Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

20 Ekim '16

 
Kategori
Kişisel Gelişim
Okunma Sayısı
716
 

Kişisel enerji doğru kullanarak hayat güzelleştirilebilir mi? Peki nasıl?

Kişisel enerji doğru kullanarak hayat güzelleştirilebilir mi? Peki nasıl?
 

Mutluluk bir seçimdir.  Mutlu olabilmek aslında biraz da kendini geçekten doğru tanımak, ne istediğini net bilmek, nasıl bir enerji yaydığının farkında olmakla da ilgili. Eğer bir hayaliniz ya da hedefiniz yoksa bu durum yaşamınızda hayattan zevk almamanıza, mutlu olmamanıza ve hayata karşı motivasyonunuzun düşmesine sebep olur.

Birçok sorunla, olumsuz yaşanan olaylarla hepimiz karşılaşırız hayatımız süreci içerisinde. Hep sorarız neden benim başıma geliyor, niye hep aynı şeyleri tekrar tekrar yaşıyorum ben?… Olayları suçlarken ya da etrafımızdakileri,  asıl sorunun kendimizden kaynaklanabildiği kısmına pek de aynı şiddette ehemmiyet vermeyiz kimi zaman. Ama bir gerçek vardır ki; insan ne düşünürse, nasıl davranırsa hayatına da onu çeker, enerjisini de o şekilde yönlendirir, düşürür ya da yükseltir. Aşırı kaygılı insanların da enerjisi düşüktür çünkü kaygılar ve ön yargılar da insanın enerjisini düşürür.

Etrafınızı değiştiremeyebilirsiniz ama kendi düşüncesel yaklaşımlarınızı ve size davranış şekillerini değiştirebilirsiniz; enerjinizi değiştirerek. Enerji değiştirme aşamalarında size yardım edecek yöntemler var.  

İş hayatımda, aşk hayatımda, parayla ilişkimde enerjilerimi değiştirmek istiyorum diyorsanız enerjiyi nasıl değiştirebilirsiniz?

Kararlı olmak

Kendi potansiyelini keşfederek, kendi değerini anlayarak, öz güvenini geliştirerek, kendini sevmeyi öğrenerek, amaçlarını doğru belirleyerek, karar vererek ve kararlarımın arkasında durarak, enerjiyi tüketenleri hayatından uzaklaştırarak, hayır diyebilmeyi öğrenerek… Enerjiyi bunlarla değiştirebilmek kısmen de olsa mümkün ama önce kararlı olmalı ve hiçbir durumda yılıp, pes edilmemeli.

Dengede kalmak

Önce iç dengeyi sağlarsanız, dış dengeler de yerine oturur. Koşullandırdığınız, fazla anlam yüklediğiniz her şey sizden daha çok uzaklaştığı gibi, size engel de olur. Hayatınızda bazı şeylerin netleşmesini istiyorsanız önce arının, farkındalık kazandığınız her şeyi zamanla değiştirip dengeye ulaşmanız mümkün. Kendi içine dönüp, önce kendini rahatlatacak çözümlere yönelmek..

Önce düşüncelerinizi sonra duygularınızı ve bunlara bağlı olarak davranışlarınızı değiştirdiğinizde bir üst enerji seviyesine çıkar ve değiştirebilme, hayatınızı daha çok kontrol edebilme gücüne sahip olursunuz. Bu da dengeyi bulmanızı ve dengede kalmanızı sağlar. Düşüncenin gücü yaşananın olayların seyrinde ciddi bir yere sahip. Hangi enerjiyi yollarsanız bir bumerang gibi size geri döner.

Egonun esiri olmamak

Marianne Williamson’ın sözü çok güzel açıklar huzuru bulmanın ne olduğunu… “Ego der ki, Her şey yerine oturduğunda huzuru bulacağım. Ruh der ki, Huzuru bul, her şey yerine oturacaktır.”

Önce iç huzuru yaratırsanız, dış huzur da sırasıyla gelir. Egonuzun oyununa fazla gelirseniz, bu durum sizi iç huzurunuzdan da uzaklaştırır. Her yapmak istediğiniz şeyde ego susmayacaktır; sen yapamazsın, bunu şöyle yapma, bunu şöyle yap… Eğer ego çok yüksekse bu durumda başarısızlık riski de fazladır. Egonuzun sesini susturmayı başarırsanız, iç sesinizi daha çok duyabilirsiniz.

Tükenmişlik sendromunu yenmek

Zihinsel ve duygusal alışkanlıkları, içe dönerek ve biraz çaba harcayarak değiştirebilmek aslında mümkün. Tükenmişli yaşamak enerjiyi düşüren en büyük sebeplerden birisidir.  Sorumluluklardan bunalmak, istediği kadar ilgi görememek, aşkta yaşanan olumsuzluklar parasızlık, sıradanlık, monotonluk, başarısızlık ve yetersizlik korkusu altında ezilmek tükenmişlik durumunu tetikler. Tükenmişlik; yaşam tarzından, iş ile ilgili problemlerden, taşıyabileceğinin çok üzerinde yük ve sorumluluk almaktan, kişinin kendi kişilik özellikleri gibi sebeplerden kaynaklanabilir.

Enerjiyi arttıracak yöntemlere yönelmek bu sendromu aşmayı sağlayabilir. Sağlıklı beslenme, egzersiz, düzenli katılınan sosyal aktiviteler, uyku alışkanlıklarının yeniden düzenlenmesi, olumsuzluklardan öte üretebileceği şeylere odaklanmak ve onları başarabilmek için tutkuyla çalışmak, kendi gelişimine yatırım yapmak; araştırmak, okumak, yazmak, gezmek, keyif alınabilecek hobiler yaratmak, karşılık görülmediği ilişkilerin ya da yanlış insanların peşinden koşmaktan,  aşırı değer vermekten, kendi değerini düşürmekten kaçınmak, bir ilişki olmuyorsa bunu oldurmaya çalışmaktan tükenmişlik durumunun yenilmesinde etkili olabilir.

Seçimleri doğru yapmak

İşinizi de, eşinizi de, nasıl yaşayacağınızı da siz seçersiniz. Seçimlerinizden memnun değilseniz, neyi, nasıl seçtiğinize bir bakın.  Bugüne kadar seçtiklerinize bir bakın; hep aynı tipteki insanlar aynı olaylar mıydı? Hangi deneyimler ve hangi tarzdaki ilişkiler yaşadınız, benzerlikler neydi? Seçimlerinizi yaparken düşünceler, duyguları harekete geçirir sonra da karar alma süreçlerinizi etkiler.

Kendi içinizde çelişen inançlar da seçimlerinizi etkiler. Hayat zordur inancı size zor bir hayatı getirir. Erkekler aldatır inancı size aldatan erkekleri getirir. Seçimlerinizi yaparken, kökleşmiş inançlarınızın da bu etkisinin olduğunu biraz geçmiş seçimlerinizi incelerseniz anlamanız mümkün. Daha doğru seçimler yapmak istiyorsanız, önce bu inançların sizi nasıl engellediğine ya da size neler getirmiş olduğuna bir bakın. Ve eğer seçimlerinizdeki gücü fazla ise bu inançları iyileştirmek için kendinizle biraz zaman geçirip, kendi içinize inin. Kim gelirse gelsin eğer hep sizi mutsuz eden  insanlar hayatınıza geliyorsa, sizin aynalanma süreciniz devam ediyor demektir çünkü aslında hayatımıza gelen birçok insan bizi, bize aynalar. Ve siz kendinizi değiştirmedikçe işte o aynalar da değişmez.

Kendini iyi tanımak

Bireyin, kendi var oluşunun sebeplerini anlayabilmesi için kendisini doğru tanıması bunu yapmak için de kendisi ile yüzleşmeye cesareti olması gerekir. Kendi ile yüzleşmek, kişinin bir süre kendi ile baş başa kalması ve bazı soruları kendi içinde sorgulaması ile gelişir. “Ben kimim?” ve “Hayatta ne yapmak istiyorum?” Öncelikle bu soruların cevabını arayarak kendini tanımaya başlamalı.

Farkındalığın ilk aşamasını tamamlamak için, kişi bu soruların cevaplarını aramalı ve bu süreçte kendi misyonunu ve vizyonu belirleyebilmelidir.

Misyon

Başarılı insanların en büyük özelliği bir misyona sahip olmaları. Misyon; kişinin bu hayatta neden ve kim için yer aldığını, bu hayata kattığı anlamın ve değerin ne olduğunu, kısaca kişinin var oluş amacını anlamlandırmasıdır.

Öncelikle sizin misyonunuz ne, bunu belirleyin.

Vizyon

Misyon bugünümüzü, vizyon ise gelecekte varmak istediğimiz, varacağımız noktayı tanımlar.

Vizyon en özet şekliyle gelecek resmini çizmektir. Bireyin gelecekte ulaşmak istediği ve varmayı hedeflediği noktadır. Vizyon sahibi kişiler gerçekte nereye gitmek istediğini bilir ve bu yönde davranışlarını belirler. 

Güçlü yönlerini geliştirip, beslemek

Yeteneğiniz olduğu alanları keşfetmek  ve bu yeteneklerin üstüne gitmek, kendinizle daha çok zaman geçirmek ve kendinizi mutlu etmek, kendi üstünüze daha çok titremek (fiziki görünüş, imajı, beden dili kullanımı, sahip olunan meziyetler;  kısaca karizmanızı, hayata bağlanmanızı ya da istediğiniz gibi insanları kendinize çekmek için etkileyecek ve sahip olduğunuz her şeyi beslemek)

Enerjiyi değiştirmeyi seçmek

Karşılaştığınız tüm red edilmelere karşı dirençli olmayı, pes etmemeyi, yaptığınız hatalardan ders almayı ve öğrenmeyi, gülümsemeyi, odaklandığınız şeyleri doğru analiz etmeyi ve isteklerinize doğru odaklanmayı, tevazu göstermeyi, mutlu ilişkilere olan arzunuzu nasıl hayata geçireceğinizi, her şeyin başlangıcının iç huzurunuz olduğunu öğrenerek keşfetmek ve bu alanlardaki negatif enerjilerimi, ön yargılarınızı değiştirmeye başlamak…

Öncelikle sizi neyin mutlu edeceğini keşfetmek önemli. Siz nelerle mutlu olursunuz? İlişkilerinizde, sağlığınızda, işinizde, ekonomik durumunuzda neyi, neleri hedefliyorsunuz? Her gün bu seçtiğiniz alanlarda başarıya ulaşmak için neler yapmalısınız?

Hayatınıza giren kişiler, yaşadığınız olaylar aslında biraz da dışarıya yolladığınız enerji ile şekillenir. Siz mutlu, kendi içinizde bütün, pozitif bir insansanız, size gelecek insanlar da öyle olur.

Önce sahip olduğunuz gücün farkına varın. İstediklerinizi kendinize çekmek ve yaşamak biraz da sizin elinizde. Enerjinizi doğru kullanarak…

Bir şeylerin değişmesini istiyorsanız, artık kaybedenler arasında olmak istemiyorsanız o zaman bugünden itibaren olumsuz frekanslar yayan enerjinizi siz isterseniz değiştirebilirsiniz. Seçim gene de sizin. Hepimiz seçimlerimizde özgürüz.

Gene sevdiğim bir sözle bitireyim. 

"Her tercih bir vazgeçiştir."

 

Yeşim Buyurgan

Kişisel Gelişim Uzmanı, Eğitmen

 

*Yazılar teklif hakları gereği yazar ismi verilmeden ya da kaynak gösterilmeden kullanılamaz.

 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 92
Toplam yorum
: 402
Toplam mesaj
: 26
Ort. okunma sayısı
: 3773
Kayıt tarihi
: 10.11.10
 
 

İstanbul Teknik Üniversitesi Kimya Bölümü'nden Kimyager olarak mezun olmuştur. 1996-1997 yılları ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster