Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

04 Şubat '08

 
Kategori
Dostluk
Okunma Sayısı
260
 

Kıyafet avcılığına hayır!

Kıyafet avcılığına hayır!
 

Türkiye kula kulluk devleti değil HUKUK DEVLETİ’dir.

Hukuk devletinde bazılarının istemesiyle ortaçağ zihniyetine gidilemez.

Burada yaşayan insanlar (eşitliği bozulmaya çalışılsa da) eşittir.

Üniversitelerde herkese eşit öğrenim ve eğitim hakkı verilir.

Hiç kimse ikinci sınıf vatandaşı muamelesi göremez.

Fakat Türkiye’de kıyafet avcıları kalkıp ta olmazsa olmazlarımızı istismar ederek insanlarımızın onurlarını ayaklar altına alıyor rencide ediyorlarsa işte burada anlayış sorunu var demektir.

Bu yasakçı zihniyet muasır medeniyet seviyesine çıkmamıza engel olmuştur.
İşte bu yasakçı, baskıcı, dayatmacı zihniyet insanlarımızın kardeşliğine gölge düşürmeye çalışmıştır.

İşte bu yasakçı zihniyettir ki aynı vergiyi veren, vatan görevini seve seve yapan hatta şehit olanların kız kardeşlerini başörtüleri yüzünden üniversite kapısından geri çevirmiştir.

İşte bu yasakçı zihniyet taraftarlarınca başörtülüler ülkemizde ikinci sınıf muamelesi görmüştür.

Bu yasakçı zihniyetin tuzu kurudur.

Ülkemizdeki işsizlikle aşsızlıkla uzaktan yakından ilgilenmemişlerdir.

Zaman bize göstermiştir ki böyle yasaklar onlar için sisli hava oluşturmaktır. Bu sisli havada onların işine gelmektedir.

Tekrar söylemek gerekirse kim için ve nerede olursa olsun insan onurunu kırıcı, haysiyetini zedeleyici her türlü yasağa ve yasaklama karşıyız.

Hiç kimse Ulu Önder M. Kemal Atatürk’ü istismar ederek bu yasakları savunmaya kalkışmasın.

Atatürk özgür düşünceyi savunan Ulusunu çağdaş uygarlık düzeyine taşıyan ve bunun için ömrünü veren bir önderdi. Bir sözünde” Düşünce hürriyeti olmayan bir yerde ölüm ve izmihlal vardır” diyordu.

Şimdi sormak gerek; Hiçbir baskı görmeden istediği gibi giyinmeye kalkışanların düşüncesini gasp edenler hürriyeti prangaya vurmuş olmuyorlar mı?

Hukuk devletinde makamı mevkii ne olursa olsun kıyafet avcılığına çıkanları hiçbir şekilde tasvip etmiyoruz. Üniversitelerimiz hiç kimsenin özel mülkiyeti değildir.

Öğretim üyeleri de bilimle uğraşacakları yerde birtakım tehditler savurarak ve kıyafet avcılığıyla uğraşıyorlarsa acınacak halleri var demektir.

Üniversiteler hür düşüncenin mekânıdır. Özgürlüğün mahkûm edildiği yerler olmamalıdır.

Ülkemizde birlik ve beraberlik içerisinde özgürce yaşamanın tek yolu düşüncelere saygı göstermekle olacaktır.

Milletin egemenliğine saygı göstermeyenlerin kendilerine saygıları olabilir mi?

Öyleyse bırakın kararı millet versin.

İnsan hak ve hürriyetini korumak savunmak onurlu bir iştir.
İnsan onurunu kırıcı ve rencide edici yasaklara karşı onurlu insanlar susmamalıdırlar.
TÜRKİYE CUMHURİYETİ HUKUK DEVLETİ’ dir. Kula kulluk devleti değildir.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Hiç kimse Mustafa Kemal'i kullanmaya kalkmasın. O'nun adının arkasına sığınıp, sadece " muassır medeniyetler seviyesine ulaşma" hedefini bir sözcük olarak tekararlamakla yetinip Cumhuriyet'i kurarken koyduğu temel ilkeleri yok etmeye kalkmasın. Hukuku çiğneyerek, hukuka kafa tutarak hatta ,hukuka hile yaparak Laik Cumhuriyeti ortaçağ karanlığına sürüklemeye çalışmasın.Selamlar.

H.Levent 
 05.02.2008 23:10
Cevap :
Yorumunuz için teşekkür ederim. Ülkemiz şanlı bayrağımızın altında hür yaşamış ve hür yaşamaya alışmış bir milletin vatanıdır.Selamlar.  06.02.2008 20:29
 

Sizin gibi vatan,millet görevini iyi niyetle yapan vatandaşlar ne yazık ki az oluyor .Çünkü bir nedenle ya görevden alınıyorlar ya da susturuluyorlar .Ya da korkuyorlar.Tarihte her kıyafetin bir simge olduğu doğrudur.Bir zamanlar parka da tercih edilirdi ,Leninin ,STalinin ,Che nin posterlerini hala tişörtlere basanlar var.Sizin medyatik yanınız olduğundan daha faal olma ve katkı şansınız olduğu gibi ,iki kelime yüzünden Vatan haini die suçlanan adalet temsilcilerimiz de var . sizi kutlarım.Ve yasanın şekli yanlış özü doğtu olsa da .Neden türbana serbestlik ve maddeler .Şöyle denmeli ;Lütfen yayınlayın,Üniversitelere herkes her kıyafette gelebilir...Ama böyle demiyorlar.Türbanlı gelinir diyorlar bu yanlıştır.Demokratik değildir.Teokratik devletlerde başı açıkları recm eden zihniyeti kabul etmiyorum.Ve başlarına gelen bombaları da Hakkı saptırdıkları için layık olduğunu düşünüyorum.İlahi adalet .Akrep gibi harakiri yapıp kendi kendilerini yok edenlerden olmaya çalışıyoruz...Saygılar.

ütopik 
 05.02.2008 14:42
Cevap :
Öncelikle kişilerin onuru önemlidir. Eğer onuru yoksa neden insan neden yaşar? Onun hak ve hürriyetini rencide edici ne olursa olsun her türlü yasağa hayır denilmelidir. Kıyafette bunlardan birisidir. Ben teşekkür ederim. Bu ülkede önce insan hak ve hürriyetini rencide edici yasaklar yasaklanmalı.  05.02.2008 18:22
 

Ancak eski dönemlerdeki insanlara hakim olma eylemlerinde, insanların kılığına kıyafetine karışma ve ne tür kıyafetlerle nerelere, girilip çıkılacağı gibi anlamsız uygulamaların olmadığını bir tarihçi olarak bilmekteyim. Bana öyle geliyor ki bu Potsmodernist çağda, yılların birikintileri ile insanlarının kazandığı bir takım temel hak ve özgürlükler, hukuk ve çağdaşlık adına insanların elinden geri alıyor. Bugün Paleolitik, Neolitik, Kalkolitik v.s gibi eski çağların insanları dünyaya yeniden gelseler, büyük bir ihtimalle insanlıklarından utanacaktırlar. Bu çağın insanının durumuna üzülüyorum. Çünkü bu çağda; hak, hakkaniyet ve hakikat kaybedilmiş. Tabiri caizse, ipin ucu kaçmış. Yanlış yapan da, yanlışın açıları ile boğuşan da perişan… Çok yazık! Selam ve sevgiler.

Rıza Üsküdar 
 05.02.2008 12:35
Cevap :
Çok teşekkür ediyorum. Söylenecek sözü söylemişsiniz. Selam sevgi ve saygıyla...  05.02.2008 18:23
 

Ahmet Bey, keşke herkes sizin gibi düşünse. Dahası düşünmeseler bile; yaptıklarının, yazdıklarının ve düşündüklerinin neden ve niçinleri ile amaçlarını açıkça dile getirseler de, biz de anlasak. Anlamlarını bile karmadıklarını düşündüğüm bir takım kavramların arkasına sığınmasalar ve mertçe düşüncelerini yazsalar, çizseler ve uygulasalar. Bana öyle geliyor ki, Yakınçağ öncesi dönemlerde insanoğlu, doğaya hakim olmanın çabası içerisinde olmuş. Bunda da önemli bir mesafe aldığı anlaşılıyor. Yakınçağ ile birlikte bütün dünyada, insanlara hakim olma gibi bir anlamsız süreç başlamış ve devem ediyor. Belki Yakınçağ öncesinde de yöneticilerin, insanlara hakim olma çabası yok muydu diye bir soru sorulabilir? Bu bir bakıma doğrudur.

Rıza Üsküdar 
 05.02.2008 12:33
Cevap :
Çok doğru. Dahası ben insanları rencide eden onurunu kıran hak ve hürriyetini kısıtlayan tüm yasakların yasaklanmasını istiyorum.  05.02.2008 18:27
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 574
Toplam yorum
: 543
Toplam mesaj
: 38
Ort. okunma sayısı
: 871
Kayıt tarihi
: 09.08.06
 
 

Samsun Yazarlar Derneği (Kurucu) Başkanı. 12 kitabı neşredildi. Türk Güreşinin Sembol ismi Yaşar ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster