Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

03 Temmuz '09

 
Kategori
Gündelik Yaşam
Okunma Sayısı
2041
 

Kıymetli öğretmenimiz

Kıymetli öğretmenimiz
 

Kıymetli öğretmenimizin kişiliği gibi renkli bir buket, armağanımız olsun...


Akşam yemeğinin telaşında mutfakta koştururken kızım elinde telefonuyla yanıma geldi. Telefonu bana uzatıp : ''Anne öğretmenim telefonda'' dedi. Bir an şaşırdım, hangi öğretmendi demeye kalmadan kulağımda tanıdığım o sesi duydum.

Büyük kızımın ilkokul öğretmeni…

İki çocuğumun arasında 5 yaş fark olduğundan, büyük kızımı okutan öğretmenimizle ikinci kızımda da devam etmiştik. Bu sırada en küçük çocuğum ana sınıfındaydı. (Ne günlerdi ama; ana sınıfı, 1. sınıf ve 6. sınıfta 3 çocuk; gerçi hala aynı şekilde devam ediyoruz ama şimdi büyüdüler de biraz kendilerine yeter oldular). Küçüğüm ana sınıfından erken çıktığından 1. sınıftaki ablasının yanında çıkış saatini beklerdi. Sağ olsun öğretmenimiz oğlumu da sınıfına kabul ederdi. Hatta oğlum okuma-yazma ve matematik bildiği için öğretmenimiz bana oğlumu sınava sokup kendi sınıfına kaydettirmemi bile tavsiye etmişti. Bu konuda okul yönetimiyle konuşabileceğini söylemişti. Ancak oğlumun normal düzende devam etmesini istediğimden bu önerisini kabul etmemiştim.

Yani bu kıymetli öğretmenimizin 3 çocuğuma da emeği geçmişti. Sıra dışı, farklı bir kişilikti. Hedefleri, idealleri yüksekti. Mesleğini sadece ekmek parasını çıkardığı bir iş olarak görmüyor, çocuklarımızı kendi çocukları gibi hayata hazırlamaya çalışıyordu. Neşeli, yetenekli ve hırslı bir yapıya sahipti. Sevilen ve sayılan bir öğretmendi. Bazı özel sebeplerden dolayı 2. kızım 4. sınıftayken emekliliğini istemiş ve özel bir eğitim kurumunda çalışma hayatına devam kararı almıştı. Ben de O ayrıldıktan sonra çocuklarımın okulunu değiştirmiştim. Öğretmenler gününde arar, bu özel gününü kutlardık.

Bu unutulmayan ve kıymetli öğretmenimiz de bizi unutmamıştı. ÖSS’den önce telefonun başına geçmiş ve 7 yıl önce orta kademeye geçirdiği çocuklarını tek tek aramıştı (En az 40 kişiydiler!). Bu arada bizim telefonlarımız değiştiği için bize ulaşamamış ama diğer çocuklardan arayarak bizim numaramızı bulmuştu. Sınavdan önce ulaşmadığı için üzgündü, bu çocukları için önemli bir motivasyondu ve kızım bundan mahrum kalmıştı. Bunu nazikçe belirtti ve sonuç için tekrar görüşmek üzere vedalaştık.

Yıllar sonra bile çocukları takip edebilen bir öğretmen! Gerçekten çok şaşırmıştım ve sevinmiştim. Çünkü bu öğretmenimiz artık emekliydi ve kariyer endişesi de yoktu.

Bu kıymetli öğretmenimizin adı; Kıymet Koç. Hani şu BKM Mutfak- Çok Güzel Hareketler grubundaki sevimli, çalışkan Oğuzhan Koç var ya, işte O’nun annesi… Oğuzhan şu anda hem grubunda çok başarılı, hem de (bildiğimiz yıllardır süren müzik çalışmalarının karşılığı olarak) yazdığı şarkı sözleriyle müzik dünyasında tanınmaya başlayan bir isim. Böyle bir annenin çocuğunun bu başarısını da pek yadırgamıyoruz biz tabi.

Kapı komşumuz Sarp Apak gibi, Oğuzhan Koç da ; bilinçli, üretken ailelerin çocuklarına desteklerinin bir kanıtı adeta.

Ben de hem Sarp’ın annesi Bahar Ablama ( o da öğretmendi), hem de Oğuzhan’ın annesi Kıymet Hocama sevgi ve saygılar sunuyorum.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 240
Toplam yorum
: 1379
Toplam mesaj
: 381
Ort. okunma sayısı
: 1577
Kayıt tarihi
: 18.08.06
 
 

Zamandan şikayet ederken, ne kadar hızlı aktığını fark edemeden geçmiş yıllar. Kırklı yıllar, kır..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster