Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

12 Aralık '17

 
Kategori
Deneme
Okunma Sayısı
378
 

Kırmak Kolay, Yapmak Zor...

Kırmak Kolay, Yapmak Zor...
 

Nahoş bir olay  ortaya çıkınca, olay kahramanının  incineceği düşünüldüğünden  bazı bilenler, duyanlar susarak bilmiyormuş gibi davranmayı tercih ederler. Çünkü gönül öyle ince bir yapı  ki kırıldığında (özürle) tamir yönü olsa bile iz kalır.

Ayrı zamanlarda başka başka kişilerden duymuştur bir yakınının oğlu (bir suçtan dolayı)  göz altında üç gün tutulmuş, saçları sıfır numara kazınmış hatta iddia edildiğine göre şiddete maruz bırakılmış. Ama o yakın kişilerle görüşmeler devam ettiği sürece bu olaydan hiç bahsedilmez. İncitmekten çekinenlerin tarzıdır bu.

Bir evin genç kızı ailelerin  onayıyla nişanlanmıştır. Birbirlerini tanıma devresinde olan bu gençler damadın park  ettiği  arabasındaki sohbetlerin sonunda  öpüşürler. Gençlik başlarında duman, ilk sevgi, ilk heyecan, çevreden görürler mi diye akıllarına bir şey gelmez. Oysa o sırada okullarından çıkıp evlerine dağılmakta olan lise öğrencileri arabanın etrafında toplanıp nişanlıları alkış yağmuruna tutmuşlardır. Bir anda durumu fark eden gençlerin telaşlı hali çevre ailelerde günlerce yankılanır. Sonrası fena, bir başka sebepten  nişan bozulur ve kız tarafı ailesini bir başka şehre taşır...

Olayı duyan çok yakın akrabalar bilmiyormuş, duymamışlar gibi davranırlar ve duyduklarını kendilerine saklarlar bu suretle akrabalık ilişkileri yara almadan!  devam eder. Bu da kalp kırmak istemeyenlerin ve her bildiğini söylemeyenlerin tarzıdır...

Rahmetli babam çok alkol alırdı bu yüzdendir ki siroz oldu ve kırk yaşında hayata veda etti. Yuvamı kurduğumdan bir kaç sene sonraydı, rahatsızlığımdan dolayı evde ıstırahat etmekteyken, geçmiş olsun ziyaretime gelen, eşim tarafından çok yakınımız bir hanım!  bana başkası söylemişçesine "falanca hanım,  bizim oğlan nasıl olur da bir ayyaşın kızını alır dedi"  diye söylemez mi?

Soğuk bir duş almış gibi oldum. Sonraki zamanda o "falanca"  hanıma bu sözün doğruluğunu sordum, o da bana:

-Aileni bilmem, babanı tanımam, yedi yüz km. uzakta yaşıyoruz, düğününüze bile gelemedik, yıllardır uzağız memleketten" deyince, o söylenen sözü başkasına yükleyen  cesaretsiz ve kıskanç bir yüreği fark ettik ama hep kendimize sakladık...

İyi de, rahmetli babamın alkolü kendisini ilgilendirir, benim suçum, günahım ne?  Hiç eğitim görmemiş birisinin beni aşağılamak istemesine sebep olur mu? Hatırladıkça halâ daha teessüre kapılırım.

Evliliğimizin  ilk yıllarında kendimiz için  kiralık ev aramaktayım. Babadan zengin çalışma arkadaşım bana ev bulduğunu söyleyince sevindim. Söylediği adreste bulamadım kiralık meskeni. Ertesi günü açıklık getirdi: meğer o apartman kaloriferli olunca, bahçesinin arka kısmındaki  odunluk-kömürlük boşaltılmış, boya badana yapılmış. Orasıymış bana önerdiği ev!  yani müştemilât...Yüzümde beliren mahzunluğu fark edince de:

-Sen öksüz bir kızsın, ne çeyizin, ne eşyan olur ki senin...

Yine soğuk duş...

Ayyaşın kızı,

Öksüz kız,

Şu incinen kalbim...Ah!...

Dertleşmek istedim sizinle,

Anı gibi ama,

Biraz ferahladım sanki...

Selam ve sevgilerle...

Yurdagül Alkan.  

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Ben kalbi etten yapılmış biliyordum.Yenilir içilir doğranır ezilir diyordum. Kırıldığını yeni duydum.Cam olsa ağaç olsa tel olsa hadi kırılır diyelim...şaka şaka Hiçbir kalbi incitmememiz ve kırmamamız dilekleriyle...kalpten sevgiler selamlar..

Recai Şahin 
 25.12.2017 12:38
Cevap :
Ah sayın hocam, şu kalp var ya, öyle ince, öyle ince bir yapı ki, kırılır da eski haline kolay dönemez. Konuşurken sözlerin nerelere varacağı hesaplanarak üç düşünüp bir söylemeli ki karşıdaki kişi incinmesin. Alıngan insanlar vardır aramızda, kendi kendilerine yorumlar yapıp kırılırlar. Beri tarafta kişinin haberi bile olmaz veya fark etmez. Diyeceğim o ki, konuşmak sanat, davranış güzellikleri nezakettendir. Selam ve saygılarımı sunuyorum değerli öğretmenimize...  27.12.2017 20:22
 

Söz ve davranışlarımızla kırılan kalbi belki,ama incinmiş ruhu asla tedavi edemeyiz;ne dersek diyelim ve ne yaparsak yapalım dinlemez,görmez bizi...Elinize sağlık.Selam ve saygılarımla.

Abbas Oğuz 
 19.12.2017 18:28
Cevap :
Sayın hocam, incinmiş bir ruhu tedavi edecek ilaç yok, zaman da yeterli olmuyor hatırlandıkça hüzünlü anılarda saklı kalıyor, selam ve saygı ile...  20.12.2017 18:22
 

En çok zorlandığımdır, kırmak düşüncesi bile defalarca düşündürür yer yapar beynimde...Ama ben bu kadar itina ederken paramparça olmuşluğum çoktur.Hele bunu yapanlar en yakınlarıysa insanın iyileşmesi çok güç biliyorum o duyguları...Canımsınız Yurdagül Ablacığım incinen yüreğinizden öpüyorum sizi.Selam olsun...

Gecenin hüznü 
 15.12.2017 17:51
Cevap :
Emine hanımcığım, duyarlı bir yürek, alıngan bir ruh çabuk kırılıyor bu, bende de aynı. Yıllarca o kırıcı söz ve hareketi unutmak, için kendi kendimize terapi uyguluyoruz ama sonuç yine yok. İncitmemek için sözleri itina ile seçeriz veya davranışlarımızı ona göre ayarlarız da karşımızdakinden maalesef. En yakınlarımız olan hiç de ümit etmediklerimizin kırıcılıkları daha çok yaralıyor insanı, Allah tahammül gücümüzü artırsın, selam ve sevgi ile...  19.12.2017 12:30
 

Ben bazen ne kadar aptalım ne kadar safım bunu 100 kere yazacağım derim kendi kendi kendime :) sonra da aa gerçekten hepten öyle olursam derim. İyi niyetlilerin iyi niyeti hep suistimal ediliyor ya yüzümüze karşı ya da arkamızdan en güzeli gülüp geçmek , çay demleyip gülüşmek...Sevgimle gülümmmm:)

Tülay EKER 
 13.12.2017 11:34
Cevap :
Canım benim, yorumunla rahatladım ve düşüncene katılıyorum, en güzeli gülüp geçmek ve çay demleyip yudumlamak. Cevabımı tamamladıktan sonra çay semaverini çalıştıracağım, içerken çayımı kulaklarını çınlatacağım. Şu sözün çok doğru, iyi insanlar genelde hep mağdur olurlar çünkü defalarca yaşadım. İyi olmayacağım artık derim ama huylu huyundan vaz geçebilecek mi bilemiyorum, bildiğim, sana selam ve sevgiler göndermek...   13.12.2017 19:52
 
 
Toplam blog
: 331
Toplam yorum
: 5751
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 1670
Kayıt tarihi
: 09.04.09
 
 

Özel bir finans kuruluşundan emekliyim. Hayatın her aşamasını acısıyla tatlısıyla yaşamış biri ol..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster