Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

11 Kasım '10

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
553
 

Kızgın hafıza

80'ler etkisinde yeni bir pop hareketi geliyor kulağıma. Sonra arada kalmış melodik ritimleri de var. Ama en sonunda her ritim bir oluyor ne eski ne yeni kalıyor. Başka bir müzik çıkıyor ortaya. Bahsettiğim grup ‘HURTS’, parçaları da; ‘Wonderful Life’… Şarkıyı duyunca eski, yeni ne varsa içimde silkelendi. Sormaya başladım. İnançlar ne kadar kutsal olabilir? Sorgulayamayacağımız kadar mı? Ya da olduğu gibi muhafaza etmek mi kutsal yapar onları? Ben küçüktüm mahallede bir ‘Alevilik’ konuşulurdu. ‘Şu alevi, bu değil’ diye mahallelinin dilinden dökülürdü. Alevi olduğu için evlerine gidilmeyenleri duyardık.

Okula başladım. Aleviliği mezhep olarak anlattılar. ‘Bir fark yok aslında biz Muhammed’in, onlar Ali’nin takipçisi’ dediler. Sorgulamadık. Ne ben, ne de tanıdığım başkaları. Sonra ara ara başka şeyler daha öğendik Alevilik ile ilgili. Cem Evlerini televizyonlarda görür olduk. İbadet şekilleri bize benzemiyordu. ‘Can’ deyişlerini sevdim. Can’dan öte ne var ki? Mevlana da ‘cancağızım’ demez mi? Yüreğimizi dayandığımız ‘can’dan; daha hakikisi var mı?

İnsan içine girmeden bilemiyor işte. Uzaktan konuşmak kolay! ‘Alevilerin ne sorunu var ki?’ demek kolay! Biraz dinleyenin içine dokunduğu hikayeleri, inançları var, özgürce yaşamak istedikleri. Alevi dedelerinden biri Hüseyin Güleryüz ile birlikteyim. Nasıl da çalışarak gelmiş programa, (50 dakika) notlar almış. Ne anlatıyorsa özen gösteriyor dilinin ucundakilere. Dayanamadım, notlarını yayında aldım elinden. Gözleri kağıda gidiyordu. ‘Nolur içinizden geldiği gibi anlatın’ dedim. Gülümsedi, güvendi. Elindeki kağıtları teslim etti. Ben sordum. O samimiyetle yanıtladı. Önce sizi, bizi kaldırdık aradan. İçine sen-ben diye kendimizi katmadık. Alevilerin Türkçe ibadet ettiklerini anlattı. Öyleymiş, öyle uygun görmüşler. Anlamak istiyorlar dualarını. Ne güzel. Arapça olana da diyecekleri yok. Cem Evlerinde müzik sanılanın dua etme biçimi olduğunu anlattı. Alevilikte aşkı anlattı. Aşkın önünde ‘benim diyenin’ duramadığını söyledi. Kafam karıştı! Diyanet İşleri’nin açıklaması, sonra okul yıllarından beri öğrendiğim Alevilik bir mezhep mi? diye sorduğumda ‘hayır’ yanıtını aldım. ‘Hak Yoludur’ dedi. İyice kurcaladım başka bir inanış mıydı diye ama ısrarla ‘Hak Yolu’ döküldü ‘dedenin’ dilinden. Sonra konu ‘ayrımcılık’ tartışmalarına geldi. Zorunlu din dersini yıllardır istemedikleri açık. Hakları da yok değil. Sırf onlar mı? Dinin zorunlusu olur mu ki, dersi zorunlu olsun? Hep denmez mi ‘dinde zorlama olmaz’ diye. ***

‘Bizden değil’ yaklaşımıyla aramızdan, içimizden ayırdıklarımızın sayısı belli mi acaba? ‘Kızgın Hafıza’ bu.. devreye girmeye görsün ‘can’ a dokunmadığı, candan atmadığı, öteye itmediği kalmıyor.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Bildiğimiz manada mezheplerin özelliği, hukuksal sorunlara o zamanın şartlarında yorum getirmeleridir. Anadolu Aleviliği, İslam coğrafyasında farklı bir yerdedir. Bize özgü bir inanış kültürüdür. Kültürdür çünkü Türk yaşayışı ile İslami motiflerin harmanıdır. Bu başka yerde yok. Mesela ben Irakta ve Yemende kaldım ve burada Hz Ali daha farklı konumda.

Ahmet Balcı 
 11.11.2010 20:15
 

Milletin haberi yok herhalde ; bir blogla duyurayım.

Ahmet Balcı 
 11.11.2010 20:05
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 26
Toplam yorum
: 42
Toplam mesaj
: 7
Ort. okunma sayısı
: 725
Kayıt tarihi
: 24.05.10
 
 

Habertürk tv`de başlayan muhabirlik günlerinden sonra ekranların bilinen yüzü olarak NTV, Star, Kana..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster