Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

16 Mayıs '20

 
Kategori
Anılar
Okunma Sayısı
392
 

KIRMIZI CONVERSE

                                                           KIRMIZI CONVERSE

 İnsanın geçmişden gelen izleri olmalı yüreğinde, o izler arada bir canını yakmalı, yakmalı ki unutulmamalı...o yüzden bende unutmadım. .Hatırladığım şeylerden biri de,  her istediğimiz olmazdı... alınmazdı... alınamazdı... lise yıllarımda yeni çıkan şimdiki tabirle trend olan converse spor ayakkabıları vardı... Nasıl güzel görünürdü gözüme bir bilseniz. Erkekler de siyah beyaz, kızlarda beyaz ve kırmızı converse ayakkabı dikkati çekerdi ... ben de kırmızı rengin cazibesinde çok ama çok kalmıştım.. 

 Ama maddi durumu sınırlı olan ailemden o spor ayakkabısını nasıl isteyecektim ve evet tabi ki bir türlü isteyemedim...Arkadaşlarım "sen niye almıyorsun" diye sorduklarında, o ayakkabıları beğenmediğimi ya da o yaşta yalan mı yok, neler bulurdum neler...

 Yıllar yıllar geçti ...imkanım olduğu halde o spor ayakkabılarını kendime almadım...sonra kızlarıma kırmızı converse almak istedim  ama onlar nedense kırmızı istemediler.... onlara da için için gıcık olmaya başlamıştım...nesi var kırmızının....Yıllar sonra büyük kızım birgün "Anne neden bize hep ısrarla kırmızı converse aldırmaya çalışıyorsun " diye sorduğunda çocukluğumda alamadığımı, içimde buruk bir anı olarak kaldığını, komik bir anıymış gibi anlattım. Aradan aylar geçti ve bir gün ...

 Büyük kızım kurs dönüşü elinde bir kutuyla geldi... Bana kardeşiyle harçlıklarını biriktirip kırmızı bir converse almışlar. O kutuyu açtığımda ki duygularımı ne anlatabilirim ne de sizler anlayabilirsiniz. Çünkü, yüreğiniz de bastırdığınız sakladığınız gülerek anlattığınız duygularınızı  anlayan, aslında yaptığı şeyin büyüklüğünü bilmeden buğulu gözlerle size bakan size verdiği şeyin değerinin aslında paha biçilmez olduğunu bilmeyen kızımın  çekik gözlerine bakarak kutuyu açmak.. nasıl anlatılır hala bilemiyorum .  Ayakkabıyı tarif et deseniz bile tarif edemem çünkü öyle bir ağladım ki, ayakkabılara buzlu bir camın arkasında bakıyor gibiydim..

Biliyor musunuz, o spor ayakkabıları hiç giymedim...giyemedim...hala kutusunda,  arada çıkarır bakarım, giyerim....beyaz çoraplarımı üzerine kıvırır okulun bahçesin de gezer gibi evde dolaşırım sonra çıkarır tekrar kutusuna koyarım.

 Bazı şeyler unutulmamalı, değeri ve değerli olmalı, çabuk tüketilmemeli.  çabuk ulaşmasın, zor elde edilsin, çabalayın...canınız yansın, yansın ki,  bir ömür sizle yaşasın, YAŞATSIN...

 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 4
Toplam yorum
: 2
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 199
Kayıt tarihi
: 10.05.20
 
 

Atatürk Üniversitesi Sosyal Hizmet Önlisans İstanbul Aydın Üniversitesi Sosyoloji lisans mezunuyu..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster