Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

24 Ocak '13

 
Kategori
Hukuk
Okunma Sayısı
150
 

Kişileri başka türlü koruyamayız; insanların kendilerine karşı yaptıkları da suç olmalı

Kişileri başka türlü koruyamayız; insanların kendilerine karşı yaptıkları da suç olmalı
 

Valla artık bizi birileri öldürmüyor, kafayı yedik, kendi kendimizi öldürmeye başladık. Hukuk adamları “Kişi kendini öldürmekle zaten kendi kendine ceza vermiş oluyor” diye düşünüyorlar sanırım. Ama dikkat edilirse bu kabul ya da tespit sorunlarını çözemeyen kişilerin çareyi kendilerini öldürmekte bulmalarının önünü açıyor. Yani cesaret veriyor gibi. “Basarım tetiğe ya da çekerim ipi, kim bana ne diyecek”

İşin kötüsü değişen dünya ve zorlaşan hayat koşulları sorunlarını çözemeyen insanların sayısını artırıyor. Ve sorunlarını çözemeyen tetiğe basıyor. Önleyici hiçbir argümanınız yok. Üstelik sanki insanların kendilerini öldürmeleri haklarıymış, normal bir şeymiş gibi müdahale de edilmiyor. Ben şimdiye kadar babam kendini asıyor diye “155 İmdat polis” i arayanı duymadım. Sanki emniyet de böyle olaylarla ilgilenmiyor gibi. Öğrendiğimizde kişi mutlaka ölmüş oluyor. Nerede bu kararı alıyor? Nasıl ortam buluyor. Hiç duyan gören olmuyor mu? Yoksa birileri biliyor, görüyor da mahsus haber mi vermiyor? Kendini öldürmek isteyen kimseyi istesek önleyemez miyiz?

Biliyorum, ölmeye karar vermiş olanı kimse durduramaz. Ama bu konunun böyle “Bize ne canım, ne hali varsa görsün” anlayışıyla kişinin kendine bırakılması benim hukuk mantığıma uymuyor.

Ama öbür taraftan da sanki elden bir şey gelmiyor gibi. İnsanların canına kıymasına sebep olacak zor hayat şartlarının düzeltilmesi kolay değil. O halde kişiyi kurallarla da olsa durdurmanın yolları aranmalı. Yararı olmaz demeyin, bugün çoğu insan sigarayı yasak diye içmiyor. Cezası var. Ben istesem hiç yakalanmadan hem de kapalı yerlerde her gün sigara içerim. Ama beni vazgeçirmeye o basit yasak engel oluyor. İntihara kalkar da ölmezsen hapislerde çürürsün dediğin zaman bu bazı kişilerde önleyici olabilir. Hiç değilse kendini öldürmenin yanlışlığı insanlara daha iyi anlatılmış olur. Çoğu insan kendini öldürmenin kötü bir şey olduğunu bile bilmiyor. Yanlış ve günah olduğunu bilmiyor; çünkü bizler kendini öldürenlere iyi davranıyoruz. Onları kutsuyoruz. “Kim bilir ne derdi vardı” diye onlara acıyoruz. Yani kişiler canlarına kıyarken bu bakımdan çok rahatlar. Bu nedenle de karar verince hemen uyguluyorlar.

Bazı kimseler kanundan Allah’tan daha çok korkarlar. İntihara kalkışırsanız devlet sizi hapse atar denilince mutlaka etkisi olacaktır. Ama şimdi yani canına kıymak isteyenlerin bunu hayatta kalmaları halinde (belki başaramaz, belki biri görür) kanun karşısında suçlu duruma düşmeleri hukuk ahlakı bakımından zaten olması gereken bir şey. Kişilerin canlarının tapusu kendilerinde değildir. Allah’tan bize emanettir. Çağdaş devlet kişilerin hayatını her şekilde korur.  O halde bu şekilde ölümlerle ilgili kanunda mutlaka önleyici tedbir olmalıdır. Keza cinnet getirenler de ölmemeleri halinde yaptıklarının hesabını vereceklerdir. Yani kızıp kızıp al eline silahı, ben cinnet geçirdim deyip çocuğu çoluğu öldür. Böyle şey olur mu ya! Cinnetin tıbbi tanımı konusunda uzmanlığımız yok ama eğer çileden çıkaran olayların/hallerin/durumların sonucunda bu oluyorsa şimdiye kadar benim eşim çocuğum hiçbir şey kalmazdı. Valla ben ortada biraz hınzırlık olduğunu düşünüyorum. Katil Çakal Karlos’u her kanun yargılar. Kanun öncelikle böyle incelikli konular için gereklidir. Benim anladığım kadarıyla intihar ve cinnetlerle ilgili Türk yargı sisteminde kanun maddesi yok. Allah rahmet eylesin! Sizler koyun gütmüyorsunuz. Modern çağda insanları böyle yönetemezsiniz. Kişi kendisi dahi kendini öldürse siz sorumlusunuz.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Ben yine "bütüne" bakıp açıklayacağım:) Devletin ve hukuk sistiminin de pek tabii ki sorumluluğu vardır insanların mutsuzluklarında ama bence asıl insanların/toplumun birtakım haksızlıkları ve baskıları veya yanlış tutumları çok daha önemli ve etkindir insanların intihar kararı almasında.Kişi mutlu ve rahat olsa zaten neden kıysın canına,neden vazgeçsin yaşamaktan? Onun için,insanları demekki çok çaresiz ve çok üzen bir baskı geliyor ona yakın çevresinden ki bu en çok da "onursal" bir durumdan kaynaklanır.Genellikle de kişinin hiç haketmediği bir aura-enerji-çaresizlik varsa veya oluşmuşsa etrafında, onu hedef alıyorsa öyle bir enerji/durum insanların tutumları yüzünden,işte o anda insan psikolojisi çok büyük yara alır.Ve genellikle de bunu yaratanları cezalandırmak için de intihar edebilir insanlar.Yani bence kendini cezalandırmak için değildir sanki pek.Onun için ona bir de hukuksal bir ceza?? Yani,daha da haksızlık olmaz mı bu durumda? Asıl,kişileri mutlu etmekten sorumludur devlet

Filiz Alev 
 25.01.2013 2:00
Cevap :
Konuları incelerken aslında benim Filiz Alev bilgeliğine ihtiyacım var.Konuları yüzeysel taramada iyiyim ama sizin yorumlarınızı okuyunca gerçekten derinliği olmayan bir insan olduğum ortaya çıkıyor.Ama sizde mütevazisiniz. Bir konuda ve belki çok fazla konuda böylesine özgün ayrıntılar ortaya koymak her zekanın işi değil bence.  26.01.2013 8:28
 

İnsanın hayatı elbette ki kendisine aittir. Çünkü her insan kendi yaşamının tüm zorluklarını kendi başına yaşıyor ise o zaman onun isterse yaşamına devam etmesi isterse de her ne sebepten olursa olsun son vermesi kendi seçimi olmalıdır. Allah benim karnımı doyuruyor, bana yardım ediyor mu. Kaç kere başım dara düştüyse her seferinde gördüm ki Allahtan bana en ufak fayda yok. Onun umurunda bile değil. Ben yaşamak istemiyorsam kime ne? Hem sonra cennette beni musluğundan şarap akan çeşmeler, ağzı var dili yok birbirinden güzel huriler bekliyorsa ve bir an evvel buradaki cehennemden kurtulmak istiyorsam kim beni tutabilir ki? Devlet bana engel olacakmış! Yalana bak, devlet yaşamak isteyenleri koruyamıyorken hadi bana eyvallah diyenleri nasıl koruyacak. Yok,yok Kerim kardeş bu blogunu hiç beğenmedim. Ama yine de sevgi ve selamlarımla

Matilla 
 24.01.2013 17:47
Cevap :
İşte yine özgün bir Mustafa Atilla yorumu.Sizi farklı ve önemli görmek yetmiyor,anlamak da lazım.Aslında anlıyorum da. Galiba sizin kadar özgür ve cesur değilim.Çok düşünmek lazım bu yorum üzerine. Kendi varlığınızı her şeylerden soyutlamış,beyniniz yüreğiniz mutlak bağımsız bence.Bu bilge kişiliğin güneş gibi etrafını aydınlatması,karanlıkları yok etmesi lazım.  24.01.2013 19:55
 

güzel ve tartışılabilir bir konu...Da, insan fazlamız var galiba... ölen ölür kalan sağlar bizimdir anlayışı hakim gibi...

Esma KAHRAMAN 
 24.01.2013 17:08
Cevap :
Teşekkürler sayın yazarım.  24.01.2013 17:51
 

Kıymetli Kerim Korkut:Korkut laf aramızda kendini öldürmek isteyeni biliyorlar,görüyorlar,o ölsün dünya bize kalsın diyorlar.Biliyorsun bu intihar konularında çok keşiflere gittim.Tetikli biraz habersiz, ipli haberli,kesin biliyorlar,dalga geçiyorlar oda gidip kendini nık yapıyor.Korkut Kemal Sunal bu konuda üç beş filim çevirdi,Hatırlarsan toplananlar hadi ulan at kendini nımusız..Özellikle Doğu ve Güneydoğu bölgelerimizde bu konu hala bir yara,örf ve adetlerin engeli, ekonomik sorunlar,acılı sevdalar...Kerim sen güzel yazı yazdın ben yorum yerine hikayeler yazıyorum.Benim tımarhaneye gitme zamanım geldi..Bakırköy'e gidemem orada Korkut var..Valla yazınız yerinde önemli bir yazı..Bilmem bu Kerim niye intihar etmiyor..Korkut yanaklardan değil şakaklardan öpüldün..Selam ve saygılar..

Mehmet Burakgazi 
 24.01.2013 15:54
Cevap :
Yorumcu arkadaşlar sizin insanlığınızı öve öve bitiremiyorlar.  24.01.2013 19:51
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 5113
Toplam yorum
: 13389
Toplam mesaj
: 282
Ort. okunma sayısı
: 669
Kayıt tarihi
: 21.09.08
 
 

Sadece sayfalarda kalan yazılar şaheser olsalar bile önemsiz ve anlamsızdır. İnsanlara ulaşan ve ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster