Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

16 Haziran '11

 
Kategori
Kişisel Gelişim
Okunma Sayısı
415
 

Kişiliğin temelleri - Zaman ve Bellek yapılanması

Kişiliğin temelleri - Zaman ve Bellek yapılanması
 

The Dance of Life


Psikologlar yıllar boyu belleğimizin, kişiliğimizin temeli olduğu ve davranışlarımızı şekillendirdiği konusunda hemfikir olmuşlardır. Ancak yine yıllarca da bu bilgiyle ne yapacakları konusunda somut bir adım atamamışlardır. İlk kez 1970’li yıllarda Richard Bandler, kavramsal psikoloji (cognitive psychology ) alanında, dış dünyadan gelen bilgilerin nasıl bir işlemden geçtiği, nasıl depolandığı konusunda, herkesin anlayıp uygulayabileceği bir model geliştirmiştir. Bu model NLP (Neuro Linguistic Programming) olarak ortaya konmuştur. Artık günümüzde kişiliğimizin temellerini oluşturan bileşenler, bu model içinde anlaşılabilmekte ve kişilik değişimi için gerekli araçlar, teknikler geliştirilebilmektedir. Zaman kavramı, fizik biliminden farklı olarak belleğimizde nasıl ortaya çıkar? Biz, hem geçmiş hem de gelecek, her iki veri de belleğimizde olmasına rağmen, onları nasıl ayırt ederiz? Hangisinin geçmiş, hangisinin gelecek olduğunu nasıl anlarız? Artık bu soruların yanıtları bir model içinde açıklanabilmektedir. Bir model, gerçeğin bir temsil şeklidir, gerçeğin kendisi değildir. Harita gibi. Haritalar da coğrafyayı temsil etme şeklidir, coğrafi bölgenin kendisi değildir. Bunu aklımızda tutarsak, atacağımız adımlarda, gerçek yada uydurma tartışmasından kurtuluruz. Bir modelleme yaptığımızın bilince oluruz 

AVRUPA VE ARAP USULÜ ZAMAN KAVRAYIŞLARI. 

Bazı insanlar zaman zenginiyken, bazı insanların hiç zamanları yoktur, bütün zamanları doludur. Günümüzde sık sık, kendine ya da yapmak isteyip de yapamadığı herhangi bir şeye zaman ayıramamaktan yakınan insanlarla karşılaşırız. Fakat, zaman konusunda böyle problemleri olmayan insanlar da sırıtarak yer alır bu insanların karşısında. Bu durumu araştıran bilim adamları, insanların zamanı iki ayrı şekilde kavradıklarını keşfetmişler. Avrupa (Anglo-European) tipi ve Arap tipi zaman kavrayışları(*). 

Avrupa tipi zaman kavrayışının, sanayi devrimiyle ortaya çıktığı düşünülmektedir. Bir fabrikada insanları belli bir saatte toplayabilmek için, örneğin saat 8:00’de herkesin işe gelmesini sağlamak için, böyle bir zaman kavrayışı gerekir. Zamanı bu şekilde kavrayan insanların günlük yaşamları planlıdır ve bu plana uygun akmak zorundadır. Örneğin saat 2:00’de ve 3:00’te birer buluşmamız varsa, birinci buluşma 3:00’ten önce, konu yarım kalsa da bitmek zorundadır. Saat 2:05’te buluşmaya gelen taraf, geç kalmıştır. Bu da tam beş dakika, karşı tarafın zamanını boşa harcamasına yol açmıştır. Buluşmaya zamanında gelmek son derece önemlidir bu insanlar için. 

Arap tipi zaman kavrayışı, sıcak iklimlerde, İslam ülkelerinde, Güney Amerika Ülkelerinde yaygındır. Bu tip bir zaman kavrayışında zaman hep “şimdi”dir. Geçmiş arkada kalmış, gelecek henüz doğmamıştır. Böyle bir zaman kavrayışında buluşmaya geç kalmak sorunu yoktur. Buluşmaya gidip gitmemek sorunu vardır. Eğer saat 2:00’deki bir görüşmeye saat 2:30’da gitmişseniz, sorun yoktur. Çünkü buluşacağınız kişi zaten bir şeyle meşguldür, oturup tam saat 2:00’de sizi beklemediği için, saat 2:30’da gitmekle onun zamanını boşa harcamış olmazsınız. Büyük bir olasılıkla saat 2:30’da da gitmiş olsanız, normal karşılanırsınız. Oysa Avrupa tipi zaman kavrayışında bu buluşma artık iptal edilmiştir ve siz buluşmayı kaçırmışsınızdır. Bu zaman kavrayışlarının kişiliğimizin temelini oluşturduğu görülmektedir(**). Her birinin, dünyayı kavrayışımızda ayrı avantajları ve sınırları vardır. Ayrıca bu sınıflandırma bir uçlaştırmadır. Pratikte bir çok insanın kişiliğinde bu iki zaman kavrayışı da görülür, özellikle ülkemizde bu ikili durum daha yaygındır. Biz yaşamımızın bazı alanlarında Avrupa tipi zaman anlayışına sahipken, bazı alanlarında da Arap tipi zaman kavrayışına sahibiz. Bu bilgilerin, belleğimizin yapılanmasında, kişiliğimizin oluşumunda ve sonuç olarak davranışlarımızda önemli bir yer tuttuğunu sanırım tahmin edebiliriz artık. Bu bilgileri kullanarak, kişiliğimizde veya belleğimizi yeniden yapılandırmada nasıl olumlu değişiklikler yapabiliriz? Önemli olan budur ve NLP modellemesi bu konuda epeyce yol kat etmiş gözüküyor. Zamanınızı dolu dolu geçirmeniz dileğiyle… 

izzetbalci@ziprotek.com 

(*)The Dance of Life, Edward T. Hall, 1984,  

(**)“Time Line Therapy and The Basis of Personality” By Tad James and Wyatt Woodsmall 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 75
Toplam yorum
: 13
Toplam mesaj
: 3
Ort. okunma sayısı
: 1120
Kayıt tarihi
: 06.06.11
 
 

Zihinsel Programlama Teknikleri(NLP, Hipnoz, Meditasyon..vs.) alanında, uzun yıllardır araştırma ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster