Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

16 Mart '11

 
Kategori
Deneme
Okunma Sayısı
1500
 

Kırklı yaşlar güzeldir

Geçenlerde bir yazı okudum, başlığı aynen böyleydi. Kırklı yaşların güzelliğinden dem vuruyor, hayata bakış açısı, çiçeklerin rengi böceklerin güzelliğinden söz ediyordu. İbretle okudum (!) 

Bu arada yazının özünde yirmili ve hatta otuzlu yaşlardakilere ''Sizin ki hayat mı gelin kırk olun da o zaman görün dünyayı '' tarzında bir gönderme de sezdim. 

Okuduktan sonra şöyle bir arkama yaslandım, yakın gözlüklerimi çıkardım masama bıraktım, midem yandığı için bir pastil attım ağzıma. 

Yazıda okuduğum gibi çiçekler daha renkli miydi? Evet gözlüklerimden Allah razı olsun, taktım mı gözüme yirmi yaşımda gördüğüm gibi görebiliyorum ve hakikatten rengarenk keratalar. 

Böcek konusuna girmeyeyim çünkü sevmem pek. Balıkta canımıza okudukları yetmezmiş gibi şimdi bir de kene ve batı nil virüsü taşıyan sivrisinek çıktı. 

Hayat her yaşta güzel elbet, eğer beklentilerin varsa... Ama kırklı yaşların getirdiği artılarla ilgili bir yazı yazmayı asla düşünmedim. 

Çünkü kırklı yaşlar benim zayıf bedenime kubbeye benzeyen bir göbekle geldi. Asimetrik bir manzara oluştu yani... 

Yakını görebilmek için ek materyal taşıma zorunluluğu getirdi ki her odada bir tane yakın gözlüğüm var artık. 

Dişleri yaptırmak zorunda kaldım , bu yaşta , dünyanın masrafı... 

Voleybol oynarken farkındayım, eskisi gibi sıçrayamıyorum ve topu plaseyle sağa sola bırakıp güya ne kadar usta ve kurnaz olduğumu gösteriyorum. Oysa eskisi gibi olsam affedermiyim çakarım smacı ama olmuyor işte... 

Sözün özü bedenen eski halimden farklıyım bu da çok normal çünkü yıllar su gibi geçiyor. 

Şimdi kalkıp ''Kırklı Yaşların Faziletleri ve Faideleri '' adında bir yazı yazmanın alemi ne... 

Bildiğim iki tane söz var konu ile ilgili; Hayat kırkında başlar ve kırkından sonra azanı teneşir paklar. İkinci sözden başlayayım. Diyor ki kırkından sonra yaşlanıyorum hissine kapılıp yapamayacağın (ya da yirmi yıl önce yaptığın ) aktiviteleri yapmaya kalkarsan kalbin dayanmaz, er kişi niyetine gidersin. 

İlk sözde de diyor ki hayatın güzelliklerini doya doya yaşamayı kırkından sonra yapabilirsin kıymetini o zaman bilirsin. 

Ne anladım kardeşim ben bu kırklı yaşlardan? 

Farkındayım artık eskiden önemsemediğim pek çok işi severek yapıyorum. 

Balkonumda saksı içinde çiçeklerim var suluyorum sararan yapraklarını ayıklıyorum.Onlarla ilgili insanlarla konuşup fikir alıyorum (akranlarımla). 

Televizyon izliyorum, dizilere bakıyorum, dizilerdeki salak karakterler hakkında yorum yapıyorum. 

Eskiden tanıdığım arkadaşlarıma akrabalarıma daha düşkün oldum, facebooktan onlarla iletişim kuruyorum. 

Gençken sohbet konularımı yapıp edeceklerim oluştururken şimdi iki duble içince eskiden yapıp ettiklerimi anlatıyorum . 

Bu listeyi uzatabilirim aslında ama kesiyorum sonra bana yaşlandı muamelesi yapılabilir. 

Fakat bazen toplanıyoruz üç kişi; yirmili yaşlardaki ben, otuzlu yaşlardaki ben ve kırklı yaşlardaki bendeniz. Karşımda her şeyi bildiğini sanan iki adam ve yapacakları hamlelerdeki yanlışlığı bilen onları izlemekle yetinen ben. Mangalda kül bırakmıyorlar konuşurken. Dinliyorum dinliyorum dinliyorum... 

Bence işin özü orada yatıyor işte. Kırklı, ellili, ya da altmışlı yaşlar olsun işin özü bu. İnsan geçmişe bakıp diyor ki bazen ''Keşke şimdi ki aklım olsaydı da yapmasaydım öyle.'' 

İşte gerçek olan erdemi bu , yaşının kırklara ve üstüne vurmasının.Sadece bunu anlıyorsunuz. Ne kadar yanlış konuşmuştum orada... Keşke yapmasaydım o işi... Keşke gitmeseydim onunla... vs ... 

İşte o yüzden hayat kırkından sonra başlar diyorlar. Yaptığın yanlışlardan ders alarak daha iyi anlıyorsun çünkü hayatı. 

Çiçekmiş böcekmiş dolu dolu nefes almakmış hepsi hikaye. Yok öyle bir şey. Hayat her yaşta güzel ve en çok da gençken güzel. Dünya gençken daha renkli, aşk gençken daha ateşli, sevda gençken daha tutkulu, yanlışlar, gençken daha az yanlış...Gerisi biz orta yaşlıların yazdığı hikayelerden ibaret. Gençler bakın keyfinize... 

Serkan SATI 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Benim de her odada yakın gözlüklerim var :) Bolca da kırışıklıklarım ve beyazı siyahtan çok saçlarım :) Ne yapalım,yapacak bir şey yok.Çok güzel bir yazıydı değerli yazarım,Selam ve saygılarımla...

fisun gökduman kökcü 
 26.04.2018 10:08
Cevap :
En çok okunan birkaç yazımdan biri bu ama ben zamanlama hatası yapmışım yazarken. İnsan kırk yaşına girer girmez yazmamalı böyle bir yazı. Şimdi yaşım elli ve ''Ellili yaşlar güzeldir'' başlıklı bir yazı yazmak için en az beş yıl beklemeyi düşünüyorum. :)) Teşekkür ederim Fisun Hanım. Sevgiler selamlar.  28.04.2018 15:09
 

Sanırım Tanrı adaleti seviyor.Gençliğin dinamizmi ve erişkinliğin olgunluğunu aynı zamana denk getirmemesinin haklı nedenleri olsa gerek. Keşke görecek 40 ları 50 ve 60 ları olsun insanın.Nasıl olsa bulunur bir teselli.Saygılarımla...

Derya CESUR 
 15.09.2011 17:35
Cevap :
Değerli yorumunuz için çok teşekkür ederim. Bence de Tanrının adaletiyle alakalı. Saygılar sevgiler.  15.09.2011 21:29
 

denemenizi okuyayım istedim, en çok bu okunmuş... Şiirleriniz kadar okunası ve etkileyiciydi hakikatten...Üzerine uzun uzun düşüneceğim. Saygılar, sevgiler...

Esin Nefes 
 06.09.2011 12:17
Cevap :
Çok teşekkür ederm. Öyküler hakkında da yorumlarınızı beklerim. Sevgiler...  06.09.2011 18:12
 

Güzeldi. Sevgiler Sayın Yazarım.

Esma KAHRAMAN 
 19.03.2011 21:33
Cevap :
Çok teşekkür ederim Sayın Yazarım, sevgiler saygılar. :-)  19.03.2011 22:03
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 16
Toplam yorum
: 1057
Toplam mesaj
: 6
Ort. okunma sayısı
: 1750
Kayıt tarihi
: 18.02.11
 
 

Hacettepe Üniversitesinde Arkeoloji eğitimi aldım, ardından Anadolu Üniversitesi İşitme Engellile..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster