Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

29 Ocak '07

 
Kategori
Dil Eğitimi
Okunma Sayısı
997
 

Kısaltmaların söylenişi

Kısaltmaların söylenişi
 

- Alo, sizin mağazayı bulamıyorum. Yardımcı olur musunuz?

- Tamam beyefendi. Üçyol tarafındandan geliyorsanız, Eycesbisi' yi geçince ilk ışıklardan sonra sağa döneceksiniz.

- Üçyol' dan geliyoruz, ama buralarda HeSeCeBe yok ki...

- Alo, HeSeBeCe değil efendim Eycesbisi...

- Eskidji mi?

- Evet, evet... Eycesbisi'yi geçin, ilk ışıklardan sağa dönün.

- Tamam, sokak numarasını da söyleyin, bulmaya çalışacağım...

Bu konuşma, İzmir-Karabağlar'da bir mobilya mağazası sahibiyle aramızda geçen telofon konuşması. Sözcüğün(sözcük denilebilirse) ve kısaltmanın söylenişindeki ses benzerlikleri, iletişimin kurulmasını güçleştiriyor.

Sonunda mağazayı buluyorum. Karşımda temiz yüzlü bir bey, tüm içtenliğiyle:

- Kolay buldunuz mu efendim, diyor.

- Pek kolay olmadı. Birbirimizin söylediğini anyamadık ki... Neyse sonunda bulduk. Siz ne diyordunuz gerçekten?

- Eycesbisi..

- HeSeBeCe deseniz kolayca anlaşacaktık...

- Haklısınız ama, herkes "Eycesbisi" diyor.

Anadili Türkçe olan iki insanın birbirlerinin söylediklerini anlayamaması ne acı.
Parçalandı mı anadilimiz? Buna benzer söyleyişlerle biribirimizi anlayamayacak duruma mı geleceğiz?

Şık ve güzel bir genç bayan, elinde kredi kartı, bankanın koruma görevlisine tüm yapaylığıyla soruyor; yapay tavrı da tüm güzelliğini alıp yok ediyor sanki.

- AyTieM'ler çalışıyor mu acaba?

- ATeMe'ler dışarıda, sağda hanımefendi, diyor gülümseyerek bankanın koruma görevlisi.

Öğretmen öğrencisine soruyor:

- Sen geçen yıl "5 Aş"ta değil miydin?

- Evet efendim, "5 He"deydim.

Nerede "aş", nerede "eyc", nerede "he",

Nerede "ti", nerede "te",

Nerede "em", nerede "me" demeliyiz?

Nasıl çıkacağız bu karmakarışık işin içinden?

Bu konudaki anlaşmazlığı nasıl gidereceğiz?

Her yabancı sözcüğün hangi dilden geldiğini, o dilin harflerinin nasıl okunduğunu bilemeyeceğimize göre Türkçe olmayan sözcüklerin kısaltmalarını okurken tutumumuz ne olacak? Hangi dilin harflerinin okunuşuna göre seslendireceğiz bu sözcükleri?

Sanırım bu konudaki tek çıkış yolu kendi dilimize bağlı kalmak, Türkçenin kurallarına uygun davranmak. Başka yolu da yok bu konudaki karmaşıklığı gidermenin.

"HeSeBeCe, ATeMe, 5 He, NeTeVe, ATeVe, TeVe 8, CeNeBeCe..." biçiminde söylersek, Türkçe konuşanlar arasında söyleyiş birliğini sağlayabiliririz.
Türkçe kısaltmaların söylenişlerini bile bozan aydınlarımızla, yazarlarımızla, yöneticilerimizle yukarıda değindiğimiz yabancı sözcüklerin kısaltmalarında söyleyiş birliğini sağlamak, yoksa bir düş mü yalnızca?

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Türkçemize daha çok özen gösteriyorlar. "Ulus olma" bilincine sahip olmuşlar çünkü!

derinmavi.. 
 25.10.2007 15:01
Cevap :
Bu durum anlaşılması, açıklanması olanaksız bir davranış biçimi. İstediğiniz kadar açıklayın, örnekler verin işe yaramıyor. Kimse umursamıyor. Türkçenin resmi dil olarak konuşulduğu bu ülkeyi yönetenlerin dilimize karşı duyarsızlıkları, ulusal değerlerimize duyarsızlıklarının kanıtıdır ne yazık ki... Sevgiler...  27.10.2007 22:01
 

Biz zaman zaman vatanımıza gelince, yeni tanıştığımız kişiler sanki anormal bir durum gibi beni kutlarlar, çocuklarımın türkçeleri çok düzgün diye. 'Neden kutluyorsunuz ki onlar zaten Türk ve anadilleri türkçe, konuşmamaları durumunda bir anormallik olmaz mıydı' dediğimde anlamsız anlamsız bakıyorlar yüzüme. Yani düzgün türkçe kullanmayı yadırgar olmuşlar sanki. Biz yazışmalarda da kısaltmaları kullanmayız. slm, tsk gibi. Alışkanlık olur korkusuyla. Ama bunun ruya olmaması için geniş çaplı savaş açmalıyız sanırım. Dilimizi kurtarma savaşı :) Saygılarımla.

Beyhan BiÇKİN KOZANOGLU 
 05.03.2007 23:54
Cevap :
Sayın Beyhan Biçkin KOZANOĞLU, Ben de kutluyorum sizi. Sizin gibi davranan annelere gereksinimimiz var. Ne yazık ki ülkemizde çoğunlukla anneler, babalar, çocuklarının konuştuğu Türkçe ile değil İngilizce ile ilgileniyor ve övünüyorlar. Hatta kimileri neredeyse İngilizlere, Amerikalılara benzeyerek yüceldiklerini sanarak aşağılaşıyorlar. "Slm, tsk, by by..." diye yazan yazarlarımız, öğretmenlerimiz, üniversiteli gençlerimiz, öğretim üyelerimiz dostlarına "mail atarak" iletişim kuruyorlar. Onların da bir İngiliz'in, bir Fransız'ın anadillerine saygı duyuşu, özen gösterişi gibi" Türkçeye saygı duyarak ileti göndermeyi" başarabilecekleri dil bilincine ulaşmaları dileğiyle sevgi ve saygılarımı iletiyorum.  06.03.2007 23:00
 

Tabi ki bir düş geğil bu ancak bu kişisel bir durum olduğundan herkesi kolundan tutup bunu söylemelisin diyemiyoruz maalesef.Çevremdeki insanlara lütfen bana "bay" "çüz" tarzı vedalaşmalarla gelmeyin gelirseniz de bidaha dönmeyin demek zorunda kalıyorum.Gerçekten rahatsız edici bir davranış 22 yaşında olmama rağmen jenerasyonumun bu özelliği çok rahatsız edici bana göre.He ben HSBC'yi nasıl söylüyorum peki?Tabiki Eycesbisi olarak işin kötü yanıda bu zaten insan daha kendini düzeltmekte güçlük çekerken başkalarını düzeltmeye çalışmak çok zor oluyor.Bence toplumun kendisi düzeltmek zorunda kalması acı,herşey Türkçe olsa daha güzel olmaz mıydı?

Duyku 
 01.02.2007 7:42
Cevap :
Sevgili Duygu "Duygu"daki ses yumuşaklığı, sıcaklık sanki "Duyku"da yok oluyor. Bir sertlik, bir soğukluk oluşuyor. Adınız "Duygu"ysa, adınızın güzelliğine kıymayın. Yanlışımızı görebilmek çok güzel bir özellik; çünkü yanlıştan kurtulabilmenin ilk adımı bu. Sevgiler... Mehmet Ali BAŞKURT  01.02.2007 19:28
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 6
Toplam yorum
: 33
Toplam mesaj
: 33
Ort. okunma sayısı
: 2446
Kayıt tarihi
: 04.10.06
 
 

1971' den bu yana ortaokullarda, liselerde, Buca Eğitim Enstitüsü'nde, Buca Yüksek Öğretmen Okulu'nd..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster