Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

06 Şubat '12

 
Kategori
Kitap
Okunma Sayısı
584
 

Kitapsız hayat olmaz

Kitapsız hayat olmaz
 

Hayatı boyunca herhangi bir yazarla karşı karşıya gelmemiş birisi için, hayranlık duyduğu eser sahiplerinin hepsini bir arada görmek kadar heyecan verici ne olabilir ki? Düşünsenize, onlarla aynı gün, aynı saat ve aynı yerde randevulaşacaksınız. Üstelik hayal de değil bu; tamamen gerçek!

Adımlarınız sizi büyük bir kapıya götürüyor. Kafanızı kaldırıp girdiğiniz binanın ismi nedir diye bakmıyorsunuz tıpkı evinize girerken apartmanınızın adının ne olduğunu umursamadığınız gibi. Çünkü adınızı ve adresinizi nasıl ezberlemişseniz onu da hafızanıza harf harf kazımışsınızdır. Nereden mi biliyorum? Olaylar karşısındaki sergilediğimiz tutumlar üç aşağı beş yukarı birbirine benzer de ondan. Ne de olsa insanız. Dolayısıyla benzerliklerimiz de bir o kadar çok. Öğrendiğimiz ve sık kullandığımız şeyler zihnimizde kendini çoktan otomatiğe bağlamıştır bile. Binanın, Adnan Ötüken olan ismi de ailenizin bir ferdinin adı gibi olmuştur artık herkes de bunu bilir.

Daha girişte, bu kıymetli dostlarınızla sizi buluşturmada aracı olan görevlilerce güleryüzlü bir şekilde karşılanıverirsiniz. Siz de tebessüm edersiniz. Sonra da hayran hayran çevrenize bakınırsınız.

Her biri nasıl da farklı bir dünyadır. Renk renk, düzgün ve tertemiz görünüşlüdür. Sanki hepsi aynı parfümü kullanıyormuşcasına ortak bir koku alır burnunuz ve mest olursunuz. Üstadlar, kendilerine ayrılmış yerlerde sizinle tokalaşmak için can atmaktadırlar. Kolay mıdır el emeği göz nuru, beyin ve hayal gücüyle yazdıkları ürünleri okuyucuya sunmak. Bunun için az mı sabahlamış, uzun yıllar araştırma yapmış, mücadele etmiş sonra da aklındakileri yüreklerine sonra da kalemlerinin ucuna taşımışlardır. Fakat siz, onlar gibi tepkilerinizi içinize gömemezsiniz. Heyecanınız apaçık ortadadır.

Yerli ve yabancı bütün düşünce emekçilerinin farklı türlerdeki eserlerinin önünden sevgi ve saygıyla ama ağır adımlarla geçersiniz: Felsefe, Sosyoloji, Kişisel Gelişimci, Astroloji gibi. İlgi alanınız benim gibi edebiyat üzerine ise eğer ayaklarınız sizi mutlaka oraya götürür ve durursunuz. Kimi, edebiyatın doğuş zamanlarından kalmadır. Kiminin kendisi artık yoktur sadece mirasları olan yayınları vardır kimi de çiçeği burnunda yazarlara ait eserlerdir.

Elinizi hangisine uzatacağınızı şaşırırsınız. Bu kadar çok sayıda kitap varken seçeceğiniz kitap sayısının üç olması zorlar sizi. Elinize alıp göğsünüze bastırdığınız kitaplar şanslı, bıraktıklarınız ise en az sizin kadar üzgündür. Bıraktıklarınıza “Yirmi gün bana müsaade et. Söz veriyorum gelip seni alacağım” dersiniz ve o sözü tutabilmek için de aldığınız her bir kitabı sular seller gibi okunursunuz. Bestsellerden olmuş olmamış sizin için fark etmez. Bilirsiniz ki bazı kitaplar sessiz ve derinden gider. Çünkü ya siz onu ya da o sizi geç keşfetmiştir.

Kurumsal anketlerde, eş dost muhabbetlerinde “Boş zamanlarınızı nasıl değerlendirirsiniz?” sorusunun cevapları arasında mutlaka bir “kitap okurum” etkinliği vardır. Peki neden? Okumak; boş zaman işi bir faaliyet midir? Bir meslek sahibi olabilmek için okunan ders kitapları amaç, meslek edindikten sonra çalışmaktan fırsat bulduğunuz zamanlarda kapağını araladığınız kitaplar ise zevk için mi oluyor sizce? Ya kişinin mesleği hanesinin karşısında “Yazar” unvanı varsa? Onlar açısından bu olaya bakınca daha ilginç bir sonuç çıkmıyor mu ortaya? Yazarları; halkının boş zamanlarını doldurabilmek için zamanının büyük bir bölümünü yazmakla geçiren hem beyni, hem yüreği, hem ruhu, hem gözleri, hem elleri hem de hayal dünyası dopdolu sanatçı topluluğu demek sanırım anlatmak için az bile gelecek.

Maalesef gazete okumak da boş zaman aktivitesi olarak görülür. Yine burada ister istemez gazetecilik mesleğiyle hayatını idame ettiren insanlar geldi aklıma. Başkaları okusun, bilgilensin diye zamanını yazarak geçiren beyni, ruhu ve kalemi dolu insanlar.

Anne ve babaların, öğretmenlerin; kitap okuma alışkanlığı konusunda çocukları teşvikleri gelecek yıllar için güzel bir okuma alışkanlığı zemini oluşturuyor. Eskiden sadece yaz tatillerinde okunması önerilen kitaplar şimdilerde eğitim öğretim yılıyla paralel yürüyor. Sırf Türkçe, Edebiyat öğretmenleri değil Matematik öğretmenleri de öğrencilerine roman ve gazete okumayı öneriyor. Çünkü; okuduğunu doğru anlayabilen ve net yorumlayabilen bir kişi, önüne çıkan matematik, fizik ve kimya sorusunu da başarıyla cevaplandırabiliyor.

“Okuma ve yazma“ birbirinden ayrılmaz bir bütün ve eğer biz de bu bütünün parçası olabiliyorsak ne mutlu bize.

Kitap, gerektiğinde bir öğretmen, gerektiğinde bir dost hatta sevgilidir insana. Siz onu terk etmedikçe o sizi asla yalnız bırakmaz. Aynı zamanda en iyi sırdaşınızdır.

Yastığınızı, masanızı, ruhunuzu paylaştığınız kitaplarınız hep yanınızda olsun. Herkese bol okumalar dilerim.

Aysel AKSÜMER

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Çocuk 6 yaşında başlıyor 30 yaşına kadar kitap defter tam 24 yıl(zaten kaç yıl yaşıyor ki) dershanelerde,okullarda,kütüphanelerde durmadan okuyup yazıyor.Sonunda limon satıcısı oluyor.Aslında iyi oluyor.Öyle seviniyorum ki.Akılsız insanların zorla baskıyla size öngördüğü bu saçma tahsil hayatının yöntemine karşı çıkın ya!Adam 24 yıl limon satmak için binlerce kitap okuyor,Kafa patlatıyor.Bu kadar akılsızlık olmaz.

Kerim Korkut 
 11.03.2012 15:56
 

Kitap ve okumak çok abartılıyor.Ömrümüz boyunca sayfaların arasına gömüleceksek ne zaman yaşayacağız? Kitap bir zevktir,hobidir.Ya da onunla mesleğinizi öğrenirsiniz,o kadar.Yıllarını okumaya veren insanlar gerçekten kendilerine yazık ediyorlar.Psikolojik bir vaka;acıyorum onlara.Tatlı bir roman,öykü ya da kariyer veya mesleki açıdan yararlanacağınız kitaplar önemlidir elbette. Ama okuma adam olma vasıtası değildir.Ben sayfamda okuma karşıtı yazılar yazıyorum.Hoşunuza gidiyorsa okuyun.Kariyer için sadece mesleğinizle ilgili olarak okuyun.Okuma yazma ve hesap öğrenin.Bunlar bir insanın ne kadar zamanını alır ki? İşte sözde kendini geliştirmek ve bilgisini artırmak için ömür boyu kütüphanelere kapanıp okuyan kimselerin psikolojik tedaviye ihtiyacı vardır.Ne yapacaksın her şeyi öğrenip de? Hayattan kendine lazım olan kadarını alacaksın.Uzay aracının nasıl yapıldığını bilmesen nolur.Uzaya mı gideceksin.Boş kafalı lüzumsuz insanlar.Maalesef ülkemde de bu ciddi bir hastalık.

Kerim Korkut 
 11.03.2012 15:51
 

İyi geceler Aysel hn, herşey o büyük ilahi kitabımızla başladı. Önce dinimizi okudu büyüklerimiz, sonra okullarda öğrendik okumayı ve kitapları sevmeyi. Tanımadığımız yerlere gittik onlarla, tanımadığımız insanlarla, hayatlarla tanıştık... Ayrıca üzülmeyin sadece resmine ve başlığına aldanılarak tıklanan yazılardan yada geyik muhabbeti yapılan yorumlardan daha değerlidir sizin yazılarınız. Benim gibi bir gün, daha birçok kişi sizi keşfedecektir. Bu zamana kadar keşfetmedilerse oda onların kaybıdır bence. Herzaman az olsun ama öz olsun demişler.. Sevgiyle kalın

KOMSU KIZI 
 09.02.2012 22:04
Cevap :
İyi ki varsın. Moral verdin bana. Milliyet Blog'ta edebiyat yazılarına ilgi yok diye düşünüyorum. Üzülmüyor değilim aslında ama biliyorum ki sen ve bir kaç dostum beni unutmayacak. Teşekkür ederim. Mutlu oldum. Sevgilerimle.  10.02.2012 19:03
 

Aysel hmcımmmm, kitapları, kütüphaneleri ne güzel aktarmışsınız. bir kitap sever olarak duygularınıza katılmamak elde mi? o kitaplar ki bize her defasında farklı bir dünyanın kapılarını ardına dek açıyorlar. Kitapla dolsun her yanınız. Emeğinize sağlık olsun, kalbinize de. Sevgiyle kalın.

BELGİN ERYAVUZ 
 08.02.2012 15:34
Cevap :
Teşekkürler Sevgili Belgin Hanım. Kitap konusu maalesef konu başlığı olarak kimsenin dikkatini çekmiyor. Yorum yazdığınız için mutlu oldum. Sevgilerimi sunuyorum.   09.02.2012 8:26
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 327
Toplam yorum
: 398
Toplam mesaj
: 2
Ort. okunma sayısı
: 465
Kayıt tarihi
: 22.03.10
 
 

1966 doğumluyum. Halkla İlişkiler bölümü mezunuyum. Iki çocuk annesiyim. Edebiyatın hep okuyucu t..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster