Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

26 Temmuz '16

 
Kategori
Kişisel Gelişim
Okunma Sayısı
204
 

Kişisel gelişim: Şunu yap, bunu yapma...

Kişisel gelişim: Şunu yap, bunu yapma...
 

Siz ne kadar iyi olursanız olun. Siz iyi oldukça çevrenizde ki  kötü, önyargılı insanlar sizi kullanmak isterler; hatta fena halde kullanmak isterler.
 
Önce bunu pek anlayamazsınız.. Eşimdir, dostumdur, “hadi bu kerelik de istediğini yapayım..” dersiniz ama karşıdakinin istekleri hiç bitmez. “şunu da yap, bunu da yap..” Veya yapılması gereken iyi, yararlı bir şeyden sizi caydırmaya çalışırlar.
 
İyi bir işe başlamanız gerektiği anda caydırmak isterler, gizlice engellemek isterler..
 
Bir süre sonra artık aklınızda bir takım kuşkular belirir, böyle insanların dost mu, düşman mı olduğunu anlayamaz hale gelirsiniz. Çünkü biraz dikkatli baktığınızda ve düşündüğünüzde, karşıdakinin sizi hep düşmanın üzerine sürdüğünü ve kendisinin geride kalıp, kıs kıs gülümsediğini görürsünüz.
 
Ve belki bir yerde (eğer akıllıysanız..) “Bu adam beni kullanmak istiyor; bilgimden, becerilerimden yararlanmak istiyor ve kendisinin beceremediği durumlarda beni öne sürüyor,”dersiniz. Evet, o noktadan sonra asıl ders başlamıştır. Karşıdaki insan gerçekten dost mudur, yoksa düşman mı? Bazen anlamak zor olabilir. Veya iyi niyetimizden (veya aptallığımızdan) anlamak istemeyiz. Çünkü karşımızdakini dost zannederiz, veya bu kanı uzunca bir süre sürer gider ve biz hala “bir dostu kaybetmek istemem, o iyi bir insan,” kurgularıyla kendi kendimizle avunmak isteriz. Ama karşıdakinin istekleri hiç bitmez ve bir yerden sonra da sizin için çok tehlikeli olur.
 
Bazen bu isteklerini sizi ikna ederek, türlü laflar dökerek, sizi kandırarak yapmak veya yaptırmak isterler; bazen de tehdit ederler; hatta korkuturlar bile.. Bazen alay ederler, “Sen bunu beceremezsin,” derler. Amaçları sizi şu veya bu şekilde cepheye sürmektir.
 
Zaten siz ona inandıktan sonra işleri, sizi uzaktan seyredip, nasıl yenildiğinizi, mahvolduğunuz görmektir. Bundan zevklenirler; sizi kullandıklarından dolayı kendi kendilerini kutlarlar. Sizin enayiliğinizi ise herkese duyurmak için can atarlar.
 
Cemil Meriç’in bir sözü var. Burada onu hatırlatmak isterim. “İnsanlar sevilmek için yaratıldılar, eşyalar ise kullanılmak için.  Dünyadaki kaosun nedeni ise eşyaların sevilmeleri ve insanların kullanılmalarıdır..”
 
İnsan insanı fena halde kullanır. Kendisi riskli gördüğü işlerde arkadaşını ileri iter “Sen akıllısın, beceriklisin, hadi sen yap..” der. Sonra kenara çekilir, karşıdakinin başarısızlığını görmekten, seyretmekten zevk alır.
 
Evet, bazıları durmadan bizi itelerler:  “Şunu yapsana, bunu yapsana..” Durmadan bizi düşmanın üzerine sürerler. Kendileri bu sırada seyrederler ve kıs kıs gülerler.
 
Sizi düşman üzerine gitmeye davet ederler. “Yoksa korkuyor musun?”derler. Sizi öne iterler..
Kendileri arkada kalır ve sizi seyrederler ve sizin enayiliğinize gülerler.
 
Son zamanlarda kimin kimi kullandığın iyi gördük. Galiba insanlar geniş ölçüde birbirlerini kullanıyorlar. Ve hala bu kullanma ve kullanılma işi sürüp gidiyor. E ne demişler…
 
“Beni düşmanımın kötülüğü değil, dostumun sinsiliği korkutur..” (Erdek.26.Temmuz.2016) 
 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

İnsanları sevmek için seçelim, eşyaları kullanmak için. Başkalarının kullanımı için dünyaya gelmediğimizi unutmasak çok şey düzelebilir sanıyorum.

Muharrem Soyek 
 24.08.2016 17:20
Cevap :
Hemen hemen ortak düşünceler. Paylaştığınız için teşekkürler. Esenlikler.  24.08.2016 20:55
 

Kullanmak kullanılmak işte bütün mesele...

Şahin ÖZŞAHİN 
 26.07.2016 18:40
Cevap :
That's all the question..!  27.07.2016 14:18
 

sair'likten sonra bilge'lige basladin galiba ! 26 temmuz 2016 NY

Newyorker 
 26.07.2016 15:45
Cevap :
..!..?  26.07.2016 18:49
 

Yazınıza genelde katılmakla birlikte Cemil Meriç'in sözüne katılmıyorum. Çünkü insanların SEVİLMEK için yaratıldıkları iddiası koskocaman bir yalandır. İnsan illa bir şey için yaratılmış olsa bile kendi özgür iradesiyle YAŞAMAK için yaratılmış olabilir. İnsanın sevilip sevilmediği veya kimler tarafından sevildiği, sevilmediği hiç önemli değildir. Önemli olan insanın sevilmeyi, sayılmayı hak edip etmediğidir. Örneğin MB cemaati beni sivri dilim nedeniyle pek sevmez, çok da umurumdaydı. Bende MB ahalisinin % 99'unu sevmem. Bütün bu sevip sevmemeler ne ifade eder ki? Sevgi ve selamlarımla

Matilla 
 26.07.2016 12:57
Cevap :
Değerli Atilla, "sevgi" üzerine sözlerine katılmamakla birlikte çok teşekkürler ediyorum. Hiç olmazsa felsefenle insanları düşünmeye itiyorsun. Gerisi de dediğin gibi, fasa fiso... Saygılar, esenlikler.  26.07.2016 18:51
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 2579
Toplam yorum
: 10204
Toplam mesaj
: 237
Ort. okunma sayısı
: 790
Kayıt tarihi
: 24.10.10
 
 

Mesleğim eğitimcilik… Şimdi artık emekli bir vatandaşım… biraz şairlik, biraz hayalcilik, biraz s..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster