Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

09 Aralık '12

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
395
 

Kıyameti beklerken, kıyameti yaşamak,

Kıyameti beklerken, kıyameti yaşamak,
 

Mya Takvimi


Maya takvimine göre 21 Aralık'da kıyamet kopacak! Peki dünya'mız buna hazır mı? Biz, siz ve onlar hazır mıyız? İnsanoğlu hayatta kalma mücadelesi için yeterli cabayı gösterdiğini söylemek, gerçekci bir yaklaşım mı?

Göstermiş olsaydı, dünyamızda kopan kıyametlerden ders alır, doğayı zorlamanın felaketlere yol açtığını görür ve doğayla barışık yaşamaz mıydı?

Küresel ısınma, nükler patlamalar, nükler santrallar, volkanik patlamalar, depremler, sel felaketleri ve açlık ile mücadelede gerekli özeni gösterebilirdi.

Dünyamızı zehirlemekte en ön sırada yer alan, ABD, Çin ve Hindistan, itirazlarıyla KYOTO Pratokolünü 2020'ye ertelettiler, sıcağı sıcağına taze bilgi! Kıyamet aslında dünyamızda devamlı bir şekilde kopuyor.

21 Aralık'da Maya takvimi bitiyor, dünyamız dönmesine devam edecek.  ''21  Aralık 2012 Büyük Maya döngüsünün tamamlanması ve yeni bir Dünya Çağı'nın başlangıcı'' olduğu gürüşleri de dile getiriliyor.

Bu görüşe destek olarak, petrolün bitmiyeceği, hiçbir kuvvetin yeryüzündeki medeniyeti durduramayacağı söyleniyor. Onlar için; Önümüzdeki yüzyılda küresel sıcaklıkların artacağı, nükler patlmalar olacağı, yanan göktaşlarının dünyamızı kavuracağı, sellerin, kasırgaların, zehirli toz fırtınalarının nefes almamızı zorlaştıracağı ve elverişsiz  hava koşullarında insanoğlu nasıl yaşam mücadelesi vereceği ve hayatta kalacağı es geçiliyor bir anlamda

Dünyamızı çalkalandıran, Maya takvimine göre, 21 Aralık'da yıkılmayacak olan, İzmir'in Şirince köyü ve Fransa'nın ''Pic de Bugarach'' kasabası bu iki küçük köy bugün dünyanın en popüler yerleri haline geldi. Şirince Köyü, noel tatilini geçirmek hem de hayatta kalmak istiyenler tarafından, özellikle Uluslararası kuruluş olan Mavi Enerji Grubu, köyde tüm konaklama yerlerini kapattı.

Fransa'da ise, 176  nüfuslu küçük bir kasaba olan Pic de Bugarach'a akın akın insanlar hayatta kalmak için gidiyorlar. Burada bir şişe su 15 Euro'ya, 1 gran otantik Bugarach taşları 1.50 Euro'ya satılırken 1200 Sterline evler kiralanıyor. Bu iki köyde turizm patlaması yaşanıyor adeta.

Buda işin ilginç bir yönü, Maya takvimini ciddiye alanlar şöyle mi düşünüyorlar? Gelecek çevresel yıkıntıdan ve medeniyetten sonraki dönemde yeni sosyal sistemler geliştirmek için seçilen nadir insanlar, öncüler olarak mı görüyorlar kendilerini.

İşin eğlenceli ve ilginç yanını bir tarafa bırakırsak, yaşanan gerçek kıyametleri ve yaşanacakları hatırlamamız daha doğru olacak sanırım;

1995 Yılında Karayip denizinde yer alan Monserrat adasındaki SoufriereHills yanardağı, volkanik hareketlerine başlıyor. Halka evlerini 48 saat içinde boşaltmaları isteniyor ve kısa bir süre sonra  Karayiplerin başkenti Plymount 4 metreye ulaşan çamurların altında kalıyor. Devam eden patlamalar  yüzünden 20 kişi kaynayan gaz nehirlerine düşerek hayatını kaybediyor.

2011 Yılında Japonya'da Fukushima'da meydana gelen deprem ve tusunami sırasında atom santralindeki 3 nükler reaktör erimeye bşladı. Fukushima sınırlarının 20 km içersinde yaşayan herkes bu alanı terk etmek zorunda kaldı. Bu alanda herşeyin radyosyonlu olduğu ve insan vücudundaki belirtileri 30 yıl içinde ortaya çıktığı biliniyor.

Rusya'da Çarnobil nükler santralının patlamasıyla, Karadeniz bölgemizde kanser vakalarındaki artış hafızalarımızda yerini koruyor.

2004 Yılında Hint Okyanusu'nda meydana gelen tusunami 230 bin ölü sayısıyla tarihin  en büyük felaketlerinden biri oldu. 1999 İzmit depremi  ülkemizi derinden sarsan  diğer bir felaketti.

Avustralya'da 2 derecelik sıcaklık farkı binlerce insanın ölümüne ve kanguruların yok olmasına neden olabiliyor. Küresel ısınma Afrika'daki buğday tarlalarının verimini yarı yarıya düşürüyor.

 ABD'yi kasıp kavuran tayfunlar, kasırgalar yakıp yıkıyor can alıyor. ABD'li sismloglar 30 yıl içinde büyük bir depremin Kaliforniya'yı yıkacağı görüşünü paylaşıyorlar. Bu konuda şimdiden önlemler alınmasını istiyorlar.

Dünyanın akciğerleri olan Amazon ormanlarının 20 yıl sonra %40'ı yok olacak. Yine 25-30 yıl sonra Kuzey Kutbu tamamen erimiş olacak. 40 Yıl sonra on kişiden dördü içecek su bulamayacak.

Yediğimiz, içtiğimiz, giydiğimiz şeylerin ne kadar sağlıklı olduğu hakkında bilgi sahibi miyiz? Evet diyorsak mücadele için birşeyler yapıyor muyuz?

Kıyameti beklerken, kıyametin içinde yaşadığımızı unutmayalım... 

 

 

  

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 461
Toplam yorum
: 695
Toplam mesaj
: 119
Ort. okunma sayısı
: 1490
Kayıt tarihi
: 03.12.07
 
 

Çevreye saygı, insanlık görevi olarak algılanmalıdır. Bankacılık ve finans yöneticiliği  uğraşım ol..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster