Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

10 Mayıs '18

 
Kategori
Edebiyat
Okunma Sayısı
198
 

Kitap Tavsiyesi: Fatma Aliye Hanım ve Muhadarat'ı

Kitap Tavsiyesi: Fatma Aliye Hanım ve Muhadarat'ı
 

İstanbul, 2018


Edebiyat tarihimizdeki ilk feminist yazara ulaşmaya çalışıyordum, Fatma Aliye Hanım’la karşılaştım. Kitabı Muhadarat’ı ilk feminist eser olarak nitelendiren bir yorum okumuştum, hemen gidip kitabı aldım.
 
Kitap feminist özellikler taşımıyor bence ama kesinlikle özel bir kitap. Onu özel kılan ise Fatma Aliye Hanım’ın Türk Romanı’ndaki ilk kadın yazar oluşu ve Muhadarat’ı 1891’de yazmış olması. Fatma Aliye Hanım’ı bir yerden hatırlayacağım diyenler! Cüzdanlarınızdaki 50 TL’nin üzerindeki resme bakarak kendisiyle hemen tanışabilirsiniz.
 
Kadına bakış açısı ile ilgili yaratmaya çalıştığı farkındalık benim beklediğim keskinlikte değil fakat dönemi içinde düşündüğümüzde çok değerli ve cesurca olduğunu söyleyebilirim. Kadın bakış açısının aktarıldığı bazı satırlarda sinirden küplere bindiğimi söylemeliyim özellikle kadınların kabullenişi ile ilgili olan kısımlarda. Yıl 1891’de olsa, hikaye kurmaca da olsa kabullenmek mümkün değil. En acısı da günümüzde hala 127 yıl önceki kafa yapısında olanların varlığını bilmek, öyle değil mi?
 
Kitap daha ilk bölümden, edebiyatımızın kült eseri Aşk-ı Memnu’yu hatırlatıyor. Hatta hemen açıp Aşk-ı Memnu’nun tarihine baktım, Muhadarat’tan sonra yazılmış. Birkaç farklı yorumda Halit Ziya Uşaklıgil’in, Fatma Aliye’nin bu kitabından etkilenmiş olabileceğini okudum, bana da biraz öyle geldi. Fatma Aliye, kadın olduğu için mi kitabı geri planda kaldı diye düşünmedim değil.
 
Kitabın ismi olan Muhadarat kelimesini, farklı kaynaklarda Muhaderat veya Muhadderat olarak gördüm. Türkçe-Osmanlıca sözlüğünde aydınlatıcı bir anlamına ulaşamadım. Bir kaynağa göre Muhaderat “iffetli kadınlar” anlamına geliyormuş, kitabın konusu ile düşününce çok mümkün. Bir kaynağa göre ise Muhadarat, “akılda tutulan hikayeler, yeri geldiğinde söylenebilecek yararlı bilgiler” anlamına geliyor, o da mümkün.
 
Fatma Aliye, kendisi de eşinden çekmiş bir kadın. Kitap okumasına laf edermiş mesela eşi. Kitapta ara ara birisine öğretici mesajlar gönderildiğini hissedebiliyorsunuz.
 
Genel olarak hikayenin, güzel kurgulanmış ve sürükleyici olduğunu düşünüyorum. Türk Edebiyatı’nın temel eserlerini okuması gerektiğini düşünen herkes, bu kitabı kesinlikle okumalı. Yalnız kitabın kapak tasarımı ve renk seçimi daha eğlenceli, daha albenili olabilirmiş, öyle değil mi? Kitabın isminin anlamının bilinmemesi bir bariyer zaten, kapağın dış görünüşü ile okuyucuları çekmek düşünülebilir.
 
Bol bol fikir ürettiğiniz, keyifli okumalar...#haydiuretelim
 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Toplam blog
: 14
Toplam yorum
: 1
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 164
Kayıt tarihi
: 10.05.14
 
 

Amatör bir matematikçi (lisans), amatör bir ekonomist (yüksek lisans), amatör bir tarihçi (doktor..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster