum... Günlük hayata ve kavramlara dair söyleyecek sözüm ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster