Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

19 Ekim '08

 
Kategori
Kişisel Gelişim
Okunma Sayısı
4090
 

Kişilik ve Değişim

Kişilik ve Değişim
 

Değişimi ne kadar yoğun bir ihtirasla istersek,o kadar çabuk ve etkili biçimde değişebiliriz.


Aynı davranışları tekrarladığınız sürece
elde ettiğiniz sonuçlardan farklı bir sonuç
elde edemezsiniz.

Kişilik; Öğrenilmiş olan duygu, değer ( inanç ) ve davranışların bir organizasyonudur, dolayısıyla öğrendiğimiz her şey yeni öğrenmelerle değişebilir. Kendisini yenileme yeteneğine sahip olan insanın öğrenme ve yaratıcı kapasitesi ile ihtiyaçlarına cevap vermeyen davranış kalıplarını değiştirme imkanına her yaşta ve her zaman sahiptir.

Sevgili annem 70 yaşına girdiğinde
“ Geçen 1 yılın ardından kendimi daha da olgunlaşmış hissediyorum “ demişti.“
İnsan 7 sinde ne ise 70 de de odur “ safsatasına güzel bir cevap bence.

Eğer insan değişime direnç gösteriyorsa ya da yeterince emek vermiyorsa
değil 70 yıl 700 yıl geçse bile asla değişim sağlayamaz.Çünkü, değişimi yeterince istemiyordur.
Değişimi ne kadar yoğun bir ihtirasla istersek,
o kadar çabuk ve etkili biçimde değişebiliriz.
Değişim, özgür bir istek ve bilinçli bir öğrenme ile başlar.
Yeterli emek, sabır ve zamanla gerçekleşir.

Kendi değerlerini ( inançlarını ) korumak ve daha da geliştirmeye çalışmak, eksikleri tamamlamak, yanlışların yerine doğruları koyabilmek ve huzura sahte çarelerle değil de kalıcı değerlerle ulaşmaya çalışmak, yozluğa, sıradanlığa ve tüm olumsuzluklara meydan okumaktır. İnsanın kendi ruhsal derinliklerinde dolaşması muhteşem bir yolculuktur,

“ İste olsun “, “ Düşün gerçekleşsin “ gibi içi boş slogonik ve yüzeysel inançlarla bu yolculuğa çıkmak, bir filin züccaciye mağazasına girip dolaşması gibi ortalığı kırıp dökmekten başka hiçbir işe yaramaz. Değişim çok dikkat, emek, zaman ve sabır gerektiren hassas bir süreçtir. İnsan mutlu değilse elbette yaşamında bir şeyler değişmelidir fakat değişime nereden başlanacağı çok önemlidir. Değişim çabalarına genellikle davranışın çıkış noktasından değilde doğrudan kendisine odaklanarak başlıyorlar oysa bu tıpkı ağacın kökündeki sorunu görmeyip yapraklarıyla uğraşmaya benzeyen boş bir çabadır. Değişimin başlangıç yeri davranışın kendisi olmamalıdır çünkü davranış bir etki, bir tepki ve bir sonuçtur. Değişim o davranışa neden olan temel değer yargılarını iyi bir analizle başlar.

Kişiliğin sağlıklı gelişmesi için ferdin öncelikle karar verme özgürlüğünün her türlü olumsuz etkilerden arınmış olması gereklidir. İnsan ne ise öyle kalmak zorunda değildir. İnsan, kendi özgür seçimleriyle kendi varlığına şekil verebilir, kendini yenileyebilir. İnsan yapısını ve davranışlarını genetik özellikleri veya çevre şartları değil, kendi özgür seçimleri belirler. Seçme özgürlüğü aynı zamanda sorumlulukta getirir. İnsan yaptığı seçimlerin sorumluluğunu alabilir, almalıdır. ( Üstün DÖKMEN )

Tanrım,
değiştirilebilen ve değişmesi gereken şeyleri değiştirme cesaret ve gücünü,
değiştirilemeyecek şeyleri olduğu gibi kabul etme olgunluğunu ve
ikisi arasındaki farkı anlayacak aklı bana ver. ( Norfolk 1989 )


Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 36
Toplam yorum
: 54
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 5721
Kayıt tarihi
: 06.10.08
 
 

Günün dünden güzel olsun... ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster