Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

26 Mayıs '13

 
Kategori
Turizm
Okunma Sayısı
554
 

Kıyı, turizm ve Galataport

Kıyı, turizm ve Galataport
 

Galataport alanı


Kıyı değişken, geometrik bir alandır. Yöre, şerit, çizgi, kuşak, alan, belirsiz sınır, ya da kurdele terimlerine kıyı sözcüğü denilmektedir. Denizci için denizin sonu, İnsanoğlu için toprağın sonu olan kıyı, insanlık tarihinin bir ürünüdür. Fiziksel alandan daha çok sosyal bir alandır. Ne yazık ki uzun yıllardan beri, insanoğlu kıyıların fiziksel, biyolojik ve ekolojik özelliklerini dikkate almadan adeta yağma ve talan edercesine kıyıların bozulmasına neden olmuştur. Kentleşme ve sanayileşmenin hızla yükselmesi, Kıyıların Turizme açılması ile kıyı sularının niteliği ve ekolojik dengesi bozulmuştur. Kara ile denizi birbirine bağlayan kırılgan bir alan kıyı her zaman insanlar tarafından açgözlülüğün ve doyumsuzluğun odak noktası olmuştur. Buna paralel olarak, havzalardan, limanlardan, turistik ve sanayi tesislerinden kontrolsüz bir biçimde yayılan atıklar kıyıların kirlenmesine neden olmuştur.

Üç tarafı denizlerle çevrili olan Ülkemizin 8.333 km’yi aşan kıyısı bulunmaktadır. Kıyı kentlerimiz son 30 yıllardır turizme verilen önem ve teşvike paralel olarak hem yerli, hem de yabancı  turizm hareketlerine hedef olmakta, turizmin canlılığını ve hareketini gözle görülür bir şekilde hızlanmış olarak yaşamaktadır. Diğer yabancı ülkelerde olduğu gibi Ülkemizde de sanayileşme ve kentleşmenin yoğunlaşması, buna bağlı gelir düzeyinin yükselmesi ile birlikte artan turizm ve dinlenme ihtiyacının karşılanması bakımından kıyılardan yararlanma isteği yoğun olarak artmaktadır. Geniş bir perspektifte düşünüldüğünde, ülkemizde kıyı turizminin önemi bundan daha önemlisi kıyılarımızı gelecek kuşaklara bugünkü güzellikleriyle ve değerleri ile bozulmadan hatta geliştirilerek aktarılması temel görüş olarak algılanmalıdır.

Kıyıların diğer bir önemi de, bu alanların canlıların yaşamaları için gerekli besin minerallerini diğer alanlardan çok daha zengin bir biçimde bulundurmasıdır. Bu özellik ise kıyı bölge insanları, fauna ve floradan yoğun olarak yararlanmasını sağlamaktadır. Kıyılardaki canlı yaşam, kıyının yüksek verimliliğinden yararlandıkları gibi, onun diğer karakteristiklerinde faydalanılır. Göçmen kuşları için kıyılar göçe çıkmadan önce dinlenilen son alandır.

İnsanların kıyıların çevresinde toplanmalarının birçok nedeni vardır. Tarihsel olarak bakıldığında dünyadaki büyük yerleşim yerleri, kentler kıyılarda kurulmuştur. Dolayısı ile bu alanlar tarih birikiminin yarattığı kültürel değerler açısından da önemlidir. Kıyıların estetiğinin yanı sıra ılık bir iklime sahip olması bu alanların yerleşim yeri olarak seçilmesine de ayrıca neden olmuştur. Ayrıca kıyıların insanlara karalardan daha çok zengin kaynak, iş olanakları sunması, ulaşımın daha kolay ve çeşitli olması, yerleşmenin gerektirdiği su kaynaklarının bolluğu ve öteden beri su kaynaklarının atık depolama amacı ile kullanılır olması gibi nedenler kıyıların çekiciliğini artırmıştır.

Kıyılar, tüm bu özellikleri ile turizmin amacına da hizmet etmekte olup, beraberinde plansız gelişen turizm faaliyet kullanımları kıyı ekolojisini de bozmaktadır. Genellikle turizm, gelen nüfusun ihtiyaçlarını karşılamak için bir takım ticarı ve dinlenmeye yönelik olmayan ihtiyaçlarını da beraberinde getirmektedir. Plansız gelişen turizm faaliyetleri kıyıların çekiciliğini ise azaltmaktadır. Kıyı Turizmi sunduğu olanaklar ile buralarda nüfusun hızla artmasına neden olmakta, yüksek nüfus artışına bağlı olarak, kıyıların doldurulması, konut, sanayi, liman, ve hizmet sektörünün ve bunların oluşturduğu atıklar, her anlamda verimli olan kıyıların önlemez bir şekilde bozulmasına yol açmaktadır.

Kıyıyı 3 değişik görüşle de tanımlayabiliriz.

1-Jeomorfolojik olarak kıyı; zamana bağlı evrimini, erozyona bağlı yapı değişikliğinin, sedimantasyon daha geniş anlamda, karasal ve denizsel bir alanı ilgilendiren olayları inceler.

2-Coğrafi olarak kıyı; bir denizi sınırlayan toprak parçası kıyı alanı olarak tanımlanmaktadır.

3-Çevreci gözü ile kıyı; korunacak biyolojik zenginliktir.

Kıyı ile ilgili tanımlar :Kıyı çizgisi, Karasal kıyı kenar çizgisi, Kıyı, Sahil şeridi, Kıyı kuşağı, Eski kıyı, Kıyı gerisi, Akarsuyatağı.

''Galataport''olarak bilinen Salıpazarı Liman Sahası'nın özelleştirme ihalesinin nihai pazarlık görüşmesi Ankara'da Özelleştirme İdaresi Başkanlığı (ÖİB) İhale Salonu'nda yapıldı. İhaleyi, 702 milyon dolarlık en yüksek teklifle Doğuş Holding A.Ş. kazandı. Şehir Plancıları Odası İstanbul Şubesi, Doğuş Grubu'nun 702 milyon dolar teklif verdiği Salıpazarı Limanı ile ilgili imar planını ihale öncesi yargıya taşıdı. Özelleştirme İdaresi'nin hazırladığı 22 Ekim 2012 tarihli planın iptalinin istendiği dava dilekçesinde, anayasal ve yasal aykırılıkları sıralandı.

Verilen dilekçede projenin Anayasa’ya aykırı olduğuna işaret edilerek, “Anayasa’ya göre, kıyılar herkesin eşit ve özgür olarak ortaklaşa yararlanmasına açıktır ve dava konusu plan ile Anayasa'da yer alan bu hükme aykırı bir kullanım getirilmektedir” denildi.

Şehir Plancıları Odası İstanbul Şubesi’nin Dava konusu planın uygulama hükümlerinin 21 maddesinde kıyıda 10 m'lik dolgu alanı yapılacağı ifade edildiği hatırlatılan dilekçede, şu ifadelere yer verildi: “Kıyı Kanunu ve ilgili yönetmeliğin 7. Maddesinde ‘Bu araziler Devletin hüküm ve tasarrufu altındadır, özel mülkiyet konusu olamaz’ denilmektedir. Ancak dava konusu planda söz konusu dolgu alan özelleştirme kapsamında kruvaziyer liman işletmesine ait alanda yer almaktadır. Dolguya AVM yapılamaz: Planda Sahpazarı için Kruvaziyer Liman fonksiyonu önerilmiştir. Bu fonksiyon içerisinde sözkonusu alanda yeme içme tesisleri, alış-veriş merkezleri, konaklama üniteleri ve ofis binaları gibi kullanım fonksiyonları getirilmiştir. Bu fonksiyonlar 3621 sayılı Kıyı Kanununa göre sahil şeridi dolgu alanı ve kıyıda yapılması mümkün olmayan fonksiyonlardır.”

Şehir Plancıları Odası İstanbul Şubesi’nin 22 Ekim 2012 tarihli planın iptaline ilişkin dava dilekçesinin devamında şöyle denildi: “Diğer taraftan Kruvaziyer liman tanımında yer alan turizm amaçlı fonksiyonlar; Kıyı Kanunu'nda yer alan ‘faaliyetlerinin özellikleri gereği kıyıdan başka yerde yapılmaları mümkün olmayan yapı ve tesisler’ kapsamına da girmemektedir. İmar Kanunu'na da aykırı: İmar Kanunu'nun 5. Maddesi'ne göre herhangi bir alana dair 1/1000 Ölçekli Uygulama İmar Planı'nın yapılıp onay süreçlerini geçebilmesi için öncelikle aynı alana ilişkin üst ölçekli plan niteliğindeki 1/5000 Ölçekli Nazım İmar Planı'nın onaylanmış olması ve 1/1000 ölçekli planın 1/5000'e göre hazırlanması gerekmektedir. Ancak 1/1000 ölçekli Salı Pazarı Limanı Deniz Turizm Tesis Alanı planı 1/5000 Ölçekli planla birlikte askıya çıkarılmıştır. Planlama esaslarına aykırı: İstanbul Büyükşehir Belediyesi dava konusu alan ve fonksiyonları içeren bir çalışma yürütürken bunlardan bağımsız olarak Özelleştirme İdaresi'nin yerel yönetimin yetkilerini elinden alarak getirdiği planlama kararları, planlama esaslarına aykırıdır.”

3621 sayılı Kıyı Kanunun 1. Maddesi “Bu Kanun, deniz, tabii ve suni göl ve akarsu kıyıları ile bu yerlerin etkisinde olan ve devamı niteliğinde bulunan sahil şeritlerinin doğal ve kültürel özelliklerini gözeterek koruma ve toplum yararlanmasına açık, kamu yararına kullanma esaslarını tespit etmek amacıyla düzenlenmiştir.” demektedir.

Son yıllarda ülkemizde kıyılar ani değişikliğe uğramış, kentleşme yoğunlaşmış, sanayi bölgelerinde büyük turistik tesisler yapılmış, tüm bunlar kıyıların doğal yapısını bozmuştur. Bu gelişmeler ise maalesef kıyı konusunda Ulusal üst bir koordinasyon kurulu olmadığı için, bir plan olmadan, Yasasının sahil şeritlerinin doğal ve kültürel özelliklerini gözeterek koruma ve toplum yararlanmasına açık, kamu yararına kullanma esasları hükmü dikkate alınmadan, öncülerin ya da seçilenlerin isteklerine göre özellikle de çevreyi koruma kaygısı olmaksızın yapıldığı izlenimi vermektedir.

Yoksa, Ben yanlış mı izlemişim?

Nizamettin BİBER

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Nizamettin Bey, emeğinize sağlık. Çok güzel bir konuya dikkat çekmişsiniz. yazınızı sonuna kadar okudum okurken düşüncelerimi son paragrafta ifade ettiniz.Yaklaşık 20 yıl deniz ticareti ile uğraşan tacirlere hizmet veren, Deniz ticaret odasında görev yapmam, paylaşımınızda ifade etmeye çalıştığınız gerçeği birebir yaşadım. Her şeyde olduğu gibi denizlerimiz ve kıyılarımız ile ilgili çağı yakalayamamamızın nedeni plansız proğramsız yönetimler ve yöneticilerin günü birlik politikaları ve toplumsal duyarsızlık temel neden diyorum. Emeğinize sağlık. Selam ve saygılar,

Hanife MERT 
 27.05.2013 23:48
Cevap :
Merhaba Hanife Hanım, evet yorumunuzla konuya çok hakim olduğunuz ortada bende inş. müh.im ve denizcilik sektöründe çalışıyorum. Evet narsistlik yapmak istemem ama makale niteliğindeki bu blog yazımı bende beğendim ne yazık ki yönetelnlerin kıyı doğa çevre gibi kaygıları yok ve alttan da toplumsal yığınlar aynı düşünsel persektifte olan ülkemize oluyor. Teşekkür ederim, zahmet ettiniz elinize sağlık selam ve saygılar.   28.05.2013 12:19
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 832
Toplam yorum
: 3629
Toplam mesaj
: 85
Ort. okunma sayısı
: 2526
Kayıt tarihi
: 06.06.12
 
 

Yeni dünya düzensizliğinde insan olmaya çalışan ve okuyarak ne kadar cahil olduğunu gören, olayla..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster