Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

06 Haziran '09

 
Kategori
Şiir
Okunma Sayısı
467
 

Kırmızı değirmen

Kırmızı değirmen
 

Paris, Moulin Rouge (Kırmızı Değirmen)


Kırk yıldır; tam kırk yıldır

Gece demeden, gündüz demeden

Hiç; ama hiç durmadan

Çuval çuval buğday taşıyorum

Değirmene!

Yemeden, içmeden, uyumadan

Uğraşıyorum durmadan…

Her buğday çuvalından bir avuç alıyorum

Değirmen taşının göbeğine

Döküyorum avuç avuç.

Mevlana’nın, Yunus Emre’nin;

Güzel Anadolu’nun torunuyum ya…

İşte ondan; ondan olsa gerek!

Böylece, içimdeki “BEN”

Öğütüyordu buğdayları tam kırk yıldır.

Bu gece, Kırmızı Değirmen’de

Sordum kendime: “Ne var, ne yok” diye.

İçimden bir ses yanıt verdi:

“Herşey var; hiçbir şey yok,

Oturanlar oturdu yerine;

Savrulanlar savruldu dört köşeye:

Geriye kadınların saltanatı kaldı.”

Mevlana’yı, Yunus’u bilemem;

Ama Anadolu’ya çok yakıştı bu yanıt!

Bu gece Moulin Rouge’da vardığım bu son

Kırk yıllık maceramın sonuydu:

Sevinçli mi, hüzünlü mü?

Sakın sorma orasını sakın!

Gerçeği görüp yakalamak yetmez mi?

İşte gerçek: BEN ve bir ömür!

Cennet ve cehennem;

Neyi istersen onu yaşa

Paşa gönlün bilir, paşa gönlün!

Erkan Yukarıoğlu

Paris, Moulin Rouge, 30.05.2007

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 34
Toplam yorum
: 8
Toplam mesaj
: 4
Ort. okunma sayısı
: 312
Kayıt tarihi
: 30.04.09
 
 

Bir kamu kurumu yönetim kademesinden emekliyim. Yazı dünyam gençliğimden bu yana sürer, bu kapsam..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster