Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

28 Ekim '20

 
Kategori
Müzik
Okunma Sayısı
122
 

Kıvanç ÖNER..

Kıvanç Öner..

 

“Pandemi Sürecine Farklı boyutta bakan” bir sanatçıyla ilk kez karşılaşıyorum doğrusu..

 

Bu süreç çoğu insanı evine kapattı.. Ama ne diyoruz “HAYAT EVE SIĞAR...”

 

Şarkısı “Adalarda...”

 

 

Röportaj Sizlerle..

 

S1- Klipte çok etkilendiğim bir sahne var... Gitarı Denize atma sahnesi... bu fikir kimden çıktı? Çok yaratıcı bence.. :)

 

 “Adalarda” şarkısı “İzole” şarkısının devamı niteliğindeydi. Aklımdan geçen ana fikir, pandemi sürecinde işini kaybetmiş ve karantinada kalmaktan sıkılmış bir müzisyenin, hayalini kurduğu adalara gitmesiydi. Yaratım sürecinde bu geçişi en iyi şekilde nasıl verebiliriz sorusunun cevabını, Klipi beraber kurguladığımız yönetmenim Ufuk Kıray ile birlikte verdik. Hayal kırıklığı yaşayan müzisyenin gitarını sokağa atması, sokağın denize dönüşmesi ve müzisyenin denize dalıp yüzerek adaya çıkması gibi sahnelerin, senaryomuzdaki ana temayı oluşturmasına karar verdik... Tabi bu sırada güzelim gitarı harcadık ama buna değdi. Yaratıcı yönümüze fazla mesai yaptırdığımız yoğun bir çekim programı oldu ama hayal ettiğimiz şeyi gerçekleştirdiğimizi düşünüyorum.

 

 

 

 

S2- Müzikle doğanın her daim bir bağlantısı vardır.. sizce göre bu bağlantı nasıl kurulur..? Püf noktası nedir?

 

Eğer dikkatle dinlerseniz, çevrenizdeki müziği önce doğada duyarsınız. 

Besteci olarak sadece benim değil birçok sanatçının yaratıcı hislerini besleyen kaynakların en önemlilerinin doğada olduğunu düşünüyorum. 

Sonuçta müzik ve enstrümanlar doğadaki seslerden ilham alınarak ortaya çıkmış şeyler değil mi? 

Bunun bir püf noktası var mı bilmiyorum ama insanın kendisini daha iyi anlaması için sadeleşmesi ve dinlemeyi öğrenmesi gerekli. 

Benim için bunu en güzel yapabileceğiniz yer doğa.

 

 

 

S3- Covid 19 herkesi etkileyen değişimi baz alan bir süreç... Her şeyin değişmesi bir müzisyen için İlham kaynağı mı? Yoksa dezavantaj mı?

 

Bu süreç beni; uzun zamandır uzak kaldığım ve arama mesafe koyduğum müziğe geri döndürecek ve İzole isimli şarkımı bestelememi sağlayacak kadar ilham veren, güçlü bir süreçti.

Süreç boyunca insanlık, sanatın önemini ve incinmiş ruhlar için tamir edici etkisini bir kez daha anlamış oldu. 

Odamızın rahatlığında dünyanın en ünlü müzelerini geziyor, en prestijli eğitim kurumlarından dersler alıyor, hayran olduğumuz müzisyenleri kendi ev ortamlarında dinliyorduk.

Balkonlar adeta birer sahneye dönüşmüştü. Örneğin İtalya’da bir apartmanın sakinlerinin, balkonlarından ahenk içinde verdiği konserler, her akşam tüm mahallenin mumlar yakarak hep bir ağızdan söylediği çav bella’lar, İspanya’da polislerin araçlarından inip mahalle sakinlerine moral vermek için yaptığı danslar ya da mahalle sakinlerinin sağlık personeline destek vermek için balkonlara çıkarak onları alkışlaması gibi daha birçok şey gerçekten ilham vericiydi.

Tüm insanlık aynı gökyüzünü paylaştığının, aynı ağacın yaprakları olduğunun farkına varmıştı. 

Bir sanatçı için bundan daha ideal bir ilham ortamı olamazdı. 

Yüz yılda bir yaşanan bu korkunç Pandemi sürecinde “artık hiç bir şey eskisi gibi olmayacak, her şey temelden değişti” diye karamsarlığa kapılmak yerine bu yeni sürece nasıl adapte oluruz ve bundan nasıl güzellikler çıkarabiliriz sorusunun cevabını bulmaya odaklanırsak dezavantajı avantaja çevirmiş oluruz. 

 

 

 

S4- Bir resim sergisine gitmekten nefret eden bir evladınızın olduğunu hayal edin, onu nasıl ikna edersiniz? 

 

Bir babadan önce, bir insan olarak; sevme içgüdümüzün nefret etme kapasitemizden daha güçlü olduğuna inanıyorum. Kötücül duygular da doğal olarak oluşur fakat olan her şey bizim bakış açımızla şekillenir. Öğrenilmiş davranışların, baktığınız noktayı değiştirdiğinizde özünüzde yer alan sevgiye dönüşeceğini görürsünüz. Dolayısıyla çocuğumu ikna etmeye değil doğru noktadan bakarak bir resim sergisinde keşfedebileceği güzellikleri fark etmesini sağlardım.

 

 

 

S5- Mutfakta yapılan her yemeğin duygusal anlamda bir karşılığı olsaydı hangi yemeği seçerdiniz? Ve bu karşılık ne olurdu :)

 

Hangi yemeği yaptığın değil; o yemeği yaparken verdiğin özen ve beğendirme isteğinin doğurduğu heyecanı seviyorum. Ispanak yatağında levrek de olabilir, menemen de...

 

 

S6- Türkiye’de büyük şehirlerden birinde  belediye başkanı olsaydınız, Ulaşım sorununa getireceğiniz en köklü yenilik ne olurdu?

 

Mesela İstanbul için konuşursak, denizcilik o kadar az kullanılıyor ki; Ben deniz üzerinden taşımacılığın yaygınlaşması için çalışmalar başlatırdım. Sadece Avrupa yakasından Asya yakasına geçmek için değil, aynı yakada da deniz üstü ulaşımın yaygınlaşması lazım. 

Trafiğin yoğun olduğu saatlerde Beşiktaş’tan Sarıyer’e 10 dakika gittiğinizi düşünsenize...

Bir de son zamanlarda drone ve insansız araç teknolojisi çok gelişti. Bir kaç ülkede test uçuşlarına başlandı bile. 200 kg’a kadar olan ağırlığı pilotsuz olarak bir yerden başka bir yere götürebiliyor. Piste ihtiyacı yok. Kulağa fantastik bir bilim kurgu filmi gibi gelse de yakın gelecekte drone’ların toplu taşımada kullanılması kaçınılmaz olacak. 

 

 

 

 

S7- Bazı insanlar çok garip... Dostum deyip yanlarında kahkaha atıyorlar... sonrasında ya arkalarından konuşuyorlar ya da kuyularını kazıyorlar...

Size göre bu durumun temel nedeni nedir?

 

Çok basit. Aslında dost olmamaları.

 

 

 

Son soru...

 

S8- Size göre Türk Hukuk sisteminde yapılması gereken en köklü yenilik nedir? 

Neden bu yenilik? :)

 

Herkesin her fırsatta dile getirdiği yargı bağımsızlığı, ayrıca ceza ve yaptırımların caydırıcılığı da çok önemli. Dünyadaki diğer sistemlere baktığınızda temel bir çok işleyişin daha verimli çalıştığını görüyorsunuz. 

Bence insanların daha bilinçli olmasını sağlamak için belki de bütün bunların bir ders olarak eğitim sisteminin içinde temelden verilmesi gereklidir. 

Bu farkındalık oluştuğunda değişmesi gereken şeylerin daha görünür hâle geleceğini düşünüyorum.

 

 

Röportaj - İHSAN TEKİN. 

 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 105
Toplam yorum
: 0
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 71
Kayıt tarihi
: 11.02.20
 
 

Güzel yazıyorum.. Ne Ararsan Var.. Bence okumalısın.. ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster