Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

25 Eylül '09

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
433
 

Kitabın gösterdiği gerçek...

Kitabın gösterdiği gerçek...
 

"Aziz Madam,

Bana göndermek lütfunda bulunduğunuz kitapları ve hediyeleri aldım. Bunun beni ne kadar sevindirdiğini tasavvur edemezsiniz. Şükranlarımı ifade için yeter derece kelime bulamıyorum...’

Çanakkale Savaşı’nın en şiddetli günlerinde böyle yazar Mustafa Kemal, cepheden gönderdiği mektupta Madam Corinne’e.

Bu kısa mektubun bir ay sonrasında ise, belli ki gönderilen kitaplar okunmuş ve yenilerine ihtiyaç duyulmaktadır. Bu kez şöyle yazar:

“Aziz Madam,

Karargahımın katiplerinden Hulki Efendi’nin İstanbul’a seyahatinden faydalanarak size bu mektubu yazıyorum.(....)

Burada hayat o kadar sakin değil. Gece gündüz, hergün çeşitli toplardan atılan şarapneller ve diğer mermiler başlarımızın üstünde patlamaktan hali kalmıyor. Kurşunlar vızıldıyor ve bomba gürültüleri toplarınkine karışıyor. Gerçekten bir cehennem hayatı yaşıyoruz.(...)

(...)cereyan eden ve bana kısa bir müddet içinde bitecek gibi görünmeyen hadiseler beni, Hulki Efendi’ye birkaç roman ismi vermenizi rica etmek zorunda bırakıyor. Gidip satın alabilsin diye.(...)’

...

Çanakkale Savaşı’ndaki kahramanlığının ardından, Kurtuluş Savaşı’nı başlatır Mustafa Kemal. Ve o Kurtuluş Savaşı’nın en çetin yılı olan 1922’de, tuttuğu not defterinde şu cümleler yer alır:

9 Mart Perşembe:

Saat 7’de kalktım. Biraz kitap okudum. Bazı telgraflar getirdiler. Saat 9’da hareket, saat 10:10’da Aktaş’a 1.Fırka 5.Alay bir hücum taburu bir batarya, bir süvari bölüğünü teftiş, memnun olduk.

10 Mart Cuma:

(...) İsmet, Yakup Şevki ve Selahattin Paşalar gelmişlerdi. Beraber yemek yedik. Bazı telgraflar gelmişti, gördüm. Hafıza Kur’an okuttum. Saat 10’da gittiler. Benim notları yazıyorum. Biraz kitap okuduktan sonra yatacağım. Yarın ki planımız üç fırkayı da teftiştir.

11 Mart Cumartesi:

(...) İsmet, Şevki, Selahattin Paşalarla görüştük. Şevki Paşa hemen Bolvadin’e hareket etti. Yarınki plan: Yolda Şevki Paşa ile buluşacağız. 4. Kolordu’nun sağ kanadından teftişe başlayacağız. Saat 9’da hareket olacaktır. Akşam Bolvadin’e gideceğiz.

Sonra yalnız kaldım, bu notları yazdım. Şimdi kitap okuyacağım.

18 Mart Cumartesi:

Daha iyi kalktım, fakat yine bağırsaklarımda bir gayri tabiilik var. Hava rüzgarlıdır. Banyo almadım. Yatakta biraz kitap okuduktan sonra hazırlandım.(...)

...

Görüldüğü gibi Mustafa Kemal, Çanakkale Savaşı’ndaki alışkanlığını Kurtuluş Savaşı süresince de devam ettirir. Zaman, mekan, hastalık, sağlık önemsemeden hemen hergün kendine kitap okuyacak zaman yaratmaktadır. Ki bu O’nun için savaş meydanında kazanılmış bir alışkanlık da değildir elbet. Bir sohbetinde, gençlik yıllarında çok parası olmadığından, olan parasıyla da kitap alarak kendini geliştirmeye çalıştığından bahseder örneğin.

...

Yıl 1924'tür. Erzurum’da yaşanan büyük depremin ardından İstanbul’lu kitapçı İbrahim Hilmi Bey, felaketzedelerin çocuklarına bin liralık kitap bağışlar. Bunu haber alan Mustafa Kemal kendisine şu telgrafı çeker:

‘İstanbul’da Babıali Caddesi’nde Kitapçı İbrahim Hilmi Bey’e,

Erzurum zelzele felaketzedeleri çocuklarına hediye ettiğiniz kitaplar dolayısıyla çok teşekkür ederim. Memleketin ilim ve irfanı için bu vesile ile gösterdiğiniz alakayı kıymetli buldum.

İlim ve irfan ile donanmış bir kavim her nevi felakete, tabiatten gelse bile, çare bulabileceğine işaret olan bu nevi bağışınız bütün milletçe takdire değer manadadır.’

...

Ve nihayet yıl 2009...

Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Örgütü (UNESCO), tarihinin en tartışmalı ve çekişmeli yarışı sonucu yeni başkanını seçti. Bu seçimde bizi ilgilendirense, başta Amerika olmak üzere ve birçok batılı aydın tarafından UNESCO başkanlığı için Zülfü Livaneli’nin önerilmiş olmasıydı. Bu önerilerini Türk Dışişleri’ne ilettiklerinde ise beklemedikleri bir cevapla karşılaştılar. Türk Dışişleri, kendi yurttaşının adaylığına karşı çıkarak, ‘Mısır’a daha önceden verilen bir söz ve uluslararası çıkarlar nedeniyle’ hem ‘sıranın Araplarda olduğu’ gerekçesi de eklenerek öneriyi reddetti.

Ve seçimlerde Mısır Kültür Bakanı Faruk Hüsnü’yü destekledi...

Daha önce, ‘Gerekirse kitap yakarım!’ sözüyle tepki çekmiş Faruk Hüsnü’yü...

...

Şimdi...

Siz söyleyin...

Nerden gelip, nereye gittiğimize dair bundan öte örnek olabilir mi?...

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 74
Toplam yorum
: 139
Toplam mesaj
: 29
Ort. okunma sayısı
: 1780
Kayıt tarihi
: 06.05.07
 
 

Zonguldak’ta doğdu. On altı yaşından beri çeşitli yerel, bölgesel ve ulusal gazete-dergilerde, ay..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster