Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

11 Aralık '14

 
Kategori
İş Yaşamı - Kariyer
Okunma Sayısı
315
 

Kişisel gelişim: Hayat ve "Öğrenilmiş Çaresizlik" durumu

Kişisel gelişim: Hayat ve "Öğrenilmiş Çaresizlik" durumu
 

bilanet.org


Komşumuz son derece çaresiz durumda, üzgün ve durgun; kendisine sormadan anlattı.  Çok iyi bir  eğitimi olduğu halde oğlu aylardır işsizmiş. İstanbul’da yaşıyor ve ev kirasını burada bulunan annesi babası gönderiyor. Ve çocuk o durumda aylardır iş aradığı halde iş bulamıyor ve çaresizlik içinde (ve belki de depresyon) yaşamaya çalışıyormuş.
 
Böyle yüzlerce insan tanıyoruz. Okuyorlar, çok güzel okullar bitiriyorlar ve büyük bir umut içinde Koca Kent’e gidiyorlar ve durmadan iş arıyorlar. Gazeteler, ilanlar… Nereyi , hangi fırsatı olursa olsun kullanıp başvuruyorlar ve sonuç , sonuç sıfır… Bu boşuna çabalardan sonra  genç insanın ve ailesinin moralini düşünün. Şimdi bu  genç çocuk Koca Kent’teki bütün beklentilerini bitirip, küçücük kasabadaki evine dönecek. Ve belki de artık iş hayallerini bile unutacak...
 
Türkiye’de yüz binlerce öğretmen işsiz sokaklarda gezip duruyor. .. Mühendisler ve çok sayıda genç insan artık umudunu yitirmiş durumda Büyük kentlerde gösteri yapıp duruyorlar.
 
Çok mu zor, Eğitim Fakülte’lerinin kontenjanlarını kısmak  ve mezunlara daha çok fırsat vermek. Tabii o zaman da daha başka sorunlar ortaya çıkıyor. Eğer gençler bu fakültelere giremezlerse , ne olacak… Lise mezunu bir sürü işsiz… hepsini de İmam-hatip yapamazsınız…? Peki, ne yapacaksınız…
 
TÜrkiye'de Merkezi Planlama işi çoktan unutuldu. O işi politikacılar, biz daha iyi beceririz, diye ortadan kaldırdılar. Bu yüzden, hangi konuda ne kadar fazlalık var, azlık var kesinkes bilemiyoruz ve önceden bir önlem almak da kolay değil.
 
Bütün bu süreçler sonucunda genç insanların durumu ne oluyor biliyor musunuz?  “Öğrenilmiş Çaresizlik” durumu…
 
Nedir “Öğrenilmiş Çaresizlik” Tanımı şöyle:
 
Kişinin geçmişte yaşadığı olmsuz deneyimler, başarısızlıklar karşısında yılması ve mücadeleyi bırakması.” 
 
Genç, dönüyor dolaşıyor, iş arıyor  ; bir sürü kapıların ipini çekiyor… Ama her kapıdan “Olumsuz” bir yanıt alıyor. Ne olur o kişinin hali… Artık sonunda, evden dışarıya çıkamaz hale geliyor ve sonuç büyük çoğunlukla, depresyondur; çöküntüdür. Artık bir noktadan sonra o gence ne annesi, ne babası yardım edebilir. Çünkü elde kalan bir enkazdır… Tabii, tedavi edilebilir; yeni yollar gösterilebilir. Ama iyi, akıllı ellere düşerse.
 
Şimdi şu olguya bir bakın:
 
“CHP Genel Başkan Yardımcısı , Haluk Koç eş , dost, akrabaların korunup, kollanarak (Nepotizm) devlete yüksek maaşlarla yerleştirilen 85 kişilik listeyi açıkladı. “
 
Bunun karşısında Başbakan’dan hiçbir açıklayıcı yanıt çıkmadı.
 
Diğer yandan Cumhurbaşkanlığı ödülü alan , buna karşılık Törende Cumhurbaşkanını öven bir konuşma yapan Alev Alatlı’nın damadının da  TTNet Genel Müdür vekilliğine getirildiği açıklandı.
 
Biliyorsunuz, Türkiye’de istersen hangi üniversiteyi bitirirsen bitir, devlet katında bir işe girmek için, KPPS Seçme Sınavı’na girmek gerekir.
 
Ama yukardaki 85 kişilik listede bulunanlardan hiç birinin bu sınava girdiği ve kazandığı bilinmiyor. Yok öyle bir şey… Türkiye’de bazı gençlere  KPSS var; bazılarına da torpil… Peki, bu durumda bu insanlar nasıl isyan etmezler.
 
Bazı gençler çalışıp çabalıyorlar, bir sürü kurslar alıp , paralar harcayıp KPSS’ye giriyorlar. Yeterli puanı aldıktan sonra , devlet dairelerine, iş yerlerine başvuruyorlar… Ama boşuna…
 
Çünkü bu devirde işe girmek için , KPSS filan maval… Asıl , AKP’li birinden kartvizitin var mı, yok mu? Yoksa, açıktasın…
 
Arkadaş bunu iyi belle. Türkiye bu duruma düşürülmüş durumda. Ya onlardansın; ya değilsin. Değilsen, Atatürk’çüysen; çağdaş bir insansan, işe gireceğim diye boşuna umutlanma. Çünkü bu devirde , akıllı olmak; çok büyük üniversiteleri bitirmek boşuna… Havaiyat… KART’ın var mı? Yoksa , git kendini denize at…
 
"Al sana, Öğrenilmiş Çaresizlik"
 
İşte insanları bu hale getiriyorlar.
 
Yüzbinlerce insan bu yüzden sokaklarda sürtüp duruyor.
 
İşsiz gençler, üniversiteliler artık çaresiz olduklarını biliyorlar. Biraz seslerini çıkardıkları zaman da sopa yiyorlar…
 
Ondan sonra , “Öğrenilmiş Çaresizlik” durumu içinde evlerine çekilip, seslerini, nefeslerini kesip, oturuyorlar. Ne yapsınlar?
 
Hadi bakalım , söyleyin büyükler çarelerinizi. Biz bu insanları ne yapacağız.? Bu kadar akıllı bir kuşak yetiştirdik. 20- 25 yıl onlara emek verdik; besleyip büyüttük… Peki şimdi ne olacak?
 
Gençler de çaresiz, aileler de…
 
Ama bazıları hala KART peşinde… Bütün bunlar zaten onlar yüzünden oluyor. Ya kart bulabilirsek umudu var.
 
Ne yapsın Alev Alatlı… Çaresiz…  Sonunda bu işe  kendince bir  çare bulmuş. 
 
Ama bunu herkes yapamaz. 
 
Ondan dolayı işsisiz.. Ondan dolayı… çaresisiz. 
 
Durumumuz budur. Ahvalimizi, Çalaba havale ederiz. O büyüktür ne yapacağını bilir.
 
Şennur Köseli, Şahin ÖZŞAHİN bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 2579
Toplam yorum
: 10204
Toplam mesaj
: 237
Ort. okunma sayısı
: 779
Kayıt tarihi
: 24.10.10
 
 

Mesleğim eğitimcilik… Şimdi artık emekli bir vatandaşım… biraz şairlik, biraz hayalcilik, biraz s..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster