Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

07 Mart '07

 
Kategori
Aşk - Evlilik
Okunma Sayısı
818
 

Kıymık

Kıymık
 

Gözlerimi yukarılara gökyüzünün lacivert dokusuna dikerdim. Bakardım, bakardım... Yüreğimdeki ışık yıldızlarla kaynaşırdı. Bir gün gelecek, yaşam anlamını bulacaktı. Yüreğim doygunluğa kavuşacaktı. Leyla ve Mecnun gönlümde buluşacaktı. Çocukluk saflığının tüm billurluğuyla...

Yaşamın çarkları böyle dönmezmiş meğer, uyku uyku içindeymiş, düşler düşleri kovalarmış meğer. Yüreği bir sancı kavurur da kavururmuş meğer.

Elimi her uzattıkça masum bir umutla, daha bir boşluğa sürüklenmişim zamanla. Buldum, inandım, erdim dediğim nice idealler, amaçlar, erdemler, değerler tükendi bir bir titrek bir mum misali. Öğrenmek, inandığın her şeyin zamanla anlamsızlaşmasıymış meğer.

Sevdim... Hem de deliler gibi, ruhumun tüm hücreleriyle, kanımın en koyu rengiyle. Nice kuğu endamlar da karşılık verdi hem buna. Ama bir şeyler eksik kaldı hep, sanki bir dokunuş, sanki bir uyanış, sanki bir hatırlayış...

Bir kıymık var yüreğimde, bana gülmeyi haram eden. Her şeyin bir illüzyon olduğunu görmekten belki de. Kirazın al rengini solduran, dudaklarıma temas eden.

Kim bilir, belki de budur zaten bizi biz yapan, zavallığımıza avuntu olan. Yani anlar... Bakış, dokunuş ve keşfedişi içinde barındıran gizemli çekmece. Arayışın aslında bulmanın ta kendisi olduğunu ima eden. Yolun menzil olduğunu fısıldayan. Bilge bir tınıda kanat çırpıp zamansızlaşan...

Bitmek tükenmek bilmeyen bir tatminsizlik... Ve buna karşı mum alevi kadarlık bir ömür ve ateş böceği ışıltısında bir aşk... Doyamadan hatta tadamadan yürekte kristalleşmiş bir tutam bal peteğine.

Benim için aldığım her nefes demekti aşk, yaşamımın en ayrıntısında dokunan. Hep görünen ama hiç farkedilmeyen. Oysa bir kıymık var yüreğimde şimdi, bana sevmeyi haram eden...

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

tatlı tatlı varlığını belli eder önce, varlığı ile yokluğu arasında teretdüte düşmüşken hep var olduğunu anlamanız gecikmez, sonra sonra (belki bir melodi ile) anlaşılır ki hep sizinle yaşamış, olmadığını düşündüğünüz anlarda bile bir parçanızmış meğer..

SIBEL 
 16.04.2007 10:02
Cevap :
Yüreğinizdeki busenin yüzünüzde gamzeleşmesi temennisiyle. Teşekkür ederim :)  16.04.2007 10:48
 

Bu tür değerleri taşıyan günümüzde az insan olduğu için, yüreğinizdeki kıymığı anlayacak birine henüz rastlamadığınızdan sızı hissediyorsunuz...Duyguların anlatımı ne kadar güzel olmuş...

Sema CURUK 
 08.03.2007 1:45
Cevap :
Sema Hanım, işin aslı hiç böyle bir yazı yazma gibi bir niyetim yoktu. Ama bazen duyduğunuz bir melodi sizi derinden etkiler ve altüst eder ya. Ben de Loreena Mckennit'in son albümünden (An Ancient Muse) Kecharitomene isimli parçayı ilk defa dinlerken birden bu yazıdaki ifadeler kendiliğinden döküldü :) Paylaşımınız için çok teşekkür ederim, sevgilerimle...  08.03.2007 8:00
 

Küçücük ve inceden inceye sızlar durur yüreğinde o kıymık..Ne çıkarmayı başarabilirsin ne de varlığını unutmayı...Tam unuttum derken küçük bir sızı ile "ben burdayım" der...Yüreğe saplandığı zaman aşkla beraber küçücük kıymık ne sevebilirsin ne de uzak kalabilirsin..Bişeyleri eksik bırakır ve tam olabilmeyi dilersin..Taki kıymık çıkana kadar..Ne dersin. Olur mu? Yüreğine sağlık..Sevgiler

Hoşsada 
 08.03.2007 0:02
Cevap :
Sevgili Hoşsada, katkın ve paylaşımın için çok teşekkür ederim. Olur mu?.. Bilemiyorum ama belki de işin sırrı burada zaten; hastalık ve şifanın bir arada olmasında... Sevgilerimle...  08.03.2007 8:05
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 72
Toplam yorum
: 89
Toplam mesaj
: 18
Ort. okunma sayısı
: 1900
Kayıt tarihi
: 11.10.06
 
 

Yazar 1975 Ankara doğumludur. Monterey Postgraduate School / California'da bilgisayar bilimi dalı..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster