Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

01 Ağustos '18

 
Kategori
Felsefe
Okunma Sayısı
147
 

Kıskançlık Labirenti

Bir yere gitmek zorunda değiliz. Hiçbir yerde olmamız gerekmiyor. Kendimize gelelim!  Bizi oluşturan her şeyi hatırlayarak başlayabiliriz mesela. Üzerinde devindiğimiz yeryüzünde oluşunu sürdüren tüm canlı organizmalar, uzay, evren, öteki varlık boyutları … şeklinde konuyu yelpazelendirip  oluşan  hava akımının nihayetinde serbest uçuşa geçme ihtimaline karşı somut deliller her birimizde yeterince var.  

Bizi oluşturan her şey nedir?( Süremiz 45 saniye)

Verimli ve yaratıcı  hayat yaşamak için  bilgi ve sezgilerimizle geçtiğimiz her aşamanın  sonunda bizi karşılayan yine kendimizdir. Dahil olduğumuz yaşamsal unsurların yoğunluğu bizi oluşturan şeylerin niteliği ve niceliği ile ilgili olsa gerek. Yeterince gelişip yoğunlaşamamaktan kaynaklı aktive olmayan yani  bağlantı kuramadığımız parçalarımız, gereksindikleri gücü yitirdikleri için bizden düşerler.  Basit insan, hafif , ucuz, aşağılık, ahlaksız… söylemleri bedensel bir varlık olmanın ötesinde kendini  bulamayan ( yoğunluğu az) koşul esiri insanlara yapılan ithamlardır.

Başkalarına ait  kişisel ve özel konuları iletişim unsuru olarak oradan oraya taşıyan ve  genellikle olayı veya haberi iletim sırasında çarpıtan bir toplumun dahilinde olduğumuz için durum daha da karmaşık  hal alıyor. Yani bizi oluşturan unsurları fark etmemiz, gözetmemiz, değerlendirmemiz …  toplumsal hezeyanın dişlilerine takılıyor. Şüphelerin, kurguların, fantezilerin etki çekiminde mevcut rekabetin (yenişmek) etkilerinden doğan ruh hali ile fenalıklara  sebep olurken;  kendi değerini, cazibesini   ve etrafında döndüğünü sandığı dünyayı aniden kaybeden insan çokluğundayız.  Birbiri ile  yenişme  derdinde iken savruldukları boşluktan onları toplayan güç ;  her şekilde kullanıyor. Nedeni ise Kıskançlık. Yoksunluk duyulan pek çok hisse yanıt olan kıskançlık hem aranılan hem de sakınılan heyecandır çünkü kurgusaldır.Bu sebeple kendini tekrara alır yani  vazgeçilmez olur. Boşluklarını ve ilgisizliği doldurmak için insan gereksinimi  çelme ve tuzaklarla dolu ,sahip olma hırsı  ile dişlenen, kan donduran  azaptır. Kıskançlık sevgi ölçütü ve bileşeni sayıldığında  tutkuyu alabildiğine ateşlendirmek için kullanılır. Kıskandırmak…  

Etrafındaki herkesin hayatını taciz etmeyi sürdüren kıskandırmak eylemleri sonunda yıkım getirir. Kıskançlığın görüş alanından baktığımızda , hayatımızın dönüm noktalarını, aşamalarını , anlam veremediğimiz ve nedenselleyemediğimiz bazı durumları idrak edebiliriz. Kıskançlıktan beslenen pek çok kötülük zihinsel tasarımlarımızı, aldığımız kararları,  yöneldiğimiz istek ve amaçları...kirletir. Başkalarını kötümser algılama eğiliminde oluruz.

Dünya; barış ve sevgi ile  düzen verilen hayatlar umruna dönseydi eğer   hepimize yer açılırdı, sığardık.  Ne olmak istiyorsanız olun tamam da şu taciz atışmalarını lütfen bırakın. Hepiniz en güzel yerlere gittiniz. Hepiniz şahane kareler yakaladı. Hepiniz gayet erotik ve seksisiniz. Anladık anlamasına da açıkçası işgal havasındasınız.  Farklı görüyor olmamız ve başkalıklarımız  sır değildir tamam ama henüz almadığınız-alamayacağınız  derslerden biz sınav oluyoruz. Labirentten çok gürültü geliyor. İmdat çığlığı gibi yok yere neden bağrışıyorsunuz? İradeye saygıda zorunluyuz. İradesizliklerle başa çıkamayan hallerinize saygı gösteremeyiz. Bizden saygı da satın alamazsınız, ilgi de. Ağırlama vazifesi görebilen imkansızlıklarımızı bağışlayınız.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 197
Toplam yorum
: 10
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 75
Kayıt tarihi
: 04.01.12
 
 

Hepimiz birbirini tamamlayan yazma gayretimizle buradayız. Sizlerle paydaş olabilmek için  Yayınlan..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster