Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

17 Mart '16

 
Kategori
Siyaset
Okunma Sayısı
482
 

Kırmızı telefonlu kadın

Kırmızı telefonlu kadın
 

kırmızı telefon


Hükumetlerin tek tek düştüğü sıkıntılı koalisyonlar dönemi... İşte o günlerde GÜMRÜK ve TEKEL Bakanı gümrük kapılarından birini ziyaret ediyor.
 
Bakan, görevli memurlara hal hatır sorarken, içlerinde ki bayan memur sızlanıyor; ''Burada çalışan tek bayan benim, kaldığım yer uzak, gidip gelmek çok meşakkatli, çoluk çocuk var, işleri yetiştiremiyorum, eşim başka yerde, çok yoruldum, yıllardır burada görevdeyim, kışları çok soğuk yazları kurak,  vs vs.....eğer uygun görürseniz görev yerimin değiştirilmesini arz ederim efendim.'' Bakan dinliyor kadının dediklerini ve talebinde sakınca görmüyor. Gerekli incelemeler yapıldıktan sonra istediği bir yere tayininin çıkarılması ve işlemlerin derhal tamamlanması yönünde emir veriyor. Herkes mutlu. Aradan zaman geçiyor ve olay unutulup gidiyor.
 
Fakat, basit bir tayin meselesi gibi görülen bu işlemden mutlu olmayan birileri piyasaya çıkıyor. O görevli kadının tekrar, aynı yerde, aynı görevde devam etmesi çok elzem onlar için.
 
Günlerden bir GÜN: Hükumet ortakları toplanıyor, dönemin başbakanı sıkıntılı bir halde konuşuyor:
 
Arkadaşlar!!! Gümrük ve Tekel Bakanlığında görevinden alınan memurun, tekrar eski görevine getirilmesi gerekli, aksi taktirde hükumetimiz zor durumda kalacak. Merak etmeyin her şeyi biliyoruz ve kontrolümüz altında.
 
Bir anlam verilmese de bu rica üzerine, ilgili bakanlıktan sorumlu olan hükumet ortağı; Aynı GÜN (!) apar topar, danışmanlarını ve ilgili bakanını arayarak, görevinden alınan kişinin bulunup işbaşı yaptırılması hususunda talimat veriyor.
Gel zaman git zaman ses soluk çıkmıyor. Görevden atılan biri yok ki kimi bulsunlar.  
Ortaklar yine toplantı halinde... Başbakan; Eveliyor, geveliyor, aynı meseleye getiriyor konuyu.
 
Arkadaşlar !!! Geçen toplantıda, sizlerden bir ricam olmuştu, fakat yapılmamış. Malumunuz ki her ortağımızın mesul olduğu bir bakanlık var. İlgili bakanlık bizim olsa çoktan işi çözmüştük ama ortaklığımızın tehlikeye girmemesi ve hükumetimizin bekası açısından karışmak istemedik. İlgili ortağımız; Gümrük ve Tekel Bakanlığında görevinden alınan kişiyi tekrar göreve başlatsın. Koca şapkalılar çok ciddiler, sıkıştırıyorlar. Aksi taktirde sıkıntı büyüyecek, bu işin arkasında büyük devletler ve bazı generaller var.
 
İkinci kez aynı uyarıyı alan ortaklar, işi daha ciddi tutsalar da sonuç alamazlar.. Ara babam ara. Yok, yoook. O  dönemde görevden alınan kimsecikler yok.... Derkeeen ilgili ortağın danışmanlarından biri görevine son verilen biri olmasa da aynı dönemde, görev yaptığı yerden alınıp, başka bir yere tayin edilen bir kişi olduğunu fark eder. İyice inceler. Evet, evet  olsa olsa, bu şahıstan bahsedilmiştir. Sınır gümrüğünden alınıp merkeze çekilen bir kişi. Belli ki basit bir yanlış anlaşılma olmuş GÜN geçirmeden ilgili bakanına iletir durumu. Bakan da tatmin olur ve çok iyi hatırlar durumu... Bu kişi malum sınır kapısının ziyaretinin gerçekleştirdiği esnada, tayinini isteyen kadından başkası değildir.
 
Kadının her yönüyle soruşturulmasını emreder. Neyin nesidir ki bu memure? O kadar değerli olmalı ki; Hükumeti bile düşürmekle tehdit edecek kadar birilerini ilgilendirmektedir. Nihayetinde bazı ip uçlarına rastlanılır. Bunlardan biri; o dönemde, kimseciklerde telefon bulunmazken bu kadının görev yaptığı yerde bulunan evinde adına kayıtlı iki adet telefon hattı vardır. Sınırdaki, virane kasabada, hele ki buradaki üst düzey görevlilerin evlerinde dahi bulunmayan telefonun, sıradan bir memurun evinde olması dikkat çekicidir. Derhal bunun üzerine yoğunlaşılır.. Telefon hattı; adları saklı tutulan (!) kişilerin ricası üzerine özel olarak çekilmiştir. Araştırma derinleştirilince çok büyük kaçakçılık ve uluslararası silah ticareti bağlantılarının ucu görülür. Banka hesaplarında büyük meblağlar bulunmaktadır. Ankara da birkaç evi, arabası vardır.
 
Kadın, gizlice getirtilip sorgulanır. Her şer dökülür ortaya. Tek görevinin; Belirli zamanlarda, sınırdan geçen araçları not alarak, o günün akşamında ya da en müsait zamanda, KIRMIZI TELEFON ile malum yerleri arayarak, falan TIR, kamyon şu saatte, şuradan geldi, şuraya gitti demekten ibaret olduğu, tayinini istemesinin nedenini de; hayatından endişelendiğini, oradan, olaylardan uzaklaşmak ve tayini direk bakana yaptırıp birilerinin buna müdahalesinin önüne geçmek olduğunu anlatır.
Bakan bu işe çok sinirlenir. Hainlere pabuç mu bırakacak? KIRMIZI TELEFON‘lu kadın eski görevine iade edilmediği gibi, denetimler sıkılaştırılır, tüm bu ihanet ile ilgisi görülen tüm görevliler görevlerinden alınıp yerlerine yenileri getirtilir. Birilerinin tekerine iyice çomak sokulur. Ama o birileri işin peşini bırakmayacaktır.
 
Nihayetinde; Arkadaşları ile aralarında çıkan bir tartışmanın uzaması sonucu kurulan pusuda çapraz ateşe tabi tutularak öldürülür. Hay Allah yine karıştırdım. Bu aralar hep böyle oluyor. Aklım yalan yanlış bir şeyler fısıldıyor da yazıveriyorum hemencecik. ’’Yalan söyleyen aklım utansın !!! ‘’
 
Şöyle diyecektim aslında; Bakan; Marksist Leninist bir örgüt tarafınca öldürülür.
Bu ölüm emrini  kimin verdiğini bilen, üç beş arkadaşı konuyu aydınlatmak için harekete geçse de; Bir gün içlerinden en ateşlisinin koluna tanıdık başka bir arkadaşı girer ve der ki;
 
-  Abi ! Gözünü seveyim, sakin olun. Ankara'nın izbe sokakları çoktur. Ne olur ne olmaz! Size ve bize şu anda susmak yakışır.
 
Veee kol kola yürüyerek karanlıkta gözden kaybolurlar.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

...Hatta ve hatta der ki vikipedi "...Marksist-Leninist *Dev-Sol* tarafından çapraz ateşe alınarak öldürülmüştür..."...selamlar..

nedim üstün 
 22.03.2016 8:46
Cevap :
derler abiciğim derler.. :)) selamlar.  22.03.2016 18:47
 

Rahmetli Gün Sazak 27 Mayıs 1980. Daha 14 yaşındaydım. Sonradan yaptıklarını okudum. Yapılması gerekeni yapan bir yönetici. Yapmamasını istediler. Bugün onun adının anılışı ile onun gibi erdemli olmayan yöneticilerin anılması çok farklı.Allah(cc) bu memleketi her daim adaletli insanların yönetiminde bıraksın. Güzel ve akıcı bir anlatımla işlemişsiniz. Saygı ve muhabbetlerimle.

E Ruhi YALÇIN 
 20.03.2016 15:23
Cevap :
Öncelikle iyi dileklerinizve güzel yorumunuz için teşekkür ederim.temennilerinize katılmamak elde değil..tekrar teşekkürler  21.03.2016 17:17
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 33
Toplam yorum
: 19
Toplam mesaj
: 2
Ort. okunma sayısı
: 873
Kayıt tarihi
: 18.02.16
 
 

Güncel, analizler, komplo teorileri, tarih, siyaset, magazin, kısa notlar, hikayeler, eleştiriler..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster