Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

24 Temmuz '07

 
Kategori
Kitap
Okunma Sayısı
503
 

Kişisel gelişme patroooon

Kişisel gelişme patroooon
 

Ben zaten hafiften takozumdur. Hiç gelemem öyle pozitif düşünelim, reikiyim, feng shuiliyelim hikayelerine. İçim daralır. Bağıra bağıra kaçasım gelir. Ve fakat tecrübeyle sabittir ki kaçılmıyor efendim. Ne kadar kaçmak istesen katlanarak yuvarlanıyor üstüne. Aman kişiselleşmeyelim diyorsun. Gelişmeyelim diyorsun. Tam yakandan yakalıyor seni bir reikili secretist.

Patronum kişisel gelişim kitapları okuyarak kafayı yedi desem neden bu kadar dertli olduğumu anlarsınız belki. Ofiste bu kitapların envai çeşidinden bir yığın. Gelene gidene The Secret hediye ediliyor. Ferrarisini Satan Bilge’nin yazarının son kitabı hararetle tartışılıyor. Her sabah aynı terane. Asistan hanım falanca kitabı okuyun, hayatın sırrını keşfedin, filanca kitabı okuyun hayatınız değişsin. Çok önemli şeyler keşfedeceksiniz kendiniz hakkında aman atlamayın bu kitabı. Ooooofff of...

Biliyorum patronum benim kişilik özelliklerimden hiç hazzetmiyor. Ben mi sebep oldum acaba bu saçma duruma?
Başka kitap okumuyor adam. On dakikada bilmem ne olma sanatı, 10 hamlede evet dedirtme, kıl yutturma, tüy kusturtma diye gidiyor kitap listeleri. Hepsi masasının arkasında dizili duruyor. Önemli bir karar verileceği vakit acayip geriliyorum artık. Çünkü patron hemen arkasındaki kitaplardan birini alıyor ve orada ilgili konuyu buluyor mutlaka. Başlıyor bir aklıevvelin yumurtladığı baba laflardan demetler okumaya. Çözüm orada ya... O sayfaların arasında.

Gözleri hafiften pörtlemiş. Yüzüme bakıp işte diyor. Bu adam her şeyi söylemiş. Böyle yapılacak bundan sonra bu ofiste de... Olur patron tabi. Hemen ofis genelinin gırtlağını sıkıp kökünden çözerim ben durumu. Daha iyi olur. Hatta isterseniz kendi gırtlağımı sıkıp tamamen sonuçlandırayım bu işi. Siz sağ ben selamet.

Adam haksız değil ki. Ben ergenliğe girdiğimde anneme babama da aynı haller gelmişti. O zaman The Secret falan yoktu tabi. Bizimkiler Atalay Yörükoğlu’nun gençlik üzerine ne kadar kitabı varsa devirmiş yine de bir sonuca varamamışlardı. Ki kendisi hakikatken saygı duyulası bir adamdı yani. Bana sökmemişti sadece. Sökmemişti çünkü ben de o kitapları annem ve babamla beraber okumuş, muhtelif taktikler geliştirmiştim her çareye karşılık. Yani o zaman bile kişisel gelişesim yoktu. Hala da yok. Anlayamıyorum çünkü. Adı üzerinde. KİŞİSEL GELİŞİİİM. Kişsel!!! Başkasal değil, yardımsal değil.

Hani bilge olacaksam, bir yerlere ereceksem başkasının yazdıklarını okuyup olamam ki. Nirvana’ya mı hidayete mi artık neresiyse orası bırakın kendim gideyim yahu. Ben yolu bulurum. Bulamazsam da ermem olur biter. Gelişmeyesim var benim. Kişiliğimi ilkel ve takoz bırakasım var.

Patron paton huuuu. Sen kendi kişiliğinin gereksiz kaslarını dopingle dopingle şişir. Ben takoz olarak geldim, öyle gideceğim. Huysuzum huysuz kalacağım. Hayatın hiçbir sırrına başkası aracılığıyla varmayacağım. İşte o kadar.


Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

İmzamı atarım yazının altına. Nefret ederim "kişisel gelişim "kitaplarından. Adı bile anlamsız. Benim kişiliğimi kitap geliştirecekse, oooo işimiz var. Hel o "Ferrarisini Satan Bilge" . Ne demek ferrariyi satmak, bilge olmuşsun ama arabanı paraya çevirmişsin, para yine cebinde. Bilgeysen eğer ferrarini bağışla kardeşim di mi ama. Valla, yüreğine sağlık mı desem, ellerine sağlık mı desem ne desem bilemedim canım. Sevgiler sana kocaman hem de:))

Özlem Akaydın 
 26.07.2007 14:43
 

Geçenlerde herşeyden şikayet etmeyi yaşam tarzı olarak benimsemiş bir arkadaşımla konuşuyordum telefonda. Dedim ki "Seni yıllardır tanıyorum. İstediğin her şeye sahip oldun. Hala neden mutsuzsun?" diye başladım ve sonra bir takım şeyler anlattım. Dinledi dinledi ve bana ne dedi biliyor musun? "Sen Secret'ı mı okudun"!!!! "Ben ne onu okuyayım, o beni okusun" dedim:))) Aklıma geldi de anlatayım dedim şekerim... Öptüm...

Yeşim Özdemir 
 24.07.2007 16:41
 

bir insanın kendini bilmesi güzel be arkadaşım :)) senin ilkel ve takoz halin buysa oh ne ala zaten...kendini bilmeyenler kişisel gelişim kitaplarında aranır dururlar işte uygun birşeyleri...

beenmaya 
 24.07.2007 12:57
 

-Suslu hanım bugün canınız sıkkın. -Evet patron sıkkın. -Canınız sıkılyor-Evet patron.Kendimi gerilmiş hissediyorum.-Kendinizi gerilmiş hissediyosunuz.-Evet patron.Böyle patronvari bir insana saldırasım var.-Patronvari bir adama saldırasınız var.Anlıyorum.Hiç sakinleşmek istemiyorsunuz.-Haklısınız.Sakinleşmek istemiyorum.Hatta cinnet geçirmek istiyorum.Ama sadece bir kişiyi doğrayasım var.-Hmm.Bir kişiyi doğrayasınız var.-Evet patron.-Hmm.O zaman bana müsade edin Suslu hanımcım.-Müsade sizin Patron:)

Hadi Zeynep! 
 24.07.2007 12:56
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 79
Toplam yorum
: 359
Toplam mesaj
: 78
Ort. okunma sayısı
: 1539
Kayıt tarihi
: 24.07.06
 
 

1972 yılıydı. Doğdum. Evde hep kitap okuyan iki kişi vardı. Büyüdüm, okullar okudum. Birşey öğrenmed..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster