Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

13 Mayıs '19

 
Kategori
Ben Bildiriyorum
Okunma Sayısı
53
 

Kişilik-siz- im

Kişilik -siz-

Kişilik nedir. Böyle başlamalı değil mi? Giriş paragrafı olmalı kişilik nedir demeliyim,  sonra gelişme bölümünde, -siz- ekinin kişilik kelimesi üzerinde olumlu veya olumsuz olmasının etkileri ve neden böyle kullanılmalı ile ilgili öngörüler. Sonuç bölümünde ise herşeyi okuyucuya bırakacak ifadeler ile son vermeliyim yazıma  (!) Yok ya ben böyle yapmayacağım.

Kişilik -siz- im ben. Size göre kişilik yaptığım için. Sizin gibi düşünebildiğim için. Empati yapmanın çok daha ötesine gittiğim için. Kişilik yapayım derken göz çıkarttığım için ben kişilik-siz- im.

Size göre davranıyorum, çünkü sizleri tanıyorum. Sizlerin zaaflarınızı görüyorum. Bunlara oynamıyorum, en azından bu konuda ilkeli davranıyorum. Ne hissediyorsunuz biliyorum. Kızgınlıklarınızı, öfkenizi, aşka olan ihtiyaçlarınızı, doyurulmamış arzularınızı,  en gizli şehvet duygularınızı ve en tabi olan vahşet duygularınızı da…

Nasıl mı biliyorum, çünkü ben de bu duygular ile besleniyorum. Birisini öldürmek istiyorum bazen, yok olsa diyorum, haklı veya haksız olduğum gerçeğini hiç yargılamadan. Birisini çok seviyorum, sebep aramadan.  Bazen bir hataya çok kızıyorum, bazen aynı hataya gülüp geçiyorum. Bunları yaşarken de hiç kendimi yargılamıyorum. Utanıyorsam da, olgunluk ile utanıyorum. Bu yüzden yaşama karşı, hayatın kendi dinamiğine karışan bir edimim var.

Evet ben kişilik -siz- im.  Bundan da hiç utanmıyorum. Çünkü siz nelerden hoşlanırsınız veya seversiniz biliyorum. Ben kendim için “Benim için fark etmez”  diyorum.  Çok önemli değil diyorum, diyebiliyorum . Çünkü asli olanın bir şeyi çok severek kendimize değer kattığımızı topluma göstermek değil,  her şeyi sevecek yada nefret edecek  gönül yüceliğine erişmiş olmaktan geçtiğine inanıyorum. Size bakıyorum, ve bu niye yanlış olsun. Yada bunu yapınca nasıl rahatsız olur diye düşünüyorum. Sizin adınıza da yaşıyorum. Sizin sevmediğiniz kadar çok seviyorum, sizin konuşamadığınız kadar çok konuşuyorum, sizin bağıramadığınız kadar çok bağırıyorum, sizin gezemediğiniz kadar pasaklı geziyorum ben. Beni siz belirliyorsunuz. Size göre yaşıyorum. Sizin kişiliğim böyle dediğinizde, veya söyleyip de yapamadığınız şeyler benim vücudumda ve beynimde kendini buluyor. Bu edimlerin sağlıklı bir beyinde neler yapabileceğini yaşayarak öğreniyorum.  Kişilik ile ilgili kısıtlama duygusundan kurtuluyorum sayenizde.  Çünkü…..

Kişilik demek aslında kişiyi hayata karşı kısıtlayan bir söylem. Benim kişiliğim var demek, aslında yaşadığımız, deneyimlediğimiz, aile dediğimiz, kurallarını doğumumuzdan ölümümüze kadar koyamadığımız bir düzen içinde bir başkaldırı şeklidir. Ve maalesef bu söylemin yaşı bizim dönemimizde yaşadığımız gibi çok ergen yaş grubuna ait olmaktan çıkmıştır. Daha ufak yaş gruplarına iniyor kişilik yapmak. Mesela  2 yaş sendromu varmış. Hiçbir çocukta 2 yaş sendromu olmaz. Bunu duyduğumda çocuğa değil ama anne babaya, akıl fikir ver Tanrım demiştim. ‘Kişilik yapmak’ , ‘kişiliğimizin temel taşları’, ‘benim kişiliğim’ gibi kişilik ile ilgili kavramları kullanan birinin hayata karşı hiçbir fikrinin olmadığını kesinlikle savunuyorum.

İşte tam da bu sebepten ben kişilik-siz- im. Bundan da mutluyum. Ben gelişine yaşıyorum. Yaptığım her şeyin kişilik diye adlandırdığımız her şeyin, muhakkak genel geçer toplum kuralları ve insan doğasına uygun olarak çıkarttığım sonuçlar olduğunu öğrendim.
Gerçekten ama gerçekten kişilik-siz- im.

Sevgilerimle Ayrık otum.
 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 96
Toplam yorum
: 33
Toplam mesaj
: 9
Ort. okunma sayısı
: 334
Kayıt tarihi
: 05.09.07
 
 

Size hikayeler anlatmamı beklemeyin, halen büyümek istemeyen birisiyim. Daha çocuk, daha yaramaz ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster