Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

03 Eylül '10

 
Kategori
Öykü
Okunma Sayısı
457
 

Kız kurusu- 13(son)

_Çok uzak ama, bu haksızlık!

_Mız mızlanıp durma Merve! Dil öğreneceğim. Keyif yapmaya gitmiyorum ya.


_Kuzen, sana aşık değil miydi?


_Yok daha neler! Aşk kim? Kuzen kim?

_Bugün buluşalım, ne dersin? ''Kafe Meridyen''de hem kitap bakarız, hem de ben sana ''pasta'' ikram ederim. Yolcusun ya!

_Hımmm! Düşüneyim.

_Yaa ne düşüneceksin ki sanki? Atla deve değil ki! Gider ayak arkadaşını kırma bak, sonra pişman olursun.

_Vayy! Duygu sömürüsü de yaparmış, benim güzel arkadaşım.

_Yaparım tabiii. O kadar nazımız olsun.''Kan kardeş'' olduğumuzu hatırlatırım.

_Peki, peki! Akşam saatleri buluşuruz ''Kafe Meridyen''de!

_Saati açık bırakma huyun yok mu, buna çok kızıyorum.

_Merve'cim saat beş gibi ok!

_Belma sana bir şey itiraf edeceğim.

_Çabuk söyle canım. Az sonra ninem gelir. Rahat konuşamayız. Hem akşam için hazırlanmam gerek.

_Yaa! tamam, tamam. Arkadaşım, hani ayrıldığım sevgilim ''Semih'' varya, o da New York yolcusu. Muhtemelen aynı uçakla gideceksiniz. Semih'e rast gelirim diye, seni yolcu etmek için havaalanına gelemeyeceğim.

_Ne alaka! Eski sevgilin, ne demek. Yani ayrıldınız onunla, Merve'cim. Bunu unutma. Neyse bunları buluştuğumuzda konuşuruz canım.

_Peki, geç kalma, beni kazık yapma ha kafenin önünde!

_Zamanında geleceğim. Görüşürüz.. Bye, bye...

Belma, telefonu kapadıktan sonra, aceleyle odasına koştu. Kuzende peşinden gelmez mi, tepesi atmıştı.

_Noluyo yaa! Ne peşimde dolaşıyorsun, kuyruk gibi!

_Az önce arkadaşınla konuşmalarını duydumda, eğer güzel bir kızsa, yani diyorumki...

_Kuzen bak, gider ayak teeepemi attırma benim! İşim gücüm var! Ne söyleyeceksen, lafı dolandırmadan söyle! Ağzında geveleyip durma.

_İyi ya, tamam! Diyorumki kız arkadaşın güzel mi? Sevgilisinden ayrıldığına göre, benimle tanıştırabilirsin Merve'yi.

_Yaaa! Demek sen, telefonlarıma kulak kesiliyorsun haa! Ayıp değil mi bu? Merve çok hassas bir kız. Senin dişine göre değil!

_Ne varmış bende? Yakuşıklıyın, çekiciyim. Bütün kızlar bana hasta oluyor!

_Şuna bak, nasılda kasım kasım kasılıyor! Kısa keseyim en iyisi! Bu konu sıktı beni. Merve, öyle senin bildiğin ''tek gecelik''kızlardan değil tamam mı? Beni anladın mı kuzen?

_Hımm! Arkadaşın hassas ise, bende incelirim di mi ama! Baby girl, vayyy! Ben onu kafaya alırım meraklanma.

_Olmaz kuzen! Bu sefer sert kayaya çarptın! O benim''kan kardeşim''. Ona bunu yapamam. Senin gibi kızları ağına düşüren, çapkınların önüne yem olsun diye atamam!

_Oh my god! Gören beni canavar sanacak! Pes doğrusu! Seninle uğraşamayacağım. Ben gidiyorum.

_Nereye?

_Uçak biletlerimizi alacağım. Moruk kesenin ağzını açtı.

_Mehlika nineme bu şekilde hitap etmeni yasaklıyorum! Unutma ki, senin bütün okul masraflarını ninem karşılıyor! Büyüklerine karşı biraz saygılı olamaz mısın?

_Desene başımıza bela aldık! Seninle birlikte New York'a uçacağım hiç aklıma gelmezdi kızım!

_Ninem ve Zahide abla kararlarını verdiler. Vize de aldık. Dil öğrenmem gerekiyor!

_Ne işine yarayacak dil? Yarın öbür gün ''evlenip, evimin hanımı olacağım'' diye tutturursun! Türk kızlarının hepsi'''stupıd''!

_Yeter! Sen varya sen! Çok ukalasın! Bundan sonra ninemden para koparmak için , benimle iyi geçinsen fena olmaz. Yoksa kaynak kesilir! Unutma.

_Öff! yaa ''safi bela, püsküllü bela''

_Neyse! Sen git biletlerimizi al, gecikme. New York'a uçuyorum. Yuuu piiiiiiii!

_Dedim ya püsküllü.....

Kuzeni ağzının içinden bir şeyler mırıldanarak çıkıp gider. Belma New York'a gideceği için çok heyecanlıdır. Hep hayal ettiği ama, bir türlü gerçekleşmeyen, ''yabancı dil öğrenme'' sevdasına nihayet kavuşacaktır. Ninesi ve süt annesi, sonunda kesin kararlarını vermişlerdi. Ninesinin düşüncesine göre, kültürlü bir genç kız olarak talipleri daha çok artacaktı. Aynı şeyi süt annesi de düşünüyordu. Şayet yabancı dil öğrenirse, kısmetleri artar, görücüler, doktor, mühendis olabilirlerdi. New York'da iki yıl kalacaktı Belma. Sevincinden havalara uçuyordu. Nihayet evde oturup, yaşına yaş eklemekten ve ''kız kurusu'' olmaktan kurtulmuştu. Sevinçten, kanat takacak gibiydi. Bir melek gibi. Tıpkı bir melek gibi....

(SON)BİTTİ

Öykü:Kız kurusu

Yazar Adı: Hanife Çıta

Yayınlayan:Milliyet Blog

Yayım tarihi:Temmuz 2010

Bölüm:13

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 369
Toplam yorum
: 494
Toplam mesaj
: 67
Ort. okunma sayısı
: 1910
Kayıt tarihi
: 11.08.08
 
 

1965 doğumluyum.. İstanbul'da oturuyorum.. Edebiyatla ilgiliyim.. Öykü ve denemelerim var.. Öykül..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster