Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

06 Aralık '16

 
Kategori
Kitap
 

Kitap Sarrafı: Çok Beyaz Az Siyah

Kitap Sarrafı: Çok Beyaz Az Siyah
 

Bu hafta Çok Beyaz Az Siyah isimli kitabı konuşacağız. Prof. Dr. Ülkü Aypar’ın anestezi dışında ilk kitabı çıktı. 
 
Prof. Dr. Ülkü Aypar’ın hayatını kaleme aldığı kitapta, hayatı dolu dolu yaşamak için bakmanın güzellikleri vurgulanıyor. Olumsuzluklar ve zorlu günlerde olaylara nasıl olumlu yaklaşılması gerektiği yaşanmışlıklarla anlatılıyor. 
 
Çok Beyaz Az Siyah isimli kitabı hakkında Prof. Dr. Ülkü Aypar ile konuştuk. 
 
Kitabınızı yazmanızdaki etken nedir?
70 yaşımı bitirdiğim sene çıkarttığım bu kitapta hayatımda ışık tutan değerlerle yani sevgi, hoşgörü, dürüstlük, beraberlik, gönüllülük ve vefa gibi yaşadığım için, pişmanlıklarımın az, iyikilerimin çok olduğu, azmin ve başarma güdüsünün var olduğu her insanın başarılı olacağını anlatmaya çalıştım. Hayatın bir yük değil, yaşanması gereken bir olgu olduğunu içimde her şeye olan sevginin hayatımın her döneminde inanılmaz gücü olduğunu belirtmek ve yaşamın hiç ertelenmemesi ve dolu dolu yaşanması gerektiğini vurgulamak için yazdım. 
 
Hataların eğer ders alınırsa öğrenme zincirinde önemli bir halka olduğunu belirtmek istedim. Çok çalışma ve azmin insanları nerelere getirebileceğini anlatmak için yazdım. 
 
Anılarınızın çoğunluğundan çıkarılacak dersler var. Özellikle sizin için hayatınızda kırılma noktası oldu diyeceğiniz anınız hangisi?
“Benim için hayatımda kırılma noktası oldu” diyebileceğim birkaç nokta oldu. İlkokulda arkadaşımın evine yeni çıkan pastalardan yemek için gittiğimiz halde bitirme sınavına hazırlanmak için arkadaşlarımla okula gittiğim yalanına, babamın “yalan çok kötü bir şeydir, bizim ailemizde böyle bir şey asla olmayacak” cevabı ile verdiği aşırı tepki oldu. Yalandan aşırı nefretime sebep oldu ve ne olursa olsun her zaman doğruyu söylemek gerektiği noktasına geldim.  
 
Daha sonraki kırılma noktası; doğrunun, doğru yerde, doğru zamanda ve doğru kişiye söylenmesi gerektiği şeklinde oluştu. Bu konuda Sevgili eşim Abidin’in çok yardımı olmuştu. 
 
Üçüncü kırılma noktası insanların özel alanlarına izin almadan girilmemesi gerektiği yaşadığım olaylarda Abidin’in uyarısı ve ikna edişi ile oldu. 
 
Dördüncü kırılma noktası, başarıda insanlarla iletişimin ve sevgi ile yaklaşmanın onları kategorize etmeden şartsız sevmenin azim ve çalışma kadar önemli olduğunu gördüğüm olaylarda oldu. 
Osho ve Konfüçyüs kitapları ile de korkuları yenmenin, egoyu ortadan kaldırarak sevme ile mümkün olduğunu, cesaretin korkusuzluk olmadığını farkındalıkla yaşamanın ne kadar önemli olduğunu, değerlerin, açık yüreklilik, vefa, dürüstlük ve saygı ışığı altında yaşamanın insanlık olduğunu öğrendim. 
 
Tıp fakültesinde öğrencilik yıllarında başınızdan geçenleri hatırladığınızda günümüz gençlerine neler önerirsiniz?
Tıp fakültesinde öğrencilik yıllarında başımdan geçenleri anımsadığımda gençlere olumsuz gibi görünen olayların aslında belki de bize yeni bakış açıları, yeni ufuklar açacağı gibi pozitif düşünmelerini olaylardan ders almaları ve hataları tekrar etmemelerini öneririm. Vatansever, dürüst, her şeyden önce insanı seven, etik ve ahlaki değerleri asla göz ardı etmeden davranmalarının başarı ve mutluluk getireceği inancıyla yaşamalarını öneririm. 
 
Ezberlemek için değil, hayatı boyunca kullanacakları bilgiyi öğrenmeye çalışmalarını tavsiye ederim. 
Rekabetin insanların kendini geliştirmesinde önemli olduğunu vurgulayarak ayak oyunları ve etik olmayan davranışlardan uzak olarak onlarla bilgi ile dürüstlükle ve insani düşüncelerle yarışmalarını öneririm. 
 
Sizin için başarı nedir? Rakiplerinize karşı nasıl mücadele ettiniz?
Benim için başarı, işini sevmek, kalbini işine, işini kalbine koyarak çalışmak, inanmak, yılmadan zorlukları sabırla yenebilmek, insanlığını unutmamak, her zaman insanlarla iyi iletişim kurmak ve asla dürüst olmaktan ödün vermemektir. Rakiplerim olduğunu bilirim. 
 
Başlangıçta kıskançlık duygusunun normal bir duygu olduğunu kabul ederek baktığımı, ama yoluma bana zarar vermek üzere çıkan ve güçlük çıkaranlara onları anlamaya çalışarak, “Acaba ben olsam nasıl yapardım?” diye düşünerek, onlara karşı vicdanlı ve adil olup olmadığımı değerlendirerek davrandığımı söyleyebilirim. Bu arada berrak ve açık yürekli olmanın da rekabette önemli olduğunu gördüm. 
 
Hem özel hayatınız hem de mesleki hayatınızdan anılarınızı yazarken özellikle neleri ön planda tutunuz?
Hem özel hayatım hem de mesleki hayatımdan anılarımı yazarken, ön planda tuttuğum bazı noktalar oldu. Çok büyük bir samimiyetle ve açık kalplilikle yazmak en önemli noktalardan ilkiydi. 
Kırılma noktalarımın çoğunu bilerek bunları anlatmaya çalıştım. Okuduklarımdan öğrendiklerimi okuyanlara aktarmak isteme arzum yine önemli bir noktaydı. 
 
Özellikle Osho, Konfüçyüs kitapları ve Nüvit Osmay’ın İnsan Mühendisliği kitabı çok eğitici ve öğretici olduğundan bunları aktarmaya çalışmanın önemli olduğunu düşündüm. Başkalarının hatalarından ders almanın ve onları kendi hayatımızda yapmamanın da belirtilmesi yine önemli bir nokta. Ayrıca affetmenin her zaman bir erdem olmasının belirtilmesi de önemliydi. 
 
Size göre hayatta en önemli şeyler neler?
Bana göre hayatta en önemli şeyler bu hayatın bize verilen bir armağan olduğunu ve yük olmadığını bilerek dolu dolu yaşamak, almaktan çok vermeyi bilmek, insanları sınıflandırmadan sevmek, onları anlamaya çalışmak, iç enerjisini kullanmak ve onu hiç kaybetmemek, günü yaşamaya çalışmak ve her zaman ölümlü olan bu hayatı farkındalıkla yaşamaktır. 
 
Sağlık haberciliği üzerine düşüncelerinizi öğrenebilir miyim? Sağlık haberlerinde nelere dikkat ediyorsunuz?
Biz sağlık alanında çalışanlar için önemli olduğunu düşünüyorum. Sağlık haberciliğinin uzmanlık gibi eğitim gerektiren bir iş olduğuna, bu işte dürüst olmanın, haber kaynaklarının doğru olduğundan emin olmanın, insanların onuruna, saygınlığına ve kişisel yaşamına zarar verecek haberlerin verilmemesi gerektiğine inanıyorum. Özellikle yanlış bilinen bazı noktaların doğrularının anlatılmasının bir görev olması gerektiğini düşünüyorum. 
 
Sağlık haberlerinde propaganda ve reklamın abartılarak, bazı gerçeklerin göz ardı edilerek haber yapılmasının yanlış olduğuna, yıllardır yapılan bazı tıbbi işlemlerin ilk defa yapılıyor gibi anlatılarak insanların kandırılmasına bir tedavinin tek alternatifinin, o ilaç veya o hekim olduğu mesajının yanlış olduğuna inanıyorum. Her yerde olduğu gibi dürüstlük, çıkar kaygısından uzak habercilik anlayışı abartısız haber zihniyetinin ve sağlık haberciliğinin de önemli olduğunu düşünüyorum. 
 
Sağlıklı iletişiminin olmazsa olmazı size göre nedir?
Sağlık iletişiminin olmazsa olmazı, bana göre insanlarla karşılıklı uyum içinde dengeli bir sevgi ve saygı ilişkisi, yardımlaşma, ön yargısız yaklaşmak onlara önem vermek, takdir etmek, samimi, açık olmak, nefret ve kin kavramlarını atmak. Affetmek, hatalıysak özür dilemek ve tekrarlamamak, güvenmek ve almadan çok vermeye çalışmaktır. 
 
Kısaca kendinizi tanıtır mısınız?
Çocukluğum sevgi dolu  ve zaman zaman yaptığı yapıcı tenkitlerle cesaret verilen, açık kalpli, güler yüzlü anlayışlı bir aile çevresinde geçti. İçimde büyük bir iç enerjisi ve başarma dürtüm çocukluğumdan itibaren hep vardı. 
 
Çok çalışmak, inanmak, azim ve başarma hırsı gibi vasıflarımın yanında büyük bir insan sevgisi, açık yüreklilik, doğruluk, vefa ve hoşgörü gibi değerlere de önem veririm, mesleğimi hep çok sevdim. 
 
Yaptığım hatalardan ders alarak tekrar etmemeye çalıştım. 45 yıllık meslek hayatımda yoluma engel çıkartıldığında, niye diye düşünmedim. Büyük bir empati duygusuyla insanları anlamaya ve onlara yardım etmeye, zor ve mutlu günlerinde yanlarında olmaya çalıştım. Etik ve ahlaki değerlerden ödün vermedim. Düşündüklerimi açık yüreklilik ve cesaretle ifade etmekten çekinmedim. Vatanımı, milletimi ve büyük Atatürk’ümü hep çok sevdim ve Atatürk ilkelerine yürekten inandım. Şeref ve namus kavramları hayatımda ilkem oldu. Yaşamayı hep çok sevdim. 
 
İnsanlara yaşamın güzelliğini hep anlatmaya çalıştım. Yeniliklere açık oldum. Büyüklerime hep saygı ve vefa gösterdim. Kurumuma, ekmek yerdiğim yere mesleğim boyunca hep saygılı ve vefalı davrandım. İnsanlarla saygı ve ahenk içinde, sevgi ve güvene dayalı bir iletişime önem verdim. Gençlere davranışlarım ve düşüncelerimle yol göstermeye çalıştım. Böyle olunca hayat hem kendim hem de çevrem için yaşanacak oldu.
 
 
Şahbettin Uluat bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Güzel, akıcı, esin verici bir görüşme. Hocamızı da, yazarımızı da kutlarım.

Şahbettin Uluat 
 06.12.2016 11:32
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 188
Toplam yorum
: 11
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 92
Kayıt tarihi
: 16.10.15
 
 

Gazeteci, Biyolog, Konuşmacı ve Sosyal Medya Danışmanı, Kokuyla Keşfet ve  Sağlık Haberlerine Far..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster