Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

15 Mayıs '11

 
Kategori
Deneme
Okunma Sayısı
576
 

Kişiye özel yazı

Kişiye özel yazı
 

Yazılar yenir mi, okunur mu? (Sabahattin Gencal)


Bu Pazar da dopdolu gazeteler. Ne ile dolu? Sıkıntılı haberlerle. Bu sıkıntıları sünger gibi çeken yazarların yazıları da bir başka. Şöyle genel olarak gözden geçirirseniz ne güzel. Hepsi Pazar yazısına uygun. Keyif kaçırmayan, okunacak yazılar. Ama süngeri sıkarsanız… Sıkmayın efendim. Öyle, düşünerek okumayın. İsterseniz hiç okumayın, diyecek oldum. Ama her şeye rağmen okumayı tavsiye ediyorum. Bu hafta da çok zahmetli oldu alıntı yapacağım yazıları seçmek. Zorun meyvesi tatlı olurmuş: 

*** 

Yaşanan zaman geride kalmadan onu değerlendirmek ancak şairlerin yapabileceği bir şeydir.
Bunu en çarpıcı biçimde yapanlardan biri de Nâzım Hikmet'tir.
O'nun "Yirminci Asra Dair" şiirini bilirsiniz... 


"...Hayır, / kendi asrım beni korkutmuyor/ ben kaçak değilim./ Asrım sefil, / asrım yüz kızartıcı, / asrım cesur, / büyük/ ve kahraman./ Dünyaya erken gelmişim diye kahretmedim hiçbir zaman./ Ben yirminci asırlıyım/ ve bununla övünüyorum./ Bana yeter/ yirminci asırda olduğum safta olmak/ bizim tarafta olmak/ ve dövüşmek yeni bir âlem için..." 


Nâzım Hikmet'in 20'nci yüzyılda geçen yaşamının dönüm noktalarına bakınca, şiirinde seslendirdiği yargılarda asrına karşı hoşgörülü davrandığını söylemek mümkün.
1902'de Selanik'te doğdu. 1938-50 arasını cezaevinde geçirdi. 1950'de Sovyetler Birliği'ne iltica etti ve ertesi yıl vatandaşlıktan çıkartıldı. 1963'te öldü. 

Mehmet Barlas, Başyazı, Sabah, 15. 05. 2011 

 

Bizim medya, eskilerin anlatımıyla Babıali, büyük ve bulanık bir nehir gibi, kendi girdapları, anaforları ve pislikleriyle yıllardan beri akar durur...

Bu büyük nehre binlerce insan, küçük derecikler gibi karışıp bir süre bu nehirle aktıktan sonra ayrılıp kaybolur.

Nereye akar o küçük derecikler, nereye gider, nasıl toprağa karışır kimse bununla ilgilenmez...

İlgilenmez çünkü herkesin, hepimizin gözü sadece o bulanık nehirle akarkenki ‘ihtişamımızın’ nehre yansıyan yalancı aksine takılıdır...

Sadece kendimizi seyrettiğimiz için nehrin sonu nereye akıyor, bizden önce bu nehirden geçenlerin sonları ne olmuş bilmeyiz...

Aklımıza bile gelmez başımızı kaldırıp nehrin sonu nereye gidiyor diye bakmak... 

Sanem Atlan, Vatan, 15. 05. 2011 

 

Duygular, sevgi-nefret, ümit-korku, sevinç-hüzün gibi boyutlarıyla tercihlerde etkili oluyor. Bu tür duygular minicik tohumlarla ekilip hızla büyütülebiliyor. İkircik doğuran ufacık bir iki söz, hareket, olay, haber, her iki yönde de dalga dalga hızla yayılıp, kitleleri etkileyebiliyor.
Sevgiyi körükleyen, nefreti söndüren, ümitleri yeşerten, korkuları örten, sevinçleri ateşleyen, hüzünleri frenleyen olumlu ikirciklere ihtiyacımız var.
Yoksa birileri aklımızı, fikirciklerimizi başımızdan alacaklar. 

İsmail Kaya, Pazarola, Türkiye, 15. 05. 2011 

İktidar sâhibleri hâinlerden nefret eder ama ihâneti severler.” der İngiliz Şâir ve târihçisi Samuel Daniel (1562-1619). 

 

Büyük Türk Mütefekkiri Yağmur Atsız (1939-2039) ise Samuel Daniel’den tamâmen bîhaber olarak şöyle demişdir: 

 

“Bizim gazete okuru dedikoduculardan nefret eder ama dedikoduya bayılır.” 

 

İnanmazsanız şu seçim kampanyasına bakınız! Allah aşkına, iki satır doğru dürüst, dişe dokunur laf eden var mı? Bitmez tükenmez bir “dedim-dedin, yedim-yedin” şamatası. Millet de bakıp eğleniyor. Aslında eğlenip eğlenmediği de biraz şüpheli ya, neyse. 

Yağmur Atsız, Star, 15. 05. 2011 

*** 

Pazar günleri yazarlardan yaptığım alıntılar diğer günlerde okunabilecek alıntılardır. Bunları sandviç arasına konan peynir gibi yemeliyiz. Bakın, işte burada, bu anda bir yanlışımı anlamış bulunuyorum; Evet, sandviçten daha çok oldu araya konanlar. Bundan böyle alıntıları azaltırız. Evet, evet azaltırız; çünkü bu yazılarımızın kalori değeri çok yüksek oluyor. Aldıkları kaloriyi yakamayanlar için özel yazılar yazmak gerekir. 

 

Sabahattin Gencal, Başiskele – Kocaeli, 15. 05. 2011 

 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Merhabalar Sabahattin Hocam, Epeydir sizi ziyaret edemedim. Bu aralar yine biraz yoğunum. Pazar gününün ayrı bir tadı vardır. Yeter ki, Cenab-ı Mevlam kimsenin ağzının tadını bozmasın. Bizlerle paylaşnak için de ağız tadında yazılar seçmişiniz. Emeğinize ve yüreğinize sağlık ve mutluluklar dilerim. En Güzel'e emanet olun ve sağlıcakla kalın.

Pervane 
 18.05.2011 13:15
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 168
Toplam yorum
: 285
Toplam mesaj
: 13
Ort. okunma sayısı
: 639
Kayıt tarihi
: 29.03.11
 
 

1943'te Trabzonda doğdu. Erzurum Yavuz Selim İlköğretmen okulunu bitirdikten sonra girdiği Bursa Eğ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster