Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

19 Aralık '12

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
3352
 

Kıyamet Şarabı yüzünden Şirince Köyü yarışı kaybetti.

Kıyamet Şarabı yüzünden Şirince Köyü yarışı kaybetti.
 

Resim internetten alıntı


 Çoluğuna çocuğuna; yeğenlerine torunlarına; doğum gününde, bayramda, yılbaşında; uygun gördüğü hediyeyi alan; aklını kullanmış olur.

Kullanmayanlar ise “Ne istersin Canikom?”Diye sorarak kendi kuyusunu kazar.

Caniko’nun: İstediğini bulmak; pek kolay olmaz.

Dükkân dükkân gezilir ama nafile; bulunmaz o çetrefilli(ısmarlama) hediye…

Merhametli bir satış elemanı: “Abla sen en iyisi Kemeraltı’na in aradığını orada mutlaka bulursun.” Tüyosuyla yardım eder.

Her nedense İzmirli: Kemeraltı’na gitmez! Kemeraltı’na iner.

Kemeraltı/ İzmir: Bir zamanlar; her bir şeyin kalitelisini de sunabilen; şimdilerde Çıfıt çarşısı sıfatına lâyık olmak için var gücüyle çırpınan, sahipsiz, öksüz yetim bir alışveriş semtinin adıdır.   

Özel araçla oraya gitmek için yürek ister. Park yerleri: Özel eğitim görmüş kişilerin elinde; ayda yılda gidenin aracını oralarda park etmesi olanaksızdır.

Özel eğitimli görevli: Bir nöbetçi savcı, edasıyla; sürücü araçtan inmeden soru yağmuruna tutar; istediği yanıtları alamazsa; ……..tekmeyi basar.

“Kaç dakika park edecen abla; hem anahtarı da bana bırakacan”     

“Bilmem ki…”

“Nası bilmiyon ya insan kaç dakikada alış veriş etceni bilmez mi?”

“Şey ben Terazi burcuyum; hemen anında karar veremiyorum; ayrıca doğru tahmin etmezsem size mahcup olurum.”

“Hadi ablam sen yaylan, arkanda kuyruk oldu, trafiği tıkadın ”

Eş: Kararsız eşini uyarır.

“Kısa kes Hatun! Dil dalaşına girme, görmüyor musun kimyalarınız tutmadı”

Kime daha çok sinirlendiğini ayırt edemeyen terazinin kararsızı “Mafya bunlar! Sizi gidi çakma mafyalar!” Diyerek, arkasına baka baka, yol açar.

Allah’tan kocaman çarşaf çarşaf pankartlar: İmdada yetişir.

“ 14 – 30 Aralık 2012 Hediyelik eşya fuarı; fuarda sizleri bekliyor”

Kocaman yeraltı parkı da…

 Birçok il, ilçe hatta yabancı bir ülke; takmış takıştırmış bir araya gelmiş.

Al beni, al beni fısıltıları; kararsız, Havva kızının başını döndürür.

Kahramanmaraş’tan: Bir çift çarık

Siirt’ten: Fıstık

Uşak’tan: Doğal tarhana

Trabzon’dan: Şimşir tahta kaşık

Isparta’nın gülyağı; Mısır ülkesinden yasemin…

Torbalarda buluşurken; cüzdan suyunu çeker.

Kararsızın eşi şaşkın “Yeter be Hatun; biz buraya Canikolar için gelmiştik ne çabuk unuttun” Demek ister ama nerede o yürek?

Barışsever gibi görünen eş: Dualar eder.

Adamın yüreği temiz ya; şıp diye duaları kabul görür.

ŞİRİNCE Köyünün standının önünde adeta taş kesilen Hatun; on dakika sonra kendine gelir. “Eve gidelim” isteği adamı ziyadesiyle mutlu etmesine rağmen; merakına da yenik düşer ve sorar.

“Nen var?”

Gözleri nemli Hatun: “Tühhh be yine kaybettik! Şu Şirince’nin esnafı yüzünden Fransa’nın Bugarach Köyü kazandı. Uzaylılar: Uzay gemileriyle sadece oradakileri kurtardı”

“Nasıl neden böyle bir ayırım yaptılar ki Hatunum; hem sen nerden anladın?”

“Şöyle oldu; Şirince: Dua etmek yerine KIYAMET şarabını üretti.

 Fuar sergisinde satamadıkları onlarca şişeyi dönüşte kafalarına diktiler ve sızıp kaldılar. 21. 12. 2012 Sabah erkenden gelen uçan daireler: Beklediler beklediler gelen olmayınca çekip gittiler. Ve biz komple battık. Bugarach sakinlerinin sabahlara kadar süren ayinleri uzaylıları feci şekilde cezbetti.

Yenidünya yine Fransız olarak doğacak ve Fransız kalacak. Neye yaradı şimdi bu kıyamet?”

“Tüm bunları sen nereden biliyorsun Hatun?”

“Kıyamet şarapları: Bir anda beni hipnotize ettiler; yakın geleceği gözlerimin önüne serdiler ve ayrıca içime doğdu. Abdala malum olurmuş adamım”

“Sen üzülme dayanamam; moralini bozma.

Yenidünya düzeni safkan Fransız olmayacak çünkü Bugarach yerlilerinin sayısı üç yüz bilemedin dört yüz ama dünyanın her bir köşesinden gelen turistleri unuttun sen; envaı çeşit yetmiş iki buçuk millet… Birbirleriyle halvet oldukça ki başka seçenekleri yok  -siyahbeyazsarıkırmızı- karışımı yepyeni bir tür doğacak.   Anlayacağın “Kıyamet ve uzaylılar: Irk kavramını da çözmüş olacaklar.

Bırak şimdi Şirince’nin kıyamet markalı şarabını; cepte ne kadar kaldı sen onu söyle.

Buraya kadar gelmişken: Canikolara ve keseye uygun bir şeyler bulalım.”

Kıyamete üç gün kala 19.12.2012 Çarşamba

Alev Meisel/ Hâlâ ayakta durabilen yağmurlu İzmir’den

 

 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Alev hanımcığım, harika bir yazı. Yüreğinize ve emeklerinize sağlık. Kemeraltı dediğiniz misal aynen çıfıt çarşısı ama halen ayakta durmaya çabalıyor ve halen de bir çok ürün orada daha uygun fiatla alınabiliyor. Biz etiket meraklısı millet:) ısrarla AVM'leri zengin etmekte mahiriz. Sevgilerimle...

Ay Şen 
 19.12.2012 3:52
Cevap :
Merhaba Ayşen Hanım;Kemeraltı ayakta sürünüyor; esnaf birlik beraberlik içinde hareket etmeyi; gerekli görmüyor belki de bazı şeylerin farkında olmak işine gelmiyor. Modernize -ıslah- olmamış, gürültülü patırtılı bir pazar yeri. Güven hissi uyandırmayan; sürekli değişen çığırtkanlardan oluşan satış ekibi... AVM'nin ekmeğine yağ sürülüyor. Tüketici nasıl olsa birilerinin ceplerini doldurmakla meşgul... Mahalle kavramı yok oldu sayılır; küçük orta halli esnafın durumu buna bağlı olarak zayıflıyor. Siyasiler muhteşem işlerin peşinden koşmaktan bitap... İzmir saçı başı dağınık alımlı asilzade; yine de mücadele veriyor. Yüce: Ona çirkinlerin talihini nasip eylesin. Katkınız mutlu etti; teşekkürler sevgiler selamlar.   19.12.2012 14:27
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 584
Toplam yorum
: 2445
Toplam mesaj
: 327
Ort. okunma sayısı
: 845
Kayıt tarihi
: 01.03.07
 
 

Dinleyenin olmadığı yerde anlatmanın önemi! Nasıl YAZAN oldum. 'Yalnız doğar, yalnız göçer' eskile..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster