Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

09 Aralık '14

 
Kategori
Kitap
Okunma Sayısı
459
 

Kitaplarınıza düşman olacaksınız, belki de dost. Bu kitap nefes kesici

Kitaplarınıza düşman olacaksınız, belki de dost. Bu kitap nefes kesici
 

Bir kütüphanane, eşelenebilmelidir. Bir kütüphane eşelenebilecek niteliklere sahipse sahipsiz, yani ıssızdır artık. Spiral, küp ya da Daidalus orijinli labirent bir kütüphane, tasarım olarak imkansızlığı, çabayı, sabrı, daha da önemlisi tutku ile histeri arasındaki muazzam çatışmayı işaretleme uğraşıdır. Kendi anahtarını kilidinde saklayarak akıl tutulmasını tetikleyen bir bilmece kurgusu, esrarengizi kanıtlanabilecek yetiye ulaşmış sayılacaktır böylelikle. Çünkü her kütüphane bambaşka bir mimar mezarıdır. Buradaki mimar, yapı taşı olarak kitabı ve kitabın temsil ettiği her türlü huysuz ama elzem uyarıcıyı seçmiştir. İç içe geçmiş her türlü fikir, olay, mitos kütüphanenin harcındadır artık. Onunla temasa kalkışan herkese geliştirdiği, kişiye özel farklı bir refleks de edinecektir kütüphane; kazandığı bu ruh matbu sayılan tüm bağlayıcılardan bağımsızdır şimdi.
 
Kütüphanenin teorisinde alternatif bir matematik işleme konur. Tasnif edilen şey, formülleri küçümseyen bir denklemdir enikonu. Elbette buradaki elitist olma durumu birilerini tedirgin etse de sonuca ulaşma mücadelesindeki bu titizlik meslek hastalığı, rahatsızlığı diye algılanmalı, hoş görülmelidir. Dengeyi fizik bilimiyle açıklamaya çalışsanız da dönüp dolaşıp geleceğiniz adres, geometri ve cebirdir sonuçta.
 
Kısacası, kütüphaneler, su yerine mürekkeple beslenen ağaçlardan müteşekkil, mümkün mertebe ürkütücü bir ormandır, diyen bir düşünür bulmak zor olmayacaktır.
 
Elbette, organizmadan söz açmıyorum. Ama organik bir toplamdan, gövde olma bilincinden, böyle bir hissin kütüphane üzerindeki hakimiyetinden de kaçınamam. Eksiltici, tamamlayıcı öğelerin ardışık veya simetrik konumlanması ya da derinlik için yatay/dikey yerleştirmenin işlevi veya “raf katı çıkma” avantajını olumlu kullanabileceğimiz bir sınıflandırma, son kertede bütünün sağlamasını yapabileceğimiz özel tasarım, bir kütüphanenin vazgeçilmezlerinden.
 
Onun nefes alıp verebilmesi ancak bu özenin ve dikkatin ürünü.
 
Kitabın sırrı kütüphanenin kaderini çiziyor. Ne yazar, ne yayıncı, ne sahaf ne de okur sırra vakıf. Oluşmuşluk, o devasa hücre, özgürlüğünü kontrol altında tutabilmek için kendi mekanizmasını, işlerliğini biçimlendiriyor - özelleşiyor.
 
Kütüphanenin mevkisini bulabilmek için sekstant kullanabilen biri olmak şüphesiz zorunlu; yoksa hem yatay hem de aşağı doğru dikey derinliği hissetseniz de yukarı doğru yüksekliği kavrayabilmek müşkül. Yazının ufku ya da öze/magmaya yakınlığı entellektüel algıyla ölçülebilir, ancak zaman ve evren, tarih ve  boyut karşılaştırmaları için insanoğlu hala çok yetersiz değil mi?
Bir kütüphane kurmak: İşte kilit ve anahtardan kastım tam da buydu bir açıkcası. Kütüphanenin çalışmaya başlaması için ilk hareket sizden gelmelidir. Sonrasını o kendi kendine halledecektir.
 
                                                           UZUN BİR SORGULAMA
 
Bir edebiyatçı kimliği birinden miras bırakılan, İstanbul Dragos’taki kütüphane zaten bibliyomaninin pençesine düşmüş olan o insanı nelerle hesaplaşmaya itebilir: Rastlantısalın kurmaca ile , mimarinin matematik ile refakat ilişkisi sadece deneysel ve sanatsal mıdır? Enis Batur, on yıla yayılan yazılma sürecinde ördüğü romanı Kitap Evin’de uzun bir sorgulama yapıyor. Batur’dan gelen bir roman, okur adına büyük bir sürpriz elbettde. Çünkü Batur’un detaycılığını ve engin araştırmacılığını bilenler için taen baştan bir merak uyandırıyor. Yazı dilinde üzeri örtülmüş sözcükleri de uyandırmayı ihmal etmeyen Batur, savruk kütüphaneleri, dağınık okurları da alttan alta eleştirmiyor değil doğal ki. Çok da haklı.
 
HAKKINDA ÖNEMLİ ELEŞTİRİLERİN, İNCELEMELERİN YAZILMASINI HARARETLE BEKLEDİĞİM BU KİTABI TÜM GERÇEK OKURLARA TAVSİYE EDİYORUM.
 
Romanı okurken kitaba olan iştahınızın artacağına, kütüphanenizle yüzleşeceğinize, onlarla aranızdaki garip aşka bir kez daha döneceğinize eminim . Hakkında önemli eleştirilerin, incelemelerin yazılmasını hararetle beklediğim bu kitabı tüm gerçek okurlara tavsiye ediyorum.
 
AKLIMA TAKILAN ENDER SORULARDAN BİRİSİ ŞU: KİTAP EVİ'Nİ KÜTÜPHANENİZDE NEREYE YERLEŞTİRİECEKSİNİZ? YERİNİN ORASI OLUP OLMADIĞINDAN HİÇ Mİ KUŞKULANMIYORSUNUZ? BİR KEZ DAHA DÜŞÜNMELİSİNİZ.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 46
Toplam yorum
: 7
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 260
Kayıt tarihi
: 27.03.12
 
 

Dağcılık sporu ile çocuk yaşlarda tanıştı. 1984 yılında ilk yüksek irtifa tırmanışını gerçekleşti..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster