Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

26 Eylül '10

 
Kategori
Şiir
Okunma Sayısı
371
 

Kırmızı Sandalyeli Park

Kırmızı Sandalyeli Park
 


Havuzu geçer geçmez dur
Hüseyin diye seslen yeter
Çaylar kendiliğinden gelir
Ansızın ortaya çıkmış bir şehir gibi
Kırmızı sandalyeli park
Bizi beklemektedir


Ağaçlar bu mevsimde yalnız ve ölümlüdür
Yapraklarını üzerlerimize kusarlar
Başımın üzerinde yoğun bir sis parçası gibi
Kırık sevdalar
Bu masalara gömülüdür


Siz burayı bir de yazın görün
Ağaçlar ve çaylar gülmektedir
Kuşlar yüzlercesi ağaçlarda her seferde
Başımıza omzumuza
Şanslarımızı bırakmaktadır


Şu aşağıda çiçeklerin orda bir masa var ya
Boş sanmayın
Nedim, Gülgün, Yılmaz oturmaktadır
Nedim mutlak bira içmekte
Gülgün şiir okumaktadır

Bu çiğdemci Haydar
Tamirci yüzlü , kirli elli
Önüne gelene zorla çiğdem satar
Fırlamadır
İçimizden en çok Nedim’ i sever

Bu da “Ayyaş”
Hayır denmez yüzlü çocuk
Çiğdemci, boyacı ve gevrekçidir
İçimizden Gülgün’ü sever
Bu fotoğrafçımız “son poz”
Genellikle kırık aşkları görüntüler

Ve bir şarkı akıyorsa uzaktan
-sarışınsın sarısın güzel-
Veysel havuz başında dolaşmaktadır
Sarhoştur ve biraz sevdalıdır


Şu bir sonraki masada da
Psikolog Yılmaz
Sırtında yeşil parka
Burnunda kalın gözlükleri
Ya satranç oynamakta
Ya alt sınıftaki kızların
Kırık aşklarını onarmaktadır

Oysa şimdi......
Birazsız ve sevdasız
Ne çok yalnızım Tanrım
Bir meczup kılığında
Kırmızı sandalyeli parkta


UFUK KESİCİ 1987 Bornova Parkı...

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Şiirinizi okudum ve bir an filmlere daldım zihnimden. Benzerlik olması açısından şimdi adını hatırlayamıyorum. Ancak beni etkileyen bazı filmler olmuştur, Her ne kadar beni etkileyen her şeyden kaçdıysamda..... İhtiyar Balıkçı gibi. Bir adam rastgelmiş bir kılıç balığını yakalamak için sarfettiği olağan gücünü ve o gücün yanı sıra kullanabildiğince aklını, yaşıyla mütenasip bir becerinin de katkısıyla, insan olmanın vasfını hayvana karşı kullanabilme ve yeteneklerini sergileyebilme..... Yakalamış ve o kılıç balığını yedeğine almıştır. Artık onun için o bir onur ve gurur vesilesidir. Ansızın, köpek balıkları saldırır ve elindeki tüm vasıtaları kullanarak o köpekbalıklarını uzaklaştırmaya çalışırki, nafile. Kayığın yedeğindeki kılıçbalığını keşfetmişlerdir bir kere. Olsun; saldırıların hiç mi hiç önemi yoktur. Belki etini yedirdiği balıklara karşı acziyet içerisinde olsa dahi elinden gelenin en iyisini yapmıştır. Huzurludur. O devasa balığın kılçığını olsun karaya çıkarabilmiştir...

Atila SARUHAN 
 26.09.2010 23:06
Cevap :
Teşekkürler Sn. Saruhan, sağ olasınız katkınız için...  27.09.2010 7:09
 

...Şiir pek güzel ..... Hey gidi insanoğlu/ Binbir kılığa bürünür/ De / Geçer gider zaman / Anılar iyi kötü çirkin ne güzeldi.... Yüreğinize sağlıkkk... Saygılarımla, sevgiler...

Nil ALAZ 
 26.09.2010 19:41
Cevap :
Çok teşekkürler Nil sağ olasın...  27.09.2010 7:09
 

Beğendim. Okuması hoşuma gitti. Opera dinler gibiydim.

Muharrem Soyek 
 26.09.2010 13:48
Cevap :
Teşekkürler dost. Sağ olasın...  27.09.2010 7:09
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 75
Toplam yorum
: 5150
Toplam mesaj
: 181
Ort. okunma sayısı
: 346
Kayıt tarihi
: 10.07.08
 
 

55 yaşında dershanelerden SSK emeklisi edebiyat öğretmeniyim... Aslen İzmirliyim... 95 yılından b..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster