Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

02 Nisan '16

 
Kategori
Kitap
Okunma Sayısı
7408
 

Kitap yayınlatmak isteyen yazar adaylarının dikkatine!

13 yıllık editörlüğüm, 10 yıllık yazarlığım ve telifle (para ödemeden ) basılmış 3 kitabımla bugüne kadar edindiğim tecrübelerim doğrultusunda sizlere yol göstermek, yardımcı olmak istiyorum.

Kitap yayınlatmak istenirken çok hatalar yapılıyor, çok insan üzülüyor.  Bir umut, bir heyecan ile yazıp, emek verdiğiniz ve yayıncılara gönderdiğiniz dosyalarınızın peşinden sürüklenen hayallerinizi suda bulup, morallerinizi bozuyorsunuz. Ümitleriniz, hayalleriniz suya düşmesin. 7 yayıncı, 9-10 telif anlaşması görüşmesinden sonra size seneler içinde yaşadığım, gördüğüm, şahit olduğum her şeyi anlatayım. Hepsi benim başıma gelmedi ama editörlüğüm vesilesiyle irtibatta olduğum yazar-şair arkadaşlardan bilgilenebildim. Bu doğrultuda edindiğim tecrübelerimi yazayım size.

 

Sevgili kalem dostlarım; bin bir umut ve hayalle yazdığınız ya da yazmak istediğiniz şiir ve kitap düşleriniz var, öyle değil mi? Dosyalarınız hazır ya da yazım aşamasında. Veya henüz yeni yazmaya başlayacaksınız. Aklınızda kendinizce farklı, güzel, dikkat çekici bulduğunuz fikirleriniz var. Aklınızda, hayallerinizde yaşattıklarınızı daha çok insanla paylaşmayı ve onların da beğenilerini alabilmeyi istiyorsunuz. Söylemek ve saklamak istediğiniz hayallerinizi, ardınızdan çocuklarınıza, torunlarınıza ve başka insanlara da iletmek istiyorsunuz. Bunun en güzel yolunun da kitap çıkarmaktan geçtiğini düşünüyorsunuz. Ne iyi yapıyorsunuz.

Yazdığınız kitabı sorup, değerlendiremeyeceğim için direkt olarak kitap yayınlatmak konusuna geçiyorum. Ama siz bu arada yazdığım ve yazacağım ‘Kitap yazmak ve yayınlatmak’ konusundaki her yazımı okuyun ve takip edin.

 

Kitap çıkarmalı mısınız?

Eğer yayınevi olarak görüştüğünüz insanlar para istiyorsa bunu iyi düşünün. Eğer daha önce yayınlanmış kitabınız yoksa ve bu bir ilk olacaksa aldanmayın! Yayıncınız size güvense de kitabınızın okuyucu bulup- bulmayacağından kesin emin olamaz. Sonuçta siz de ilk kez kitap çıkaran ve kitabı tutunamama ihtimali olabilen bir yazar adayısınız. Çok güzel konuda, kusursuz bir anlatımla da eser hazırlamış olsanız, yine de bu zamanda kitabın satış ihtimali yayınevlerini düşündüren bir konudur. Sonuçta onlar da masraf edip, üzerinde çalışacakları, dağıtım yaptıracakları ve editörü, grafikeri ve tüm çalışanları ile emek vereceği kitabın satılmasını ve size de kendilerine de para olarak dönmesini bekleyecektir. İlk kitap, ilk baskı her zaman için risklidir. Bazı yayıncılar ilk baskısında para aldıkları kitabın sattığını görünce, sonraki baskılarında para almayabiliyor ya da rakamı size geri dönecek kadar az tutabiliyor. Şartları iyi düşünün, iyi değerlendirin! Bazen ilk kitabın, ilk baskısını para ödeyerek yayınlatmak size güzel sonuçlarla geri dönüş sağlayabilir.

 

Siz hiç evinize badana yaptırırken ya da aracınızı tamire götürdüğünüzde iş başlamadan paranın tamamını ödeyip, sonrasında ustaların çalışıp, işlerini en güzel şekilde yapmalarını bekler misiniz? Paranın bir kısmını işin bitiminde ödersiniz değil mi? Kitap işinde, çalışmanın sonu ‘kitapların basılmış olması’ değildir. Bir kitap dağıtılıyor ve tanıtımı yapılıyorsa yayınevi yapması gereken işi tamamlamıştır. Kitabınızı raflarda görmeden paranın tamamını ASLA ÖDEMEYİN! 

Çoğu yayınevi (matbaa demek daha doğru olur bence) kitabı bastıktan sonra sizden minimum 2.500 TL’den başlayıp, 10.000 TL’ye kadar uzanabilecek (bin adet için geçerli) bir bedel ister. Kitabı bastığında da “Al hakkın olan 10 ( ila 30 adet) arasındaki kitabını, hadi şimdi tanıt ve sat. Bana da paranın hepsini öde.” der. Tabi bunu dile getirmez ama demek istediği ve beklentisi budur. O sadece kitabı basar. Grafikerine 300- 1000 TL arası bir rakam öder ve size daha fazlasını ödediğini söyler. Kitabınız çıktığında çok azı ciddi anlamda dağıtım ve tanıtım yapar.

Kitabınız çıktı ve belki raflarda da gördünüz. İş o kısma kadar gelebildi diyelim. Peki, bu işten sizin kazancınız ne olacak? Bazı yayıncılar kitap sattıkça ve yeniden baskı yaptıkça size belli yüzdelerde ödeme yapıyor ve siz kitabın basımı için verdiğiniz parayı geri alabiliyorsunuz. Kitabınız binlerce satmaya başladığında da kazanç sağlamaya başlayabiliyorsunuz. Şartları iyi değerlendirmek lazım.

Para verip de kitap çıkarmalı mı?

Bence evet. Bu zamanda okuma- yazma bildiği için kitap yazdığını ya da yazmak istediğini söyleyen o kadar çok insan var ki… Çoğu kitap okumayı da sevmeyen ve kitaba para harcamayan kişiler. İnternette yazı ya da gazetede spor- magazin haberi okumanın kendilerini iyi bir okur yaptığını düşünenler de kitap yazıyor.

Her geçen gün yayınevlerine o kadar çok kitap dosyası geliyor ki; her birini okutmak, değerlendirmek ve basılıp- basılmayacağına karar vermek gerçekten çok zaman alan ve çok da emek isteyen bir iş.  Eğer telif alarak, isim yapmış, büyük yayınevlerinden kitap çıkartmak istiyorsanız ya adınızı mesleğinizle, başarılarınızla duyurmuş, bir parça tanınmış ve geniş çevresi olan bir isme sahip olmalısınız ya da senelerce size yanıt verilmesini bekleyecek sabrınız olmalı. Bazen birkaç sene olumlu- olumsuz yanıt vermeyenler de olabiliyor.  Benim telifle yayınlanmış 3 kitabım olmasına rağmen, henüz o çok satan kitapları basan yayınevleri bana yanıt vermiyorlar. Bekletiyorlar. Ayrıca o büyük yayınevleri ile çalışmanın da sakıncaları olabilir. Sizden belirli zaman içinde belirli sayıda yeni kitaplar hazırlamanız şartını koşabilirler.  Mesela çok tutunan, iyi satan bir yazar olursanız sizinle yapacakları anlaşmanın sürecini oluşturacak sene sayısı kadar, her sene basılabilecek gibi bir kitap hazırlamanız beklenebilir. Bunu yapabilecek misiniz?

Kısacası, ilk kitabınızı çıkaracaksanız ve ünlenmiş biri de değilseniz para karşılığı kitap basabilecek yayınevlerini değerlendirin. Ama yayınevi olmasına da özen gösterin. Dediğim gibi, bazıları sadece matbaa! 

            Size küçük bir tiyo: Kitabınızı basmasını istediğiniz yayınevinin başka kitaplarının kitapçıların raflarında olup- olmadığını araştırın. Diğer yazarlarının kitaplarını göndermişler mi kitapçılara? Yoksa… Başka yazarları ve onların kitapları yoksa sakın kitap oradan kitap çıkartmayın!

            İyi olan bir yayınevini de kötülemek istemem. Bazıları gerçekten de sektörde basım- yayın işi yaptıkları için yayınevi de kuruyorlar. Eğer yayınevi olarak henüz çok yenilerse, yayıncılık alanında daha önce çalışmaları, deneyimleri olmuş mu bunu araştırın. Dağıtım yaptırabilmek çok önemli. Kitabın basılmış olmasından da önemli bir konu bu. Dağıtım ağları iyi midir? Daha önce dergi, kitap, tanıtım rehberleri basıp, dağıtabilmişler mi? Geçmişleri de bu meslekten mi geliyor, deneyimlileri nedir diye bir araştırın. Deneyimli olduklarına inanırsanız görüşün.

            Çalışacağınız insanları tanıyın. Ben şimdiye kadar çok az kitaplarımı basan hiçbir yayınevinde editörümle tanışmadım. Belki de hiç olmadı. Grafiker olarak da birini tanıdım ama o da işi bıraktı. Yani kimlerle çalışacağınızı bilin. Editörünüz, grafikeriniz kim olacakmış öğrenin. Öyle birileri var mı yoksa göstermelik olarak ‘var’ denilerek mi sizden editör, grafiker ücretleri de alınıyor, öğrenin.

Mümkünse ve yapabiliyorsanız ya senaryo yazın. Ya tiyatroya ya da dizi olabilecek skeçlere konular yazın. Şiirlerinizi internette blog siteler ve sayfalar, gruplar oluşturarak paylaşın. Takipçileriniz olsun. Yazmayı başka alanlarda da deneyin. Okur ve takipçi edinin.

Çok okuyun, çok yazın, çok öğrenin, çok dinleyin, çok bilgilenin ve çok kişiden iyi olmak için kendinize değer katmak için savaşın. Diğerlerinden iyi ve farklı olduğunuza inandığınızda, kendi dosyanızı kendinize birkaç kere okuyup, kontrol ettiğinizde yayınevlerinin editörlerine iletin. Bazen sizin çok iyi olduğuna inandığınız çalışmanız, yayıncılar tarafından aynı değerde görülmeyebilir.  Bilginize, anlatımınıza ve yazdıklarınıza güvenebilecek gibi olun. İyi çalışın.

Yazmak, anı biriktirmek, hayalleri paylaşmak güzeldir. Bunları kitap halinde saklamak ve başkaları ile paylaşmak da güzel bir duygudur. Ama bu konuda hüsrana uğramak kötüdür. İkinci, üçüncü, beşinci, onuncu kitaplarınızın da olabileceğine ve onları da yazmaktan sıkılmayacağınıza inanıyorsanız… Ne ala! Hadi hemen bir yazın ve bir yayınevine gönderin. Yine de hiç bilmediğiniz ve tavsiye edilmeyen adreslere gitmeyin.

Daha önceden olayı deneyimlemiş birinin tavsiyesi, kitap raflarındaki yazar ve eser sayılarının çokluğu ve çalışacağınız insanları görerek, yüz yüze konuşabilme ihtimalinizin olduğu yayınevleriyle görüşün. Mümkünse şehrinizden olsun. Telif konusu başlı başına bir konu olduğu için onu burada yazmıyorum. Beni okumaya devam edin.

Çalışmalarınız sizi okurlara, başarılara götürsün. Hayalleriniz de sizi umutsuzluğa değil, başarıya taşısın.

 

Sevgiler.

 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Tüm bu süreçleri yaşamış ve halen de yaşamakta olan bir yazar adayı olarak deneyimlerinizin hemen hemen tamamına katılıp okudum yazınızı. Ben de bu konudaki tecrübelerimi yazmak üzere oturdum şu an klavyenin başına ve başlığımın adını da "Hamdım, pişiyorum, yanmak istemiyorum" koymayı düşünüyorum. Anlamışsınızdır kastımı. Yayıncılığa dair zerrece bilgimin olmadığı ilk romanımı çıkardığım dönemde bir tanıdık vasıtasıyla Kişisel yayıncılık yapan bir yayınevi!-basımevi tanımınıza tamamen katılıyorum- tarafından çıktı ilk romanım. Kitaplarımın bir kısmı bana koliyle gönderildiğinde kapağı ilk kez gördüm ve resmen üzüntümden ağladım. Hayatımda gördüğüm en kötü kapaktı. Kitap vaadedilen hiçbir kitabevinde yoktu hatta haberleri bile yoktu böyle bir yayınevi olduğundan. (Hiç üşenmeyip il il arayıp sordum kitabımı ve yayınevini) Şimdi edindiğim bu tecrübeler ışığında, bana pozitif değil negatif referans olan ilk kitabımın gölgesinde ikinci romanıma yayınevi arıyorum tam bir yıldır.

ferda kayci 
 13.04.2016 13:08
Cevap :
Öncelikle "geçmiş olsun" demek istiyorum.Üzüldüm.Bu olayları yaşayan çok magdur yazar adayı var.Benim de ilk kitabımın son baskısını yapan yayıncı, sizde olduğu gibi kitapları bana teslim ettiğinde kapağı gördüm. O kapak yüzünden kitaplarımı uzun zaman satamadım. Sonra tanıtım amaçlı olsun diyerek yardım olması için bir yerlere bağışladım. Şimdi dördüncü kitabımı yayına hazırlıyorum ama buralara gelmek benim için de kolay olmadı.Açıkçası bazı yerlerde yayınevine de hak veriyorum.Bir kitabın tutup tutmayacağını bilmeden masraf edemiyorlar. Para bağlamak ve satış beklemek onlar için de zor bir süreç. Kitaptan gelecek para hemen maddiyata dönüşmüyor. Onlar da editöre, grafikere, kağıda para ödüyorlar. atış olmazsa zarara giriyorlar. Ama tabi ki kitabın ilk baskıda iyi sattığını görürlerse sonrası için farklı anlaşmalar yapılabiliyor. Yine de adını ilk kez duyuracak yazarlar için ücreti karşılığında kitap çıkarmak doğru gibi. Yazıda dediğim gibi.iyi araştırın.Yardımcı olmak isterim.  14.04.2016 1:00
 

Sevgili Romantik Feminist, Çarpıcı, farklı bir takma adınız var ve buna rağmen yazınız romantiklik sınırının ötesinde, gerçeklerin bağrında filizlenip büyümüş. Çok da güzel olmuş. Buralarda yazı yazan kimselerin ya yayınlanmış kitapları ya da kitap yayınlama fikirleri, düşleri vardır. Onlara ciddi anlamda destek sağlayabilecek niteliğiyle yazınız için, böyle bir yazı yazmayı ve sonradan devamını da getirmeyi düşündüğünüz için sizi kutlarım. Tabii romantikliğiniz ve feministliğinizle ilgili yazılarınızı da okumak isterim. En içten başarı, sağlık, mutluluk dileklerimle...

Şahbettin Uluat 
 12.04.2016 14:07
 

Merhaba.Tam da kararsızlık yaşadığım bir konuda bu yazınız ışık oldu bana.Bir basımevine mail attım,'benim Milliyet blogda yayınlanmış yazılarım var,kitap haline getirmek istiyorum' dedim. Cevabında,'öyle bastığımız kitaplar oldu, basarız' diye cevap geldi.Site adresi bende mevcut. Emekli oldum,toptan ikramiyemi bekliyorum, değer mi diye düşübüyorum. En yakınlarım dahi ne fikirlerimi biliyor,ne düşüncelerimi ne de duygularımı. Bir ikilem içindeyim. Teşekkür ederim,umarım yeni yazınızla da karşılaşırım.Başarı dileklerimle,selamlar,sevgiler.

Gılgamış Kavasoğlu 
 02.04.2016 15:04
Cevap :
Merhaba. Her yayınevine inanıp güvenmeyin beyefendi. Dilerseniz ben yardımcı olurum. En azından basılmalı mı- basılmamalı mı kısmında fikrimi söylerim. Kitap maliyeti konusunda da yazıda belirttiğim gibi rakamlar söylenebilir. 2binden aşağı diyen olmaz sanırım. Kapak, kağıt, reklam vs.deyince artı hizmetlerle maliyet artabilir. Kitaplarınızı kendiniz de alıp satabilirsiniz. Çok satılırsa kazanca da dönüşebilir ama yazdığım gibi, ilk kitabınız olacaksa çok da hayal kurmamanızı söyleyebilirim. Yine de geleceğe hoş bir hatıra bırakmak için fikir almak, rakam öğrenmekte yarar vardır diye düşünüyorum. İstanbul'daysanız Promed yayıncılık'tan bana ulaşabilirsiniz. Yolunuz açık olsun. Başarılar dilerim.  02.04.2016 23:53
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 72
Toplam yorum
: 28
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 303
Kayıt tarihi
: 20.01.16
 
 

4 kitabı olan bir editör- yazar. Hayvansever. Çevreci. Kadın hakları savunucusu ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster