Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

30 Ocak '13

 
Kategori
Kişisel Gelişim
Okunma Sayısı
412
 

Kişisel gelişim 23: Herkes kendi aklını beğenir

Kişisel gelişim 23: Herkes kendi aklını beğenir
 

g.psychcentral.com


Şöyle bir topluma karış; insanları gözlemle. Göreceksin ki , çoğu hep ortada “ Ben, ben, ben…” diye dolaşıyorlar. Söylediklerine göre en akıllı onlarmış, en çok fikir ,bilgi onlarda varmış, en varlıklı, en dirayetli onlarmış… Ben, ben, ben … diye ortalarda gezer dururlar.

Türk halkı böyle “ben, ben, ben…” diye söyleyip gezen kişilere “bencil” adını bulmuştur ki; “cuk” oturmuştur. Ve bunlar bencildirler ama bencil olduğunu bilmezler. Bir de “diğerkam”, “Özgeci” görünmek için ellerinden geleni yaparlar. Ama aslında bunları da kendilerini göstermek için yaparlar. Ben, ben,ben… Hadi Allah hayırlar versin, ama nereye kadar?

“Yalancının mumu yatsıya kadar yanar” derler ya, bunların kendini beğenmişlikleri de bir sert kayaya rastlayıncaya kadar sürer gider. Ama, o sert kaya bu kişilerin suratına öylesine bir ayna tutar ki, bu kişiler o aynaya baktıklarını kendilerini tanıyamazlar ve “Bu ben miyim?” diye kendi kendilerine sorarlar. Ve hiçbir zaman kendi gerçek suratlarını görmek istemezler.

Bu , “Ben ,ben,ben…” diye gezen tiplerin en önemli özelliklerinden biri de hiç de göstermeye çalıştıkları özelliklere sahip olmayışlarıdır. Aslında, basit insanlardır ama öylesine aşağılık duygularına sahiptirler ki, kendilerince makbul gördükleri yüzlerini allayıp pullayıp başkalarına pazarlamaya bakarlar.

Ama arif olanlar, bunları çok çabuk tanırlar ve gerçek değerlerini ölçerek onları hemen olması gereken köşeye oturturlar.

Bu tiplerin en büyük. Özelliklerinden biri de kendi çevrelerinde bulunan bazı zayıf karakterli insanları ezmeleridir.

Ve genellikle bazı zayıf karakterli tipler de , bu ikiyüzlü ; bir yanı babacan, bir yanı ezen, yararlanan tiplerin peşinden ayrılmazlar.

Kendini çok beğenen, herkesten üstün gören; kimseleri beğenmeyen; üstüne üstlük biraz kendinden üstün bulduğu kişileri yerin dibine sokmak için elinden geleni yapan; paronyaklığın bir göstergesi olan; kavgacı, iddiacı , bencil bir tip.

Günlük hayatta, hele modern, kent toplumu içinde böyle hastalıklı tipleri artık sık sık görmek mümkün.

İlk önce insana dostça yaklaşırlar. Karşıdaki insanı tanıdıktan, çıkarları açısından kendisine ne kadar zararlı olabileceğini tahmin ettikten sonra, karşıdaki insan için açık ve gizli her türlü melaneti yapabilirler.

En büyük güçleri “İroni”yse, açık savaşım şekilleri alay etmektir. Şu veya bu şekilde karşıdaki insanı kızdırıp, kendilerine açık düşman ilan etmeleri için ellerinden geleni yaparlar. Ondan sonra, karşıdaki insanın rakip olduğu, eleştirdiği insanları bulup, onlarla dost olurlar; birlikte hareket edip, müşterek düşmanı mahvetmek için ellerinden geleni yaparlar.

Toplum bunların açık oyununu uzun süre anlayamaz. Çünkü uzun süre yalnızları, ve “ezilenleri” oynarlar; sistemden ve karşıdaki kişinin davranışlarından çok kötü bir şekilde etkilenmişlerdir; ezilmişlerdir… İnsanlara bunu anlatmaya çalışırlar. İnsanlar, bunların içindeki kötülük tohumlarını, şeytani yüzlerini anlayıncaya kadar, epeyce zaman geçer.

Aşırı bencil, manyakça kendini beğenen, kendine hayran olan kimselerdir… Narsistirler. “Modern toplumda benlik, Christopher Lasch'ın başyapıtı Narsisizm Kültürü'nde söylediği gibi, büyüklenmeci, egomanyak, narsistik, çocuksu ve boş bir benliktir.”(Kemal Sayar)

Egosu hususunda yükseklik fobisi yaşamayan, kanımca tek tiksindirici insan modeli..
artık “yüksekdahayüksekenyüksek” benlik takıntısını nasıl şişireceğini bilemeyen, yeni yollar deneyen, eski yollarla yetinemeyen, herkesbanabaksın/ herkesbenledolsun/ herkesbeniörnekalsın/ herkesbenolsun 'cu düsturu, destursuzca iğfal eden/ tabi olmaktan uzak, tabiyatiyle plastik bıçak neviinden "kesmeye çalışırken kırılıveren/ toprağa karışması bilmem kaç bin yıl süren" bir nesne, bir objeden ibaret kalma; büyüyorum sanırken ufalıp minnacık kalma durumudur...(lalena, 2.Ağust.2005)

Egomanyak 'ünlüler' her zaman “sinik” vatandaşa karşıdır…

Kendini dünyanın merkezi sanırlar.

İstanbul’da yaşayan ABD’li gazeteci, Orhan Pamuk’la yaptığı röportajda yazardan “Egomanyak” diye söz etti. BATI basınında genellikle hakkındaki övgü dolu yazılarla yer alan Nobel ödüllü yazar Orhan Pamuk, bu kez farklı bir tavırla karşı karşıya kaldı. Kanada’nın önde gelen gazetelerinden Globe and Mail için Pamuk’la söyleşi yapan Amerikalı gazeteci Claire Berlinski, ünlü yazar için alaycı ifadeler kullandı.

İster kitaptaki ismiyle “Narsist” deyin, veya bazılarının adlandırmalarıyla “Egomanyak” adını kullanın , bu tipler çevrenize musallat olmuşsa , eninde sonunda siz rahatsız edecektir; sizin üzerinizde egemenlik kurmak isteyecektir.

Çünkü onların düşüncelerine göre ,en iyisi, “O’dur” başkaları ona biat etmelidir.

Eğer , kendilerine biat etmelerini istedikleri kişi biat etmezse, onların egemenliğini tanımazsa ne olur? Ondan sonra işkence başlar; ya alay ederler; kendi bildiklerince eleştirirler; ironi yaratırlar; karşıdakilerini hayatlarından bezdirirler. Sonra de ellerinden gelen kötülüğü yaparlar. Bu kişilerin , etkisinden kurtulmak da çok zordur.

Bazıları tam psikiyatristliktir…! Ama farkında değildirler… Birileri onlara zaman zaman hatırlatsa da , güler geçerler. Çünkü onlar en akıllıdırlar, en zekidirler…

Belalısı, bayağı belalı olur. Allah eşi, dostu esirgesin.

 

 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Erdal hocam, dunya ve yasam formu buyuk bir devinim icinde degisiyor.Eskiden cok yaramaz dediklerimiz bu gun adhd veya over active semtoplari oldugunu biliyoruz. Bipolar'in ne oldugu hakkinda cok da bilgimiz yoktu. Ama tedavileri mumkun veya en aza indirmek mumkun. Sorun gorebilmek ve tedaviyi kabul edebilmekte, Saglik ve saygiyla

Newyorker 
 30.01.2013 16:59
Cevap :
Yani önce adamın "Mazhar Osman'lık" olduğunu kabul edeceğiz, ondan sonra da hastalığına çare bulacağız mı (Vice-versa) diyorsun... Doğrudur , her sosyal hastalığın da belki bir adı vardır! Düşünelim bakalım.  30.01.2013 19:39
 

Bu tiplere her yerde rastalamak mümkündür Erdal bey. Özellikle düşmanımın düşmanı dostumdur diyenlerden uzak durmak gerek...Saygılar, selamlar...

Erol Özışık 
 30.01.2013 14:11
Cevap :
Belki de insanları benden iyi tanıyorsunuz Erol Bey. Ama bizim yaşlara gelince , öyle tiplere rastlamış oluyoruz ki, iyice insandan korkar hale geliyoruz. Ne diyelim Allah kötülerin şerrinden saklasın.  30.01.2013 14:40
 

Merhaba Erdal bey, İnsanlıkda üç merhale var derler. "ben" "biz" "siz". Maalesef daha günümüz insanlığı "ben" den "biz" e geçemedi. Saygı vve selamlar...

izmirli doksanyedi 
 30.01.2013 12:19
Cevap :
Galiba bir de "Onlar" var. Ama "ben"i yüceltmekten, "Onlar"a sıra gelmiyor. Saygılar.  30.01.2013 12:48
 

Sayın hocam, o yüzdendir ki yazılarımda yani yorum ve cevaplarımda çoğunlukla "biz" ifadesini kullanırım. Ben demek kibir ifadesi gibi gelir adeta. Akıl konusuna gelince; atasözümüze göre de "insan, kendi aklını beğenmezse, çatlar ölürmüş". Selam ve saygılarla...

Yurdagül Alkan 
 30.01.2013 12:16
Cevap :
Çoğu kez ben de durup düşünmüşümdür :"Ben" mi desem, yoksa"biz"mi? Ama bir çoklarına göre zaten "Ben"den başka şahıs zamiri yok herhalde..!  30.01.2013 12:51
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 2579
Toplam yorum
: 10204
Toplam mesaj
: 237
Ort. okunma sayısı
: 836
Kayıt tarihi
: 24.10.10
 
 

Mesleğim eğitimcilik… Şimdi artık emekli bir vatandaşım… biraz şairlik, biraz hayalcilik, biraz s..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster