Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

21 Mayıs '16

 
Kategori
Gündelik Yaşam
Okunma Sayısı
52
 

Kıvırcııık!

Kıvırcııık!
 

Evde yalnız oturuyordum. Ayten geldi, daha üzerini değiştirmeden odaya girerken müstehzi gülüşüyle '' kıvırcııık, kıvır kıvır kıvırcııık!'' demez mi? Şaşırmıştım, neden öğrenmiş bu kıvırcık olayını merak ettim. Anlattı. Onun Erzincanlı öğretmen arkadaşı vardı. Hemşeri sayılırlardı. Ayten Erzurumluydu. Kendi aralarında konuşurlarken benim Çaycumalı olduğumu söylemiş. Öğretmen arkadaşı da, ' nerden buldun o kıvırcığı?' demiş.

Gelelim kıvıcık olayına. Zonguldak kırsal kesimi Türkmendirler. Fatih'in buralarını fethetmesiyle Türkmen yerleşmeleri başlamış. Bir rivayete göre Atatürk ağaç altında yatan adamları görüp onlara,' ne yatıyorlar' kıvırcık koyun gibi' demiş güya. Ancak herhangi bir yazılı belgesi bulunmamaktadır. Kaldı ki bu söylem Atatürk'ün söylemleriyle de uyumlu bulunmamaktadır. Bu konuda başka rivayetler de var ancak doğruluğu kuşkuludur.

Zonguldak'ta kömürün bulunmasıyla birlikte özellikle Doğu Karadeniz bölgesinden önemli sayıda göçmen gelişi olmuştur. Bu göçmenler şehir merkezine, Kozlu'ya ve Kdz Ereğli Kandilli bölgesine olmuştur. Bu durumda haliyle yerli nüfus ile göçmen nüfus hayatın gereği olarak bir ilişki içinde olmuşlardır.

Kıvırcık tabir edilen topluluklarda ırk ayrımcılığı söz konusu değildir. Yabancılara karşı daha ilgili ve duyarlıdırlar. Bu duruma yaşanmış bir örnek vereyim. Bizim köyümüze Trabzonlu bir aile kiracı olarak yirmi yıla yakın bir sürede gelmiş ve yaşamıştır. Tüm köyle kaynaşmış, bizden biri olmuşlardır. Bir diğer aile Gümüşhane'li olup ev yaptırmışlar, köyümüzde huzur içinde yaşamaktadırlar.

Aytenle on üç yıl sürdü evliliğimiz. İki kızımız oldu. Biri mühendis, biri fizikçi. Vefat ettiğinde ilkokul öğrencisiydiler. Kim bilir ne kadar mutlu olurdu kızlarının diplomalarını görebilseydi.

Ayten kahkaha ile gülmezdi. Tebessüm ederdi. Onun tebessümü çok farklı ve manalıydı. Bana sorsalar, ilk hatırladığın ne olur diye, onun bu tebbessümünü söylerdim. Hayatın ağır yükü omuzlarıma binmişti. O olsaydı eğer hayat daha kolay olurdu.

Zonguldak nire, Erzurum nire? Kader mi desem bilmiyorum. Evlenirken bir sefer giderim, bir daha girmem demiştim. On üç yılda on beş kez Erzurum'a gittim. Düğündü, cenazeydi, yıllık izindi. Ailesine ne kadar düşkün bir insandı. Bazen eşi olacağıma kardeşi olsaydım dediğim günler olmuştur.

Kıvırcık deyip küçümseyenlere bir çift sözüm olacak. Hiç mi hadis okumuyorlar, bilmiyorlar. Peygamberimizin bir sözü(hadis) var,''Arabın Aceme, Acemin Araba üstünlüğü yoktur, üstünlük TAKVA ile olur'

Gönümüzde de hiç takvaya önem veren kaldı mı? Ya mal mülk, ya da makam.

Herkesin takvasının iyi olması dileğiyle.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 491
Toplam yorum
: 350
Toplam mesaj
: 18
Ort. okunma sayısı
: 217
Kayıt tarihi
: 15.03.11
 
 

A.İ.T.İ.A Yönetim Bilimleri Fakültesini bitirdim. Kütüphaneci ve Maliyeciyim. Emekli oldum. İlgi al..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster