Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

10 Mayıs '13

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
176
 

Kitap fuarının ardından

Kitap fuarının ardından
 

Tüyap İzmir Kitap Fuarından sonra Malatya kitap fuarını da arkamızda bıraktık. İki fuar etkinliğine de katılmak bir yazar olarak bana mutluluk verdi. İster yazar olsun, ister okuyucu herkes mutlaka fuar havasını solumalı. Çünkü yayınevlerinin açmış olduğu standların bulunduğu salona girdiğiniz anda sanki bambaşka bir dünyaya ayak basmış gibi hissediyorsunuz kendinizi. Bir an önce kitapların içine dalmak için bir heyecan kaplıyor bütün vücudunuzu. Eğer elimizde almak istediğimiz kitapların listesi varsa, hemen o listedekilerin peşine düşüyoruz. Bu arada yan gözle de diğer kitaplara göz atmaktan alamıyoruz kendimizi. Sonra bir de bakmışız ki, listemizin dışında daha birçok kitap da kütüphanemizin raflarında yerini almak için poşetlerin içine konmuş bile.

      Birçok okuyucu, kitap almak dışında sevdikleri yazarlarla bir araya gelmek, onlarla tanışmak, hatta onlarla söyleşi yapabilme fırsatını yakalayabilmek için geliyor fuara. Şöyle bir okuyucu kitlesine göz attığımız zaman, çoğunluğunu çocukların ve gençlerin oluşturduğunu görüyoruz. Kim bilir belki de günler öncesinde hangi kitapları alacaklarının defalarca listesini yapıp, harçlıklarından birikim bile yapmaya başlamışlardır.

       Küçük çocuklar da; ya öğretmenleri ya da anne babaları veya yakınları tarafından, kalabalıktan sakınmak için güven verircesine ellerinden sımsıkı tutularak standları dolaşmaya çıkıyorlar. Hemen hepsinin gözlerinde ışıl ışıl bir parıltı, yüzlerinde tatlı bir gülümseme var. Kitaplara bakarken içlerinden fışkıran mutluluk gözlerine kadar ulaşıyor o dünya tatlısı miniklerin. Heyecanla bir kitaba bakıp sonra hemen ellerini diğerine uzatıyorlar. Kitap kapaklarındaki resimler gözlerini kamaştırıyor. Bazılarının ağzından waavv çığlıkları yükseliyor. Sanırsınız ki çok sevdiği bir oyunu ya da oyuncağı almış. Kitaplarla birlikte aldıkları çeşit çeşit rengarenk ayraçlar mutluluk dolu gülümsemelerine apayrı bir tat katıyor. Bu ayraçlar en değerli hazineye sahip olunmuşçasına özenle kitapların arasına yerleştirilerek, poşetlere kaldırılıyor. 

        Kitaba karşı duyulan bu sevgi yüreğimizi kabartıyor hemen. Onların yüzlerindeki mutluluk dolu ışıma hemen bizim yüzlerimize de yansıyor. Okuyucusunun coşkusu, ilgisi kadar daha başka ne mutlu edebilir ki bir yazarı… Çocuk romanları yazan yazarlarımız işte böylesi bir mutluluğu okurlarıyla birlikte kucaklama şansına sahip olabiliyorlar.

       Yayınevleri ise, kitaplarını okuyucularla buluşturma mutluluğu içinde ve biraz da satış yapabilme sevinciyle, her müşterisiyle güler yüzle ilgileniyor, kitap tavsiyelerinde bulunuyorlar. Özenle hazırladıkları standlarının başından ayrılmadan biraz endişe, biraz da umutla bekliyorlar gelecek olan okurlarını.

       Kitap fuarlarına baktığımızda genel tablo bu şekilde ortaya çıksa da, ister istemez bu camianın içindeki bir yazar gözüyle incelediğimde, gözüme çarpan çok önemli bir detayı da belirtmeden geçemeyeceğim.

      Genel olarak okuma ve yazma oranın düşük olduğu toplumumuzda en fazla kitap okuyan kitlenin gençler ve çocuklar olduğunu düşünürsek, onların okuduğu kitaplar da tabi ki doğal olarak ilgimizi ve merakımızı çekmektedir. Genç kesimin aldıkları kitaplara şöyle bir göz gezdirdiğimde, genelde imza günü olan ünlü yazarlarımızın kitapları dışında, satın aldıkları kitapların büyük çoğunluğunu yabancı yazarların yazmış olduğu romanların oluşturduğunu gördüm. Tabi ki her kültürden, her türden romanları okumak ve dünya çapında isim yapmış yazarları ve kültürlerini tanımak çok önemli. Çünkü kitaplar, bütün insanlığın ve barışın ortak dilidir. Farklı kültürleri ancak okuyarak tanırız ve ancak bu şekilde tanıtabiliriz. Okuduğumuz kitap türlerimizi zengin tutmakta fayda var. Ama gönül istiyor ki, büyük emek verilerek ve oldukça uzun zamanlar harcanarak yazılmış romanlarımızın, yani bizim yerli yazarlarımızın romanları da ilgi çeksin, merak uyandırsın. Okunmak için kitaplığımızın raflarında hak ettiği yeri bulabilsin. Bu konuda hem yayınevleri hem de okuyucular ve yazarlar olarak bizler daha duyarlı olmalı, kendi yazarlarımızı ve kitaplarını da okuyuculara tanıtabilmeli ve sevdirebilmeliyiz.

       Unutmamak lazım, bu tür festival ve fuarlar kitap okumayı özendirmek ve yazarlarımızı tanımak ve tanıtmak açısından çok faydalı organizasyonlar olduğu için, gönül ister ki, bütün illerde bu tür fuarlar açılsın, festivaller düzenlensin. Bütün dünya ulusları kardeşliğin ve barışın ortak dili olan kitaplarda buluşabilsin…

 

     Okumayla geçen güzel günler sizinle olsun…

                                                                              Gonca Çiftçioğulları

 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 27
Toplam yorum
: 4
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 2354
Kayıt tarihi
: 21.03.13
 
 

1968 Kayseri doğumluyum. İlk öğretimimi Kayseri de, ortaokul ve lise öğrenimimi Ankara'da tamamla..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster