Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

16 Mart '18

 
Kategori
Ruh Sağlığı
Okunma Sayısı
162
 

Kıskançlık Sevginin Göstergesi mi?

Kıskançlık Sevginin Göstergesi mi?
 

Yorgun Kalemim


Sevginin bir göstergesi olduğuna inanılan kıskançlık uzmanlara göre kişinin sevilmeye aşırı ihtiyaç duyması güvensizlik ve yetersizlik duygusuyla baş edememesinden kaynaklanıyor.

Kıskançlığın sevginin bir göstergesi olmadığını ifade eden uzmanlar şunları söyler:
Aşırı sevgi ve bağlılık duygusudur. Olağan sevmeden kişinin duygularını yönetmede zorluk yaşaması durumuyla ayrıştırılabilir. Özellikle ilişkilerin başında yaşanan bu duygu zamanla ilişki olgunlaştıkça yerini daha kontrol edilebilir ve kalıcı duygular olan sevgi güven ve sadakate bırakır. İnsanın sahip olduğu bu değerli şeyi kaybetmekten endişe duyması beklenen bir durumdur. Bu sebeple birbirini gerçekten seven iki insanın arasında bir miktar endişe olması doğaldır fakat sahiplenme ve kıskançlık duygusunun sevgiyle alakası yoktur. Kıskanç kişiler sevilmeye aşırı ihtiyaç duyar. Yaşadıkları güvensizlik ve yetersizlik duygusuyla baş edemedikleri için ilişkide bulundukları insanın sevgisini kimseyle paylaşmak istemezler kıskançlık duygusu doğar...

Kıskançlığın içindeki duygular
Kıskançlığın içerisinde özgüven eksikliği ve yetersizlik duygularını barındırdığını söyleyen uzmanlar özgüven zayıfladığı zaman kişinin kendini yetersiz değersiz hissetmeye başladığını sahip olduğu sevgiyi hak etmediğini ve kaybedeceğini düşündüğünü ifade etti. Uzmanlar bu endişe de kıskançlık duygusuna ve onunla baş etmek için gösterilen sağlıksız davranışlara sebep olur.

Oysa sadakat tehditle değil sevgiyle sağlanır. Kıskançlık sonucu sergilenen takip etme baskı altında tutma öfke şüphecilik gibi tutumlar karşı tarafı daha da uzaklaştırır...

Sadakatin kıskançlığı etkileyen en önemli faktörlerden biri olduğuna dikkat çekerken, eşlerin birbirlerini aldatmasının ilişkiyi derinden etkilediğini söyleyebiliriz. Kıskançlık sahip olduklarını koruma isteğinden kaynaklanan bir tür güvensizlik ve korkudur. Söz konusu kıskançlığa öfke değersizlik çaresizlik yetersizlik yalnızlık gibi duyguların eşlik ettiğini de söyleye biliriz.

Kadın ve erkek arasında kıskaçlık derecesi bakımından bir fark aramanın anlamlı olmadığını ancak kıskançlığın her iki cinste tepkileri farklılaştırdığını görebiliriz. Kadınlar yapıcı davranıp alttan alarak kendi hak ve isteklerinden vazgeçerken erkekler ise tehdit ve kaba kuvvetle kıskançlıklarıyla baş etmeye çalışıyor maalesef sevginin yerine güvensizlik ve nefret duyguları yerleşiyor...

Sosyokültürel yaklaşıma göre kıskançlığın sosyal ve kültürel bir olgu olduğunu ifade ederek "Kişi yaşadıkça içinde bulunduğu toplumun yarattığı ilişki kurallarına göre kıskanmayı öğrenir. Kendi anne ve babasının ilişkisi o kişinin karşı cinsle ilişkisinde bir model olacaktır. Onların sevgi saygı sadakat kıskançlık tanımlarını öğrenen çocuk büyüdüğünde kendi ilişkisinde bu tanımlara uygun davranacaktır.

Cinsiyet farklılıkları da kadın ve erkek için kıskançlık yaratan durumları ve uygun tepkileri tanımlayan sosyal kurallardan etkilenir''...   Kedine güvenen insan ''KISKANÇLIK'' duygusu yaşamayacaktır...

Yorgun Kalemim

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 460
Toplam yorum
: 56
Toplam mesaj
: 2
Ort. okunma sayısı
: 172
Kayıt tarihi
: 02.11.16
 
 

Merhaba Sevgili Okurlarım; Kendimden bahsetmek istiyorum. 1954 yılında Karamanın Esentepe köyünde..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster