Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

01 Nisan '07

 
Kategori
İlişkiler
Okunma Sayısı
1316
 

Kişiler arası ilişkilerde ve resimde harmoni

Kişiler arası ilişkilerde ve resimde harmoni
 

Suluboya tekniğini kullanarak resim yapmayı denediniz mi hiç? Eğer bu konuda yeterli deneyiminiz ve bilginiz yoksa fırçanızı ıslatıp renklere buladıktan sonra, yüzeye ilk dokuşunuzu bırakana kadar gözünüze bu iş çok kolay gibi gözükecektir. Fakat çoğunlukla bu konuda yeterli olmayanlar için o ilk dokunuşun hemen ardından, bu görüş de tamamen değişir.

Renklerin yüzeyde dağılışını gerektiğince yönledirecek kontrolü sağlayamazsanız; o yumşak, şefaf lekeleri de elde edemezsiniz. Ve böylelkle hemen renkler anlamını yitirmeye başlar. Suyun kağıdı fazlaca ıslatığı halde renkeleriniz kıvamını kaybeder . Ve bu aşırı saydamlık; göze hiç de hoş gelmez. Çünkü sığ ve boyutsuz bir ifade verir.

Bu defa da kontrolü sağlamak adına tamamen sınırlamaya giderseniz; suyu kısıp, boyayı fazlaştırmak genellikle acemi ellerin birinci elden buluğu çözümdür. Ama aslında bu bir çözüm olmaktan çok uzak bir çırpınıştır. Ve işin tadı bu defa büsbütün kaçar. Çünkü bu durumda da; elde edeceğiniz sonuç istenenin çok dışında bir hale bürünecektir. Bunu yaptığınızda suluboyanın o eşyanın tabiatı gereği resinize katacağı birbiri içinde eriyen renk geçişleri o ışık saçan O suluboya tekniğinin en keyifli yanı olan renkelrde ki şefaflık hissi büsbütün kaybolacaktır. Ve şimdi önünüzde ki görüntü; katı donuk ve sert hatlı transparanlığını neredeyse kaybetmiş renk kümelerinden ibarettir.

Bence ilişkilerde de zaman içinde bunun benzeri durumlar yaşanıyor: Eğer iki renk yada biz buna ilişki söz konusu olduğunda iki taraftan her biri diyelim; ilişkide birbiri içine biribirlerinin yaşam alanlarına fazlaca girdiyse ve su da bolsa; tabiri caizse o ilişki vıcık vıcık, kendi kişiliğini kaybetmiş renklerin bulamacı halini alıyor.

İşte bu durumda: Başlarda ilişkide ki kişilerin her biri tam manasıyla nevi şahsına münhasır renklerken, yakınlaşmalarındaki ahenk ve yan yana oluşlarında ki o yumşak geçiş eğer gerektiği ölçüde ve sınırda bırakılmazsa; kişiler yavan, kendiilerini kendileri yapan unsurları kaybetmiş “kendine has olma”nın verdiği o farklı tadı yitirmiş, artık ne beraber uyumlu, ne tek başına anlamlı renk lekelerine dönüşüveriyorlar.

Bir de diğer durum var: Her biri sadece kendi ve son derece de katı olma hali...Kağıdın bir köşesinde yeşil bir leke, öteki yanındaysa bir de mavi leke...Koyu, naturellikten uzaklaşmış, birbirleriyle her ikisinin de bir renk olmasından öte bağı ve ortak yanı kalmamış, aynı sayfada yeralan ama keskin sınılarla ve bariz hatlarla ayrılmış iki renk kütlesi.

Oysa her ikisinde de ortak olan onca şey varken...
Her ikisininde özünde mavinin varlığı bir bilgi olarak göz ardı edilemese de, görüntüde o kadar ayrılar ki; artık bu bakan göze kendini hissettirebilecek bir durum olmaktan uzak. O yüzden de bunun bir ilişi olduğu bir bilgiden ibaret üstelik hem yaşayanlar hem de gözlemciler için...

Her biri aynı fırçanın yaratıcılığının yansıması. Fakat artık bu durum da taraflarca çoktan unutulmuş, hissedilemez olmuş. Artık şimdi onlar; sadece aynı resmi tamamlamak aynı kağıtta. Bu duruşun mutabakata varılmış biçimde orada olmaları dışında, ne onlara ne de dışarıdan bakan gözlere kattığı, bir şey kalmamış. İşte bu yüzden de; bu resim/bu ilişki hem işlevsel anlamda, hemde esnetik olarak artık tatmin hissi yaratmıyor.

Bu gözle baktığım da; aynı kağıtta birer leke gibi duran çiftler yada, aynı kağıtta artık tek renk halini almış ama bulamaç şeklinde duran lekeler görmek o kadar sıradanlaştı ki.

Oysa bir resim de renkler temel unsurdur. Fakat yine de bir resim kendini oluşturan renklerden çok daha fazlasıdır: Şekle anlam kazandıran, konuya bütünlük ve ahenk katan en önemli unsurlardan biridir renk. Işık rengin doku ve derecesini algılayabilmemiz için gereklidir. Kağıdın dokusu, boyutları, sanatçının uslubu ve ifade edilmek istenen fikir diğer tamamlayıcı unsurlardır. Ve bunların herbiri kendi başına özenli ve nitelikli olmalıdır.

Ancak bir resimde bu gerçekleştiğinde dahi, bir şey eksik kalacaktır. Bunların tümü kendi başına mükemmel denecek nitelikde dahi olsalar; mükemmeliklerine rağmen aralarında uyum ve ahnek yoksa bakan göze bütünlük hissi vermemez. Aynen bir ilişkide kişilerin her birinin kendi başlarına yeterli olduğu durumda dah,i tarafların niteliğinin ilişkinin ahenk ve bütünlüğünü sağlama da yeter şart olamayacağı gibi..

Bakan gözün bir profösyonele ait olup olmayışınla ilgisiz bir durumdur vardır ki:. Ahenk ve bütünlük hissi sağlanması ancak, esnetik değerlerin uyumlu beraberliği ile mümkündür. İster sanat eleştirmeni olun, ister sıradan bir göz sizde tatmin hissini yaratacak olan bu unsurdur.

O yüzden en doğru resim en esnetik resim olmayabilir. En tatmin edici ilişkinin; en nitelikli yada en size göre doğru insanlar arasında yaşaşanan ilişki olmayabileceği gibi...

Eğer bir resim esnetik değerlere sahipse; o resmi resim yapan öğeler arasında göz ardı edilemez bir uyum ve harmoni vardır. Ve bir ilişki de yaşaşnan bir doyum söz konusuysa bu tatmin hissine kaynaklık eden ilişikideki kişiler arasında uyum ve ahenkdir.

Sevgi ve ışıkla
Ayna

31.03.2007

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

bazen tuvalle boğuşurdum resme başladığım ilk zamanlarda bir türlü grilerden kurtulamazdım... şimdi alve sarılar, engin maviler,turkuazlar,pembeler allar,morlar o kadar kolay ki...))) hayatın renkli karelerden oluştuğunu görsek ve uygun kareleri dondürsak gönül tuvalimize...çok güzel enfes bir yaklaşımla hayatı olması gereken çizgide gösterdi bize......sevgilerimle...

Metin TOPÇU 
 05.09.2008 11:23
Cevap :
Oldukça eski bir yazıya getirdiğiniz yorum ve ilginizle tekrar soluk verdiniz, teşekkürler. Sevgi ve ışıkla, Ayna  05.09.2008 12:48
 

Harika bir bağlantı. Kilit kelime 'Uyum'...Ne kendi rengini kaybetmek ne de tamamıyle onun rengine bürünmek . Bu nokta da 'Denge'... Renklerin lekelere dönüşmemesi için. Yüreğine sağlık canım...

guguk kuşu 
 02.04.2007 18:08
Cevap :
Katkın ve paylaşımın için teşekkür ederim arkadaşım. Sevgi ve ışıkla Ayna  02.04.2007 21:29
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 268
Toplam yorum
: 1159
Toplam mesaj
: 159
Ort. okunma sayısı
: 1948
Kayıt tarihi
: 15.09.06
 
 

Var olan her oluş ve bozuluş hakkında gözlem, tahlil ve sonuca varma sürecindeki yolculuğumu, siz..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster