Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

11 Eylül '09

 
Kategori
Siyaset
Okunma Sayısı
842
 

Kışlana dön asker!

Kışlana dön asker!
 

Seçilmiş sivilleri seçen kurbanlar!


Bir kaç gündür beklemekteyim ki yeminli TSK düşmanları yazdıkları köşelerde ve bloglarda fırsattan istifade yine saldırsınlar askere, sövsünler saysınlar ağız dolusu. Tam da “Asker, seçilmiş sivillerin işine karışmasın!” diye sahte demokrat maskesiyle askere bir kez daha saldırmanın günüydü insanlar sellerde boğulup giderken.

Seçilmiş sivillerin, onların da son on beş senedir İstanbul’u yönetenlerinin imara açtığı ve konutlara, fabrikalara ruhsat verdiği dere yataklarında insanlar selle boğuşur ve seçilmiş sivillerden yardım umarken, siviller onları suçlayıcı demeçler vermekle meşguldü televizyon kameralarına. Çünkü plansız kentleşmeden ötürü ortalığı sular seller basmıştı, sorumlu seçilmiş siviller sorumluluklarını unutturmak ve suçu üzerlerinden atmak için ruhsat verdikleri insanları suçlamakla meşguldüler insanlar selle boğuşurken.

O sırada askerler ilk andan itibaren harekât merkezini takviye etmiş ve kurtarma çalışmalarına başlamışlardı. Haberlerde, seçilmiş sorumlu siviller kısa bir süre önce süresi biten kurtarma helikopterleri sözleşmesini yenilemediği için havadan kurtarma çalışması yapılamadığı bildirilirken, askeri helikopterler harıl harıl çalışmakta ve mahsur kalmış insanları “Niçin dere yatağına ev yaptınız?” diye sorgulamadan kurtarma çabasındaydılar.

İşte ben bunun üzerine bekledim hızlı ve sivri demokratlarımızdan askere “Kışlaya dön!” çağrısı yapmalarını. “Sivillerin işine karışmayın, gidin vatan sınırlarını bekleyin, selden kurtarmak sivillerin işi senin değil, haddini aşma, işine bak general!” uyarıları ve yazıları bekledim, askerler sivillerin görevini üstlenip insanları selden kurtarırken ve üstelik siviller ekranlarda sorumluluktan sıyrılmak için çene çalarken.

Ben bunu hep bekledim kerameti kendilerinden menkul hızlı demokratlardan ve onların ağzının içine bakıp, dediklerini ezberleyip sonra da satan papağanlarından. Askerler Milli Eğitimin görevini üstlenip sivillerin ihmal ettiği güneydoğudaki öğrenciler için Anadolu liselerine ve Üniversiteye hazırlık kursları açarken... Sağlık Bakanlığının eksiğini gediğini kapatıp aynı yörede binlerce insanı sağlık taramasından geçirip ilaç yardımı yaparken...

Sadece 2008’de aynı yörede 389 okulun, 13 Sağlık Ocağının, 22 köy camisinin, 11 kilometrelik köy yolunun bakım ve onarımını, 56 kilometrelik su ve 290 km.lik elektrik şebekesinin tesisini/ıslahını yaparken... 17 Ağustos depreminde yıkıntılar arasında yara sararken... Hep bekledim bu yeminli TSK düşmanlarının “Asker kışlaya dön!” demesini.

Bu ülkenin askeri, bu ülke ve insanı ne zaman zorda kalsa yardımına koştu, koşuyor, koşacak... Ne zamana kadar? Seçilmiş siviller görevlerini eksiksiz yaptığı, kendilerini seçen insanları aç açıkta bırakmadıkları, o insanlar zorda kaldığında bir an bile beklemeden yardımına koştukları güne kadar.

Seçilmiş siviller “Neler yapmadık bu vatan için...” diye nutuklar atar ve onlara yağdanlık ve yandaşlığı meslek edinenler bağışlanmış köşelerinde askere ağız dolusu söverken... Açıklandı ki son selde askerin boğulmaktan kurtardığı insan sayısı 274. Bu ikiyüzlü sahte demokratların, selden kaptığı bir çocuğu helikopterden salınmış halatın ucunda yaşama taşıyan askere “Kışlana dön!” diye çığlık çığlığa saldırmalarını bekledim kaç gündür...

Ayrıntıda gezinmek bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Okurken içimin ferahladığını hissettirdiniz bana. Derin bir 'oh' çektim. Klavyenize, yüreğinize, düşünen beyninize sağlık... Kimseden ses çıkmadığı gibi, birileri çıkıp SAĞOL ASKER ! bile demedi. Kendi adıma teşekkür ve saygılarımla... Nur Zeynep Çelik.

Nurcan Çelik Yalun 
 14.09.2009 16:16
Cevap :
Sevgili Çelik; aynı duygu ve düşünceleri paylaşmamıza çok sevindim. Yalnız değiliz....Sevgi ve Saygıyla...  15.09.2009 12:00
 

yönetimi tekrar seçenlerin cezasını hep birlikte ödüyoruz..kaleminize sağlık.

B Gelincik 
 13.09.2009 13:37
Cevap :
hamakatın saltanatı atı hamakta sallar...sevgiyle.  13.09.2009 22:47
 

Daha çok beklersin. Ağaç olursun beklerken! de... yine de duyamazsın gibime geliyor. Yanlış mı düşünüyorum yoksa? ... Kız kaçar Jandarma koşar. Adam kaybolur Jandarma, "asker" koşar, Trafik kazası olur asker koşar, deprem olur asker koşar. Yangın olur asker koşar. Hangi birini sayayım. Say say bitmez ki... Bazı kalemler, bölge tarafiğin bakmadığı, kapsama alnı dışında kalan Trafik kazaları özellikle... Onun dışında eksiği var fazlası yok. Çünkü onlar halk çocuğu. Kendini çürüğe çıkartan ya da bir ay askerlik yapan, babasının da dokunulmazlığı olan siyesilerin çocuğu değil. Sağlıcakla

Ayrıntıda gezinmek 
 13.09.2009 8:20
Cevap :
Ayrıntıda gezinmek böyle bir şey olsa gerek! Katkılarınız için çok teşekkürler...Sevgi ve Saygıyla...  13.09.2009 11:14
 

diyemazler efendim. Diyemezler.

Ahmet Üstündağ 
 12.09.2009 10:39
Cevap :
Sayın Üstündağ; "Diyemezler" diyorsunuz da...Bugün okudum Fetoşun Samanyoluhaber sitesinde: "Sel felaketi sonrası hem medyanın hem de vatandaşların dile getirdiği "askeri alandaki gölet patladı" iddiası doğru çıktı. Görüntüler yoruma yer bırakmıyor. Samanyolu Haber, 12 kişinin öldüğü Osmanlı Tır Garajı'na 1 buçuk kilometre mesafedeki 66. Mekanize Tugay Komutanlığı içindeki göletin son halini görüntüledi...Askeri bölgedeki gölet tankların suda geçiş tatbikatı için oluşturulmuş. Ancak 1974 yılından bu yana "Bakım ve tahkimde ihmal oldu mu?" sorusu şimdilik cevapsız." Gördüğünüz gibi "hizmette sınır tanımıyorlar!" Şimdi bir şey yazacağım da...editörler haklı olarak yayına almayacaklar...Saygılarımla.  12.09.2009 17:35
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
 
Toplam blog
: 195
Toplam yorum
: 137
Toplam mesaj
: 21
Ort. okunma sayısı
: 681
Kayıt tarihi
: 04.10.07
 
 

Dünyanın internet sayesinde küçüldüğü günümüzde büyüyen sorunlara ilişkin duygu ve düşüncelerimi pay..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster