Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

22 Aralık '12

 
Kategori
Gündelik Yaşam
Okunma Sayısı
204
 

Kıyameti Kopardılar!

Kıyameti Kopardılar!
 

Görsel :Alıntı


Maya takvimiydi, 21 Aralıktı, kıyametti derken gerçekten kıyameti kopardılar. Bizim gibi işin geyiğini yapanlar da eklenince tam oldu. Ciddiye alıp için için endişe duyanlar olmuştur muhakkak. Lakin ahali ekseriyetle bu safsatayı gırgıra aldı. Ne oldu? Uydurma kıyamet senaryosu ile ilgili haberler, bilgiler, öngörüler, fallar; Mayalarla ilgili dökümanlar vs. ortalığı kapladı. Dolduk taştık…
 
Farkında mısınız bilmiyorum gün geçtikçe yaşam tarzımız da değişiyor. Teknolojinin, bilimin geliştiği bir dünyada yaşam tarzımız da değişecek elbet. Bundan doğal bir şey olamaz. Ama benim söylemek istediğim o değil.
 
Yaşam tarzımızda teknolojik ilerlemelere uymayan ve aslında temel yapımıza da uymayan gariplikler hâsıl oldu. Teknolojiyi kullanış biçimimiz de bu gariplikten nasibini alıyor. Kim bilir belki de dünyanın doğal seyri budur. Ancak hala garipsiyorum..
 
Mesela gün geçtikçe biraz daha robotlaşıyoruz. Hayatımızı idame ettirmenin ötesine geçen para kazanma mecburiyeti günlük yaşamı monotonlaştırdığı gibi bizleri de robotlaştırdı. Buna sık sık yaşanan duygusal travmalar da eklenince tam oldu.
 
İnsanlar birçok şeyi hemen kanıksar oldu. Aslında bu biraz da vurdumduymazlığın su yüzüne çıkışıydı. Bununla beraber boşvermişlik de zaman zaman halaya katıldı ve düğün halayı tam oldu..
 
Bu halay duygusallığımızın daha doğrusu vicdanımızın üzerini betonla kaplamaya çalışıyor. Sürekli duyduğumuz haberler, ölümler, kazalar, felaketler vs. bu betonlaşmaya katkı yapıyor tabi. Sanayileşmeyle paralel bireysellik ön plana çıktığından beri toplum hafızası Alzheimer hastalığına tutuldu.
 
Perestroyka ile dağılan Sovyetler Birliği (SSCB) gibi olduk. Paramparça yaşıyoruz. Bireysellik aldı başını gitti. Üstüne üstlük bir de “kişisel gelişim” peyda oldu ve sorunlar çığ gibi büyüdü. Bireyselleşme bencilleşmeye dönüştü. “Ben yaparım, ben yaptım, benden âlâsı yok, ben, ben, ben” dedikçe “ben”leştik. 
 
Mayaların takvimine dayandırılan kıyamet senaryosu bile bir şey değiştirmedi hayatımızda. O kıyameti bir yana bırakalım her an ölebilecekken hiç ölecek gibi miyiz?
 
Türküdeki tespite biz de bir ekleme yapalım; zira dünya aynı hamam aynı tas, keza insan aynı hamam aynı tas..
 
Murat HACIOĞLU

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Ben farkında değilim!

Erdal Ceyhan 
 22.12.2012 13:50
Cevap :
O da iyi :)  22.12.2012 20:46
 

belki de öldük de farkında değiliz!!

Ahmet Balcı 
 22.12.2012 9:00
Cevap :
Fatiha okudun mu :)  22.12.2012 13:15
 

Hoca bey, kesin geyik etini tavsiye etmiyorum, yazin salak gibi onca para verdik av lisasi almak icin bi de demezler mi sadece ok'la vurulabilir!Ben nanay tabi isi bilenler bir parca verdiler elime evde denedik esas amerikali oglandan baska diger ev ahalisi yiyemedi(sanirim onunda atalari ya kizilderililer ordan) ne diyorduk geyik degil mi?

Newyorker 
 22.12.2012 7:34
Cevap :
Ben hiç geyik yemedim. Keçi etine benziyor diyorlar ki doğrudur. Kuzu etini değişmem :))  22.12.2012 13:16
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 660
Toplam yorum
: 3284
Toplam mesaj
: 140
Ort. okunma sayısı
: 1557
Kayıt tarihi
: 08.12.08
 
 

Allah kimisine “Yürü ya kulum” demiş. Ben onu “Yürü, yaz kulum” anladım. Yürü anca gidersin manas..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster