Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

16 Mayıs '12

 
Kategori
Kişisel Gelişim
Okunma Sayısı
181
 

Kişisel markalaşmadan toplumsal markalaşmaya

Kişisel markalaşmadan toplumsal markalaşmaya
 

Şirketler markalarını oluşturmak için gayret ederler , reklam stratejileri , pazarlama stratejileri , analizler , danışmanlar ve daha bir çok yöntemle belirli bir hedefe çıkmak isterler.Ve bizlerde çabalarının sonucu o markaya, belirli bir süreden sonra hayranlık duymaya başlarız saygı gösteririz, ürünlerini kullanırız.Bu saygınlık, hayranlık yada ürünleri kullanma isteğinin temelinde sadece şirketlerin gayretleri ve hedefleri yatar.

Çalışanların oluşturduğu şirketlerin nasıl bir marka değeri  , bilinirliği ve talebi varsa kişisel markada da aynıdır aslında, markalaşmada ana temel unsurlardan birisi gayretdir.Bireylerin oluşturduğu şirketlerin bir marka değeri varsa bizlerin neden kişisel bir markası olmasın ki ?

Her birey daha anne karnında kişisel markasını oluşturmaya başlar.Çünkü farklı bir birey hiç kimseye benzemeyen kendine özgün , kendine ait DNA kodları ve hiç kimsede olmayacak olan bir parmak izine sahip olarak dünyaya gelecektir. Kendisine ait bir barkod numarası kendisine ait bir patenti (ismi) olacak.Yani kendisine ait bir markasıyla doğacaktır.

Teorik olarak herkesin bir kişisel markası vardır.Kiminin kişisel marka bilinirliği yüksek kiminin daha az olabilir kimisini ise üç-beş kişiden başka bilen yoktur ama unutmayalım herkes bir markadır.Burada kendimize soracağımız soru kişisel marka değerimi nasıl arttıra bilirim?

Mehmet Akif ne güzel söylemiş "İz bırakanlarla senin aranda basit bir fark var sadece.. Onlar ömür boyu gayret ediyor; Sen ömür boyu hayret ediyorsun.."diye.Evet bizim hayranlıkla baktığımız kişiler bunu yapıyor amaçları doğrultusunda gayret ediyorlar sadece ve insanlarda ayaküstü iz bırakıyorlar bizler farkında bile olmadan. Sonra kendi kendimize hayıflanıyor, “bende iz bırakacağım” diyoruz belkide.
Evet insanlarda iz bırakmak istiyorsak marka değerimizi biraz daha yukarılara çekmemiz gerekiyor.Çünkü taklit edilebiliyorsan markanı ortaya koymuşsun ve iz bırakıyorsun denebilir. Taklit edilmek içinse etrafımızdaki kişiselerden bir adım önde olmamız gerekir. Albert Einstein “Takdir ediliyorsan değil, Taklit ediliyorsan başarmışsın demektir.” Sözüyle aslında kişisel markalaşmanın en güzel sözlerinden birini söylemiştir.Ozamanlar  kişisel markalaşma kavramı yoktu ama o zamanda da kişisel markalaşma vardı.

Marka insanlar marka Türkiye demek! Bireysel markalaşma , toplumsal markalaşmayı da beraberinde getiriyor. Toplumun markalaşmasıda uluslar arası arenada bizi temsil ediyor., Marka insanlar olmakda biraz da olsa sorumluyuz, “ Her koyun kendi bacağından asılır “ diye bir söz var. Hiç bir noktasına katılmıyorum, hayatımız bize ait olabilir ama yaptıklarımız küçük de olsa toplumumuzun yapısınıda etkilemekte ve yön vermekte.

Eğer Marka bir Türkiye görmek istiyorsak öncelikle bizlerin birer marka olması gerek ki marka Türkiye’nin temellerini atalım.

Mustafa ŞAHİN
Kişisel Marka Danışmanı

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 26
Toplam yorum
: 7
Toplam mesaj
: 1
Ort. okunma sayısı
: 1783
Kayıt tarihi
: 03.05.12
 
 

PUGEM Kurucu Ortak ve PUGEM Bünyesinde kişisel gelişim eğitimleri veriyorum. Çeşitli mecralarda k..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster