Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

23 Nisan '15

 
Kategori
Kültür - Sanat
Okunma Sayısı
2540
 

Kitsch nedir?

Kitsch nedir?
 

google


Öncelikle, son söyleneceği başta söyleyelim:

Belediyenin yaptığı son iş, tam olarak kitsch değildir veya kitsch olmayı isteyip de, tam kitsch olamamıştır.

Bunun nedenleri de:

Başka işleri, daha kitsch olmuştur.

Başkalarının başka işleri de, daha kitsch olmuştur.

Yani, burada ‘daha / en’ sözcükleri var ise, kitsch göreli bir tanımdır, demektir zaten. Daha veya en kitsch, başlangıç kitsch’inin yerini alır. Almıştır da.

Şimdi, baştan başlayalım:

Kitsch nedir?:

http://en.wikipedia.org/wiki/Kitsch

“Kitsch, bayağı tasarımlı kitlesel üretimli popüler kültür tasarımları veya kültürel ikonlardır.”

Yani:

Proleterya ve/ya küçük burjuva onu beğenecek. Bir. (Şerh 1: Köylü kitsch’i de var ama sanayi toplumlarından gündem-dışı kaldı. Şerh 2: Komprador burjuvazi kitsch’leri de vardır ama onlar daha çok lüks başlığı altında ekonomik olarak irdelenirler. Şerh 3: Bu durumda kitsch, göreli olarak, orta sınıfların altkültürleriyle irdelenir, demektir.)

Herkese ulaşacak veya yaygınlaşacak veya moda olacak. İki.

Popüler kültür ürünü olacak ki bu genelde sanat diye yapılıp sanat ve hatta zanaat olamayan (bazı arabesk müzikler gibi) şeylerdir.

Örneklemeler:

Benim çocukluğumda, duvarlara asılan, alçıdan yapılmış, öpüşür gibi duran, Arap kızı ve erkeği vardı. Hemen her evde bulunurdu. Tam kitsch idi. 1960’lar.

Televizyonların arkasına lamba, üstüne oyalı işleme konurdu. 1970’ler.

Disko türünün yeni örnekleri vardı.1980’ler.

Tarkan ve ‘Kıl Oldum Abi’si vardı. 1990’lar.

Cep telefonunda yemek tarifi veya ‘akşama ne yemek var?’ sorusu vardı. 2000’ler.

2010’lardayız:

Dindarların her türden dejenere din objeleri, Üsküdar’a Kabe, Kuran’dan pasta türü, en kitsch olmakta.

Dönelim haberde sözkonusu olan objeye:

Laleden dokunmuş halı desenli koccamaan bahçeye...

Kitsch olmak için nesi eksik?:

Bir kere sade desenli. Yani, halıların genelde olduğundan daha sade desenli.

Çiçekten saat yapmak daha kitsch. En azından bu zamanda. Bir tane, Gümüşsuyu’nda var. İsteyen gider bakar.

Sonra ironik olarak, gerçek lalelerden milyarlarca üretip, yalnızca 1 hafta için, milyonlarca lira harcamak en bir kitsch iş.

O lalelerin yanıda dingildeyen, yürürken seni sakat bırakan, yağmurda foşurttadanak ıslatan kaldırımlar var en kitsch olarak. Dans edeceksin, iktidardan kaçınacaksın ama yandan bir araba, kaldırıma su sıçratıp, cart diye seni gene ıslatacak, yani iktidar seni, güzelleştireceğim derken çirkinleştirecek.

Yani:

Kitsch, süslü olmaya debelenip, aşırı çirkin olup, hala güzel olma söyleminde debelenen bir şeydir, arabask gibi, futbol gibi. Rezilliktir rüsvalıktır ama yalan söyleme sığınır: ‘Aayy nevğ güvzel’ denir hep birlikte.

Diğer bir saptama:

2015 momentinde, 1. Dünya’nın kendi elit kültürünü dışlaması, yanlış icrası, vd’si ile her kültür ve altkültür bayağı / banal odu.

Bu yetmedi, bu bayrak yapıldı. Post-modernizmin ‘ne olsa gider’i, ‘en çirkin bile güzeldir’ oldu. Örneğin bizim yarım aydınlar, aşırı çirkin-taşra’yı çoksever oldular. Örneğin bizim akvaryum solcuları, 25 karı birden alma biçiminde gerçekleşen şeyden, Müslüman özgürleşmesi olarak dem vurur oldular. Örneğin bizim 68’liler, kendilerini o zamanlar vuran Kürtleri, şimdi meclise sokmak ister oldular.

Şimdi bir de haberi irdeliyoruz:

“... yassıltılıp yere yapıştırılmış legolardan kurulu dev bir levha olan Lale Halısı, şehirle ilgili tasavvurların dip noktalarından biri. Yanındaki bir merdivenden çıkıp, yerdeki deseni fotoğraflayıp, instagramlayabilirsiniz;  isteyenler, zavallı, güzel lale çiçeğinin böyle birşeye alet edilmesine de üzülebilirler...

Şehirle ilgili kriz dönemleri, İstanbul’da eminim ilk kez olmuyor. Bunlardan birine tanık olduğumuz bir zaman diliminden geçmekte ise, garip bir lunapark ürpertisi var- en azından. Kitsch’in eğlenceli olabileceğine yıllardır filmler, şarkılar aracılığıyla inanmış, bununla çok eğlenmiş olanlar, kitsch’in ta kendisiyle burun buruna kesinlikle gelmeliler. Gerçek bir ‘deneyim’. Kitsch’le hiç derdi olmuş olmayanların ise, böyle bir endişesi yok. Garip ayrım, tuhaf eksen tam da burada. Yoğunluk grubunun önceki sergisi, Ada Han’da açılan Axis Mundi yani Dünyanın Aksı ya da Ekseni idi.”

http://www.radikal.com.tr/yazarlar/fatih_ozguven/sultanahmet_sinemalari-1341454

Öncelikle en önemli vurgu:

Kitsch, kriz döneminden çok, dönüm, büküm, pertürbasyon, yalpa, anafor, türbülans, çatallanma (bifürkasyon) gibi, daha çok geçiş ve belirsizlik dönemlerinde ortaya çıkar. Bu açıdan barok ve rokoko da kitsch sayılır kimi zaman.

Bizde ne var peki?:

2 cumhuriyet arasındaki boşluk var şu an, yaşanan onun kitsch’leri olmakta. 1960’larınki, alaturka ilk gerçek sanayileşme bükülmesi idi.

2 cumhuriyet arasındaki kültürel boşluk, en çok yeni muktedir Müslümanlar’ı vurdu, en çok kitsch’i de onlar icra eyliyor olağan olarak.

Ancak, şehri laleyle donatmak, nasıl ki lale halısından daha kitsch ise, diğer noktaları da gözden kaçırmamak gerek:

Taa, 1980’lerin başındaki ‘Günümüz Sanatçıları’ dizisi ile başlayıp, özel müzelerin fıştıklamasıyla zirveye varan, 3 alt-dönem geç kalmış, alaturka post-modern zırvalığı ile, tüm Bienal’ler ve içindekilerin tümü, meta-kitsch geldi, öyle de gidiyor. Enstalasyon, zaten kitsch zirvesi bir konu.

Yani, sözü bağlarsak:

İstanbul’un başı da kitsch, kıçı da kitsch, camisi de kitsch, gökdeleni de, zencisi de (bu, gökdelenli-zencili küçük-ABD tanımının patenti Aslı Erdoğan’a aittir ki zaten küçük-Amerika tanımı, kitsch’in Allah’ıdır ama 1950’lerde).

Dipnot: Bu durumda kitsch olmayan, trilyonda birlik sanat ürünleridir, örneğin bazı cazlardır, 40 yıllık Aka Gündüz Kutbay’dır ve ‘Zikir’iridir örenğin. Ya da 1 doğru, 1 katrilyon yanlışı ve kitsch’i götürür. Haa, onun da olmadğı yer ve zamanlar da olmuştur, o zaman da Sodom-Gomor olmuştur ve olacaktır da.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 2217
Toplam yorum
: 1121
Toplam mesaj
: 127
Ort. okunma sayısı
: 497
Kayıt tarihi
: 16.08.06
 
 

Serbest yazarım. 1960 doğumluyum. BÜ İşletme mezunuyum. ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster