Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

16 Haziran '15

 
Kategori
Psikoloji
Okunma Sayısı
83
 

Kız, ama öfkelenme

Kız, ama öfkelenme
 

funda's


Öfke ve kızgınlık her ne kadar birbiriyle ilintili, kardeş kavramlar olsa da, yapısı ve sonuçları bakımından birbirinden farklı özellikler taşır. Her kızgınlığın içinde öfke yoktur; ancak her öfkenin içinde kızgınlık vardır. Kızgınlık ,istenmeyen durumlara, karşılaşılan engellere, tehtit olarak algılanan davranışlara gösterilen son derece doğal ve insani bir tepkidir; bir sıkıntı hissidir. Öfkeye oranla daha kontrol edilebilir, daha başa çıkılabilir bir durumdur.
 
Kızgınlığın bazen motive edici bir duygu olduğunu da söyleyebiliriz. Örneğin, Beethoven’ın muhteşem besteler yapmasını tetikleyen durumlardan biri, işitme duyusunun zayıflamasına duyduğu kızgınlıktır. Sendika hareketlerinin artmasının sebebi, işçilerin suistimal edilmelerine duydukları kızgınlıktır. Kadın hareketlerinin artmasının sebebi, kadınlara yapılan baskıya ve şiddete duyulan kızgınlıktır.
 
Duygusal ilişkilerde yaşanan kızgınlıklar da, kişilerin birbirlerinin duyarlı oldukları noktaları keşfetmeleri açısından ve bir tartışmanın ardından gelen barışmanın verdiği, küçük hazlar açısından olumludur.
 
Kızgınlık kontrol edilebildiği ve düzgün bir şekilde dışa vurulabildiği sürece insani bir duygu durumudur. İçine atmak yerine, kızgınlığın makul bir şekilde ifade edilmesi hem kişinin ruhsal ve fiziksel sağlığı açısından, hem de kızgınlığın biriktirilerek bir felakete yol açmasının engellenmesi açısından önemlidir. Kişi eğer kızgınlığını ifade etmezse, hergün kumbaraya para atar gibi içine atarsa, biriken kızgınlık kendine farklı çıkış yolları bulur. Arkadaşına kızdı-kumbaraya bir para; sevgilisine kızdı-kumbaraya bir para; patronuna kızdı-kumbaraya bir para... Bu şekilde zaman içinde biriken bu kızgınlık bir depresyona veya başka felaketlere sebep olabilir. 
 
Kızgınlık ifade edilemezse,biriktirilirse içerde tutulamaz hale gelir ve insanı parçalara bölecek şekilde patlayıcı bir güç, bir yük halini alır.
 
Öfke ise; doyurulmamış isteklere, istenmeyen sonuçlara ve karşılanmayan beklentilere verilen,kontrolden çıkmaya hazır, şiddetli bir duygudur. Elbette öfke de insani bir duygudur; ancak hem kişinin sağlığına verdiği zarar, hem de telafisi olmayacak durumlara gebe bir duygu olması açısından son derece tehlikeli bir durumdur.
 
Öfkelenen kişi genellikle suça ve şiddete eğilimlidir.Şiddet dediğimiz durum herzaman fiziki değildir. Örneğin bağırmak, hakaret etmek gibi her türlü sözel saldırı da bir şiddet türüdür ki; bazen sözler bir yumruk kadar acı verebilir, sözler de tıpkı fiziksel şiddet kadar insanları yaralayabilir.
 
İnsanlar şiddete, dünyayı başka şekilde kontrol edemeyeceklerini hissettikleri zaman başvururlar. Öfke, şiddete dönüşmeye hazır bir duygudur. Fiziksel olsun, ruhsal olsun şiddet kullanarak insanları kontrol etmeye çalışmak problemleri çözme yolu değildir. Bir insanın gücü, insanları kontrol altına almaya çalışmasından değil; sevgiden, iletişimden ve bilgiden kaynaklanır.
 
Öfkeyi kontrol altına almak tamamen kişisel disiplinle alakalı bir durumdur. Öfkenin yol açacağı sonuçların bilincinde olmak, yani farkındalık ve öfkeyle başetme yollarını bilmek veya öğrenmek, her insanın kendine insanlara ve tüm canlılara karşı en önemli sorumluluklarından biridir.
 
Bu yüzden kızın; ama öfkelenmeyin.
 
 
 
 
Bağlantı
 
 
Sevgiyle…
 
Funda Kocatürk
 
funda’s
 
 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 33
Toplam yorum
: 13
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 299
Kayıt tarihi
: 17.03.15
 
 

Ege Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Sosyoloji. Felsefe Grubu Öğretmeni. ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster